Modernite Nedir ?

Basitçe dile getirilecek olursa modern toplumların ve modern projelerin beş temel fikrin egemenliği altında olduğu söylenebilir:      Hakikate ve yönteme inanılması     Nihai örneklere inanılması     Açıklamaya ilişkin stratejilere inanılması     İlerlemeye inanılması      Özgürlüğe inanılması Belirli temel hakikatlerin var olduğu konusundaki inanç hiç kuşkusuz modernlikten daha eskidir. Modern projeyi karakterize eden şey, bilimsel yöntemlerin hakikate ulaşmak için geliştirilmiş olmasıdır. Bilimsel yöntemler kullanılarak elde...

Postmodernite- Postmodernizm Nedir

Çağdaş toplumda, modernitenin akla dayanan bazı temel fikirleri şüphe ve çekinceyle karşılanmaktadır. Bilimsel hakikate olan inanç, yüzyıl önce bugün olduğundan daha güçlüydü. Tarihsel bağlamların ve toplum içindeki güç ilişkilerinin bilimi etkilediğini fark eden insanlar hakikatin “gerçek anlamda” araştırılması konusuna inançlarını yitirmiştir. Medya, dil, güç ve tarihsel bağlamlar konusundaki farkındalık gibi çeşitli etmenler, hakikatin temelini oluşturan nihai örnekler olarak akla...

Küreselleşme Nedir ?

Bir tanımın meydan okumasıyla başlayalım. Küreselleşme nedir? O, büyük mesafelere karşılık küresel karşılıklı bağımlılık ve değiş tokuşun artan hızlanmasına yol açan süreçlerden oluşmaktadır. Küreselleşme kelimesi oldukça yeni bir kavramdır; ancak küresel karşılıklı bağımlılık ve değiş tokuşa yol açan fiili süreçler, yüzyıllar önce başlamıştır.Tarih boyunca dört büyük güç küreselleşmenin ana motorları olmuştur; din, teknoloji, ekonomi ve imparatorluk. Bunlar zorunlu olarak,...

Sekülerleşme Nedir ?

Toplumun modernleşmesi sekülerleşme anlamına gelmemektedir. Fransız sosyolog Yves Lambert (1999) modernliğin ortaya çıkışının din üzerinde dört etkisi olabileceğine inanmaktadır: gerileme, uyarlama ve yeni yorum, muhafazakâr tepki ve yenilik. Bu etkilerden sadece birincisinin sınıflama bakımından sekülerleşmeyi içerdiğini söylemek olasıdır. Sekülerleşme kavramının çeşitli yorumları vardır, bu yorumlar o kadar çoktur ki bu yüzden bazı sosyologlar bu terimin sosyolojik bir terim olarak kapsam...

Yerleşim

Geleneksel toplumun ideal yerleşim birimi “köy”, endüstri toplumunun ise “kent”tir. Zirai hayattan endüstriye geçiş sadece nüfusun artmasını değil, belli bölgelerde yoğunlaşmasını da beraberinde getirmiştir. Göç ve kentleşme genel değişme sürecinde, bir dizi sorunu beraberinde getiren önemli olgular olarak dikkati çekmektedir. Günümüzde metropol ya da megapol gibi isimler verilen büyük kentlerde ortaya çıkan hava kirliliğinden trafik sorununa kadar çeşitli olumsuz...

Postmodern Toplum’un Özellikleri

  Yukarıda, modern sanayi toplumunun bazılarınca bilgi toplumu şeklinde adlandırıldığına; ancak öteki bazı sosyolog ve düşünürlerin, bilgi toplumunu, modernizm sonrası dönemin yeni oluşmakta olan özel bir toplum tipi olarak değerlendirme eğiliminde olduklarına işaret etmiştik.Gerçekte, modern sanayi toplumlarının, artık yeni ve daha modern ve daha doğrusu “modernizm sonrası” (post-modern) bir toplum tipine yönelmiş olması vakıası, Batı’nın çok ileri derecede sanayileşmiş ve...

Sosyal Tabakalaşma ve Hareketlilik

  Geleneksel toplum, doğuştan getirilen ayrıcalıkların olduğu ve bu ayrıcalıkların hukuk sistemi tarafından güvence altına alınmış olduğu bir toplumdur. Böyle bir toplumda sosyal tabakalar kesin sınırlarla birbirlerinden ayrılmış durumdadır. Bu durum doğal olarak yatay ve dikey hareketliliği de son derece kısıtlamaktadır. Genel değişme sürecinde bu tablonun değiştiği, hukuksal eşitsizliklerin kalktığı, “atfedilen statü”nün önemini yitirdiği ve “kazanılan statü”nün ön plana çıktığı,...

Geçiş Toplumları’nın Özellikleri Tranzisyonel Toplum

  Her halükarda tranzisyonel toplumların geleneksel sosyal ve kültürel yapıları dünyada meydana gelen değişmelerden büyük ölçüde etkilenmiş bulunmakta; öyle ki, bu durum onların toplumsal ve kültürel varlıkları ve kimlikleri için ciddî bir tehdit oluşturmaktadır. Her ne kadar bu toplumlar geleneksel form ve değerlerini tamamen yitirmiş değillerse de, artık geleneksel toplumun özelliklerine sahip olmadıkları da muhakkaktır. Değişim onlara kendini ontolojik bir...

Sosyal Bütünleşme

Bilindiği üzere Durkheim sosyal bütünleşmenin, geleneksel toplumda “mekanik dayanışma”, endüstri toplumunda “organik dayanışma” şeklinde olduğunu belirlemişti. Mekanik dayanışma ‘benzerlik’lere dayalı bir dayanışmadır. Benzerlikler toplumun kendisini bir bütün olarak görmesini ve sosyal ilişkilerin ‘bağlılık’ ilişkisi tarzında olmasını sağlamaktadır. Organik dayanışma ise ‘farklılık’lardan kaynaklanan dayanışma biçimidir. İş bölümünün artmasından ve işlevsel farklılaşmadan doğan farklılıklar, öncelikle toplumu değil, kendisini düşünen bir insan...

Aile

Geleneksel toplumun aile modeli “geniş aile”dir. Geniş aile ikiden fazla kuşağın ve tüm kardeşlerin aynı çatı altında yaşamalarını ifade eden bir kavramdır. Endüstri toplumu yönünde değişme süreci başladığında geniş ailenin küçülmeye başladığı, ilk aşamada evlenen kardeşlerinin ayrı eve çıktıkları, ikinci aşamada ailenin karı-koca ve -varsa- çocuklardan ibaret kaldığı görülmektedir. Bu süreçte çocuk sayısı da sınırlandırılmakta, aileler genellikle iki çocuk...

Eğitim

Geleneksel toplumdan günümüze doğru gelindiğinde eğitim alanında ortaya çıkan başlıca değişmeler, eğitimin formelleşmesi -okul sistemi tarzında örgütlenmesi-, yaygınlaşması, cinsiyetsizleşmesi -kadınların erkekler kadar ve onlarla birlikte eğitimden yararlanması-, işlevselleşmesi -belli bir alanda uzmanlık kazanmaya yönelik olması-, sekülerleşmesi -dini referanslardan uzaklaşması- ve eğitim süresinin uzaması şeklinde sıralanabilir. Eğitimle ilgili bütün bu değişimlerin işsizliğin azalmasından, eş seçimine ve evlilik yaşının yükselmesine kadar...

İktisat

Geleneksel toplum ziraat ve hayvancılığa dayanır. Endüstri toplu-muna doğru evrilme sürecinde sanayi ve hizmet sektörü ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte, çalışan nüfusun önemli bir bölümü ziraat ve hayvancılıktan uzaklaştığı halde bu alanlardaki üretim -verimi artıran teknolojiler sayesinde- düşmemekte, hatta yükselmektedir.Endüstri toplumu, tam anlamıyla bir “üretim toplumu”dur. Verimlilik endişesi, herşeyden daha önemlidir. Durmadan gelişen teknik, daha fazla üretim yapmanın yegâne...

Siyaset

Geleneksel toplumdan endüstri toplumuna doğru değişme sürecinde devlet, -Weber’in terimleriyle- “geleneksel otorite”den “yasal otorite”ye doğru evrilmekte, doğa-üstü bir imana kendini vermekten -dine dayalı olmaktan- sürekli olarak uzaklaşmakta ve ‘kutsal’ niteliğini kaybederek ‘tüzel’ kişiliğe dönüşmektedir. Bu süreçte -siyasal partilerin varlığını, yönetimin sınırlı bir dönem için tüm yetişkin yurttaşların oylarıyla seçilmiş olanlara verilmesini, ‘seçilmişler’in ‘atanmışlar’a üstünlüğünü, “kuvvetler ayırımı”nı ve “baskı grupları”nın...