İktisat

Geleneksel toplum ziraat ve hayvancılığa dayanır. Endüstri toplu-muna doğru evrilme sürecinde sanayi ve hizmet sektörü ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte, çalışan nüfusun önemli bir bölümü ziraat ve hayvancılıktan uzaklaştığı halde bu alanlardaki üretim -verimi artıran teknolojiler sayesinde- düşmemekte, hatta yükselmektedir.Endüstri toplumu, tam anlamıyla bir “üretim toplumu”dur. Verimlilik endişesi, herşeyden daha önemlidir. Durmadan gelişen teknik, daha fazla üretim yapmanın yegâne...

Siyaset

Geleneksel toplumdan endüstri toplumuna doğru değişme sürecinde devlet, -Weber’in terimleriyle- “geleneksel otorite”den “yasal otorite”ye doğru evrilmekte, doğa-üstü bir imana kendini vermekten -dine dayalı olmaktan- sürekli olarak uzaklaşmakta ve ‘kutsal’ niteliğini kaybederek ‘tüzel’ kişiliğe dönüşmektedir. Bu süreçte -siyasal partilerin varlığını, yönetimin sınırlı bir dönem için tüm yetişkin yurttaşların oylarıyla seçilmiş olanlara verilmesini, ‘seçilmişler’in ‘atanmışlar’a üstünlüğünü, “kuvvetler ayırımı”nı ve “baskı grupları”nın...

Din

Geleneksel toplum, din ekseninde şekillenmiş bir toplumdur. En-düstri toplumuna doğru değişme sürecinde din sosyal hayatı belirleme gücünü kaybetmekte, siyasi hayattan ise tamamen çekilmek zorunda kalmaktadır. Bu süreç, erken dönemde endüstrileşmiş olan Batı toplumlarında sosyal dinamiklerin etkisiyle “laikleşme/ sekülerleşme” şeklinde gerçekleşmekte; onları model alarak gelişmek isteyen toplumlarda ise yönetici elitler tarafından belirlenen “planlı” değişme programları çerçevesinde, “laikleştirme/ sekülerleştirme” tarzında gerçekleştirilmeye...

Serbest Zaman

Geleneksel toplumdan endüstri toplumuna doğru değişme sürecinde ortaya çıkan bir diğer olgu da serbest zaman faaliyetleriyle ilgilidir. Uzun bir zaman diliminde çalışma saatlerinin günde onbeş-onaltı saatten sekiz saate doğru azalması, -önce bir, sonra bir buçuk ve günümüzde Cumartesi-Pazar olmak üzere iki gün olan- hafta sonu tatili, -bir haftadan başlayıp şimdi dört ile altı haftaya kadar uzanan- yıllık izin ve...

Sağlık

Geleneksel toplumdan günümüze uzanan sosyal değişme sürecinde sağlık alanında gerçekleşen değişiklikler, -I. Illich gibi radikal eleştirel sosyologlar dışında- büyük çoğunluk tarafından olumlu görüldüğünden ‘ilerleme’ olarak değerlendirilmektedir. Tıp teknolojisindeki gelişme, genel sağlık düzeyinin iyileşmesinden çocuk sayısının ve cinsiyetinin tayinine, genetik kusurlara müdahaleden yetişkinlerin cinsel kimliğinin değiştirilmesine, hatta insan soyunun geleceğine yönelik etik tartışmalara yol açan genetik kopyalamaya kadar uzanan önemli...

SOSYAL DEĞİŞME TEORİLERİ

Sosyologlar yukarıda sosyal süreçler ve temel kurumlar bazında kimi yönlerine işaret ettiğimiz sosyal değişme sürecini çözümlemek için çeşitli teoriler geliştirmişlerdir. Bu teoriler temelde değişmenin ‘motor’unun ne olduğu sorusunu cevaplamaya çalışmaktadır. Sosyal varlık alanındaki determinizmin karmaşık niteliği değişme konusunda da kesin bilgilere ulaşmamızı engellemekte; bu nedenle değişmenin “kanunları”ndan değil “teorileri”nden söz edilmektedir.Daha önce belirttiğimiz gibi sosyal bilimlerde değişme konusuyla ilgili...

Sosyal Değişmeyi Sağlayan Faktörler

  Sosyal değişmeyi sağlayan faktörler pek çoktur. Bu nedenle tek bir faktör yerine foktörler kavramını kullandık. Ancak bunları: •    İç faktörler •    Dış faktörler altında toplamak mümkündür. İç Faktörler Bir bütün meydana getiren sosyal sistem, bir takım parçalardan meydana gelir. Bu nedenle, iç faktörler denilince, sistemin kendi yapısından kaynaklanan faktörler kastedilmektedir. Sisteme dışarıdan girdiler ise dış faktörleri meydana getirir.Bir sistemi etkileyen birden...

Sosyal Değişmeyi Belirleyen Süreçler

  Pek çok sosyal bilimci, değişme olgusuna, süreçsel açıdan yaklaşırlar. Bu yaklaşımları da aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Keşif, İcat ve Yayılma Başta F. Ratzel gibi Alman, E. J. Perry ve E. Smith gibi İngiliz, F. Boas gibi Amerikalı sosyal antropologlar olmak üzere pek çok sosyal bilimci değişmenin belirleyici etkeni olarak keşif, icat ve yayılma süreci üzerinde durmuşlardır. Sosyal antropolojide bu ekol “difüzyonizm”...

Çeşitli Toplum Tipolojileri

  Sosyologlar ve antropologlar insan, toplum ve kültürleri tanımlama ve onları belli ideal tiplere göre tasnif etme gayretleri çerçevesinde değişik kriterler geliştirmişler ve çok sayıda toplum ve kültür tasnifleri yapmışlardır. Bu çerçevede bilhassa zihniyet ve dünya görüşlerinin farklılaşması veya kendi tarihi var oluşları sürecinde onların kırılmaya uğramasına bağlı olarak algılayış kriterinin yanı sıra onları bunun bir açılımı olan; dini, kültürel,...

Sosyal Değişme Sürecinde Toplum

  Sosyoloji öncelikle endüstri toplumunun bilimidir. Dolayısıyla en-düstri toplumuna doğru ve endüstri toplumunda olan evrilme, yani değişme sürecinin analizi sosyolojinin temel konusudur. Her değişme ‘sancılı bir süreç’tir. Bu sancı değişmenin hızına ve ritmine bağlı olarak az ya da çok olabilir. Endüstrileşmeyle birlikte dünya çok daha yüksek bir hızla değişmeye başlamış, sorunlar, çözüm arayışları, çözümler ve yeni sorunlar diyalektik bir ilişki...

Geleneksel Toplum’un Özellikleri

  Bir ideal-tip olarak ele alındığında, sosyo-ekonomik yapısı itibariyle, üyelerinin tabiatın kendilerine sunduğu mallardan doğrudan doğruya ihtiyaçlarını karşıladıkları ve onları sadece cüz’i bir şekilde işledikleri basit bir yapıya, kendi kendine yeterli bir ekonomiye ve arkaik bir teknolojiye sahip bulunan ve bu bakımdan da bazı iş kollarındaki uzmanlaşmaya rağmen, fazla gelişmemiş bir iş bölümünün rastlandığı, üretimin son derecede sınırlı olduğu, esasen...

Geleneksel Tabakalaşma Modelleri

  Kölelik SistemiKölelik sistemi tüm tabakalaşma tarzları içinde, sosyal eşitsizliğin en aşırı boyutlarda tezahür ettiği bir yapılanma olarak görülebilir. Çünkü temelde, toplumun belli bir kesiminin her türlü insani hak ve özgürlüklerden mutlak anlamda mahrum olmasıyla karakterizedir. Hobhouse, ‘köle’yi “hukuka ve göreneğe göre bir başkasının malı olan kimse, en uç örnekleriyle, hiçbir hakka sahip olmayan tam bir meta” ya da “bir...

Modern Tabakalaşma ve Sınıf Teorileri

  Çatışma Teorileri Çatışma teorileri esas itibarıyla, Marx’ın “tarihi materyalizm” ve “diyalektik metod” ile temellendirdiği sosyal sınıflar teorisinden ilham alan görüşler manzumesi olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla Marx’ı, tüm çatışma teorilerinin ‘pîri’ olarak nitelendirmek yanlış olmaz. Bilindiği üzere Marx, tarihi materyalizm ile, sosyal yapıyı şekillendiren amilin iktisadi ilişkiler (alt-yapı) olduğunu ileri sürmüş; diyalektik metot ile de, her yapının kendi zıddını bünyesinde barındırdığını, ve...