Din ve Kutsal – Antropoloji

İnsanlar hayatlarını güven içinde sürdürmek ve gelecekten emin olmak ihtiyacı içindedirler. Hem yaşanan hayatın güvenlik ve esenlik içinde devam etmesi hem de ölüm sonrasında var olduğu düşünülen öteki hayata güven duyma ihtiyacı, di­nin ortaya çıkışındaki temel etkenlerdir. Hayatın güvenlik ve esenlik içinde devam etmesi, her zaman söz konusu değildir. Hayat, toplumsal ortamlarda ortaya çıkabi­lecek çatışma ve savaşlardan ya da...

CİNSİYET VE TOPLUMSAL CİNSİYET Antropoloji

CİNSİYET VE TOPLUMSAL CİNSİYET Erkek ve kadın cinsiyetleri biyolojik bir oluşumdur. Ancak, biyolojik farkla ve üre­me yeteneğiyle belirlenen cinsiyet, ona yüklenen toplumsal ve kültürel anlamlar ve beklentilerle, bu biyolojik temelin çok ötesine taşınır. 1970'lerden itibaren femi­nist antropologlar biyolojik cinsiyetle onu aşan toplumsal cinsiyet arasındaki ayrı­ma vurgu yapmaya başladılar. Böylelikle bizim cinsiyetlerde algıladığımız ve var­saydığımız özelliklerin biyolojiye indirgenemeyeceğini gösterdile r. Bu...

AKRABALIK VE SOY – Antropoloji

AKRABALIK VE SOY Akrabalık, soy ve evlilik yoluyla kültürel olarak kabul edilmiş toplumsal ilişkiler sistemidir. İnsanın toplumsal bir varlık olarak yaşamaya başlamasından beri akra­balık ilişkileri evrensel bir önem taşır. İstisnasız bütün insan toplumları, herhangi bir akrabalık sisteminin varlığını, meşruluğunu ve değişen ölçülerde yaptırımcı gü­cünü kabul ederler. Bu evrenselliğin nedenleri, yukarıdaki bölümde anlattığımız gibi bir ölçüde biyolojiktir. Ancak biyolojik gereklilikler akrabalık...

EVLİLİK VE AİLE Antropoloji

EVLİLİK VE AİLE İnsana yakın türler de dahil olmak üzere hayvanların büyük bir bölümünde rast­lantısal cinsellik ve üreme davranışı egemendir. Ancak insan toplumları, kadınla erkek arasındaki ilişkileri rastlantısal cinsellik ve besin değişiminin ötesinde bir ku­rallar, normlar ve değerler sistemine bağlamıştır. Toplumlarda bu ilişkileri düzen­leyen kuruma evlilik adı verilir. Evlilik, başta soyun devamını sağlamak ve diğer te­mel cinsel ve iktisadî ihtiyaçları...

Akrabalık ve Toplumsal Cinsiyet

Bütün insan toplulukları, soylarının devamı için birbirinden farklı olabilen evlilik sistemleri ve bunlara bağlı akrabalık ağları oluşturmuşlardır. Evlilik, en basit tanı­mıyla, ergenlik dönemine girmiş (yani üreme yeteneği olan) erkek ve kadınların, üremek (çocuk sahibi olmak), çocukların yetişmesini sağlamak ve iktisadî ve top­lumsal olarak yeni bir bütünlük oluşturmak için, içinde yaşadıkları toplumca tanın­mış ve onay verilmiş birliğidir. Kimi toplumlarda evlilik...

ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, ÇOKKÜLTÜRCÜLÜK VE ANTROPOLOJİDE YENİ YÖNELİMLER Antropoloji

  Çokkültürlülük ve Çokkültürcülük Endüstri toplumunun yarattığı yoğun göç ve bu karmaşık nüfusun kentlerde top­lanması, pek çok farklı kültürün ve kültürel eğilimin yan yana yaşamasına yol aç­tı. Özellikle ayrımcılık, ırkçılık gibi akımlar yüzünden bu nüfuslar yan yana yaşa­malarına karşın, bir içe kapanma eğilimine girdiler ve bu süreçte kültürel kimlikler güçlendi. Her ne kadar tüketim toplumunun kalıpları insanları kültürel ve sınıfsal farkları...

İKTİSADİ EŞİTSİZLİĞİN YAYILMASI, AZ GELİŞMİŞLİK VE ÜÇÜNCÜ DÜNYA Antropoloji

Kısaca Batı olarak tanımladığımız Batı Avrupa ve Kuzey Amerika toplumları En-düstri Devrimi'ni yaparak yeni bir çağa atladıkları halde, dünyanın geri kalanı bu dönüşümü gerçekleştiremeyerek tarım toplumu olarak kaldı. Ancak Endüstri Dev-rimi ile birlikte başlayan endüstriyel ilişkiler ve onun kapitalist ekonomisi dünyayı bütünleştirdiği için, bu durum eşitsiz iktisadî ve siyasal ilişkiler yarattı. Bu eşitsiz ilişkiler dünyada yeni bir iktisadî ve...

ENDÜSTRİ TOPLUMU VE YENİ YAŞAM BİÇİMİ Antropoloji

ENDÜSTRİ TOPLUMU VE YENİ YAŞAM BİÇİMİ Neolitik Devrimle başlayan Tarım Çağı, 18. yüzyılda ivme kazanan bilimsel devri­min izinde ortaya çıkan Endüstri Devrimi ile sona erdi ve topluma, yaşam ve ge­çim biçimlerine yön veren yeni bir çağ, Endüstri Çağı başladı. Bu devrim, 18. yüz­yılda başlayan ve inorganik enerji kaynakları kullana rak kitlesel üretim yapan fabrikaların esas üretim biri­mi haline geldiği, temel üretim...

KENTLEŞME VE TARIM DIŞI TABAKALAŞMANIN DOĞUŞU – ANTROPOLOJİ

Kültür tarihçisi V. Gordon Childe'ın tarihteki ilk büyük devrim olan tarım devri­minden sonra ikinci büyük devrim olarak işaret ettiği olay Kent Devrimidir. Chil­de'ın tarım ya da kent devrimi gibi isimlerle andığı devrimci sıçramaları, insanlığın yaşam ve geçim biçiminde köklü değişimlere yol açan ve vuku bulmalarıyla bir önceki dönemin özelliklerinin kökten değiştiği dönüşümlere karşılık gelir. Chil­de'ın kent devrimi belirlemesi, kendisinden...

TARIM VE HAYVANCI UYARLANMA – Antropoloji

    TARIM VE HAYVANCI UYARLANMA Tarih ve Tanımlama: Besin Üreticiliğine Geçiş Dünya yaklaşık olarak 10 bin yıl önce Holosen devir adını verdiğimiz dönemde büyük bir küresel ısınma yaşayarak Son Buzul Çağı'ndan çıktı. Bu büyük iklimsel dönüşüm sonucunda dünyanın belirli yerlerinde avcı-toplayıcı yaşam tarzı terk   Neolitik dönem: Günümüzden 10 bin yıl önce başlayıp yaklaşık olarak 7 bin yıl öncesine kadar devam eden, çeşitlenmiş taş aletlerin...

AVCI-TOPLAYICILIK – ANTROPOLOJİ

İnsanlık, kültür yaratan ata türlerinden başlayarak günümüzden on bin yıl öncesi­ne kadar, yaklaşık olarak 2-2,5 milyon yıl boyunca, avcı-toplayıcı bir geçim ve ya­şam tarzı sürdü. Bu iki milyon yıllık dönemde insana özgü temel biyolojik özellik­lerle birlikte, temel toplumsal ve psikolojik özellikler de oluştu. Belki de bugünkü toplumsal, kültürel ve psikolojik yapımızın pek çok ögesini avcı-toplayıcı ataları­mızdan miras aldık. Avcı-toplayıcı...

İNSANIN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ – Antropoloji

İNSANIN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ Irk mı? Biyolojik Çeşitlilik mi? İnsan, diğer adıyla Homo sapiens hominoidea üst ailesi içerisinde yer alan bir tür­dür. Bir canlı türüyle başka bir canlı türü arasında benzerlikler olsa da türler üre­me engeliyle birbirlerinden kesin olarak ayrılırlar. Aynı türün üyesi olan bireyle­rin tümü teorik olarak çiftleşip üreyebilirler. Ancak insan türü içerisinde yer alan populasyonlar, aileler, hatta aileyi oluşturan bireyler...

İNSAN -Antropoloji

      Primat takımının bir üyesi olan insan türünü, bütün özellikleriyle burada tanımla­mak olanaksızdır. Ancak, yukarıdaki satırlarda tanımlanan birçok morfolojik ve davranışsal özelliğin insan tarafından da paylaşıldığı bilinmeli, insanı tanımlama denemelerinin genellikle insan merkezli bir yaklaşıma sahip olduğu unutulmama­lıdır. Bununla birlikte, yalnızca insana özgü olan ve diğer primatlarda görülmeyen biçimsel ve davranışsal özellikler de mevcuttur. İnsanın beyni diğer hominoidler- den daha...