PRİMATLAR – Antropoloji

PRİMATLAR

Prosimiyenleri, Eski ve Yeni Dünya maymunlarını, kuyruksuz büyük maymunla­rı ve insanı içeren memeli takımına primat adı verilmektedir. Şimdi bu takımın ortak özelliklerinin neler olduğunu ve insanın neden bu takıma yerleştirildiğini öğrenelim.

Primatların Özellikleri

Üye kemikleri: Kol ve

bacaklar ile bunları oluşturan kemiklerdir.

Anatomi: Canlıları oluşturan yapıları ve aralarındaki ilişkileri inceleyen temel bilimdir.

Primat takımında yer alan türler, ağaç yaşamına uyarlanmayı yansıtan temel ana­tomik özelliklere sahiptir. Primat takımının bütün üyelerinin el ve ayaklarında be­şer adet parmak bulunmaktadır. Parmaklar belli ölçülerde içe eğimli olup, ağaçla­rın dallarına daha kolay tutunmaya ve ağaçların ince dallarını kadar ulaşmaya uyarlanmıştır. Primatlarda el ve ayaklarda yer alan başparmaklar diğerleriyle kar- şılaşabilme özelliği göstermektedir (Resim 4.2 Bazı primatlarda elin yapısı). Dik duruş pozisyonu ve iki ayak üzerinde (bipedal) hareket sistemine sahip tek primat türü olan insanda ayaklar bir kaide özelliği kazanmış ve başparmağın tutuculuğu büyük oranda güdükleşmiş olmakla birlikte, insan olmayan primatlarda bu özellik korunmuştur. Primatlarda parmakların uç kısımlarında, pençe yerine yassı tırnak­lar bulunmaktadır. Parmaklar kavramaya uyarlanırken, parmakların uç kısımların­da geniş ve eğimli yastıkçıklar gelişmiştir. Bu yastıkçıklar ağaç dallarını ve besin­leri tutma, kavrama ve hissetmede önemli bir işleve sahiptir. Primatlarda iskelet sistemi ağaçta hareket edebilmek açısından son derece önemli olan esnek ve ha­reketli bir yapıya sahiptir. Bu esneklik üye kemiklerinin anatomisinde kendini göstermektedir.

Primat takımında koklama duyusunun önemi azalmasına karşın görme duyusu önem kazanmıştır. Memelilerin çoğunda kafatasının yan tarafında yer alan her bir gözün görme alanının diğerininkinden farklı olması nedeniyle görme iki boyutlu­dur. Primatlarda kafatasının ön kısmında yerleşmiş olan gözlerin görüş alanlarının birbirleriyle çakışmasıyla üç boyutlu görüş (stereoskopik) yetisi gelişmiştir (Resim 4.3 Primatlarda üç boyutlu (stereoskopik) görüş). Bir daldan diğerine sıçrayarak, salınarak ya da dört elli hareket eden primatlarda üç boyutlu görme mesafenin, di­ğer bir deyişle derinliğin tahmin edilebilmesi açısından çok önemli bir uyarlanma

 

biçimidir. Bu özellik aynı zamanda görülen objelerin boyutunun tahmin edilmesi­ne de olanak sağlamaktadır. Primatlarda görme açısından beliren bir diğer önemli farklılık ise renkli görme yetişidir. Primatlarda bu özelliğin gelişimi, binlerce renk tonunun arasında besin ve düşman gibi durumların kolayca algılanmasına olanak sağlamaktadır. Koklama duyusunun görme duyusuna oranla önemini yitirmiş ol­ması, primat takımında burun bölgesinin de içinde yer aldığı yüz ve çenelerin kü­çülmesine yol açmıştır. Buna bağlı olarak dişlerin sayısında meydana gelen azalma primat takımının en önemli özellikleri arasında yer almaktadır. Memelilerde her bir çene yarımında yer alan 3 kesici, 1 köpekdişi, 4 küçük azı ve 3 büyük azıdan olu­şan toplam 44 diş sayısı, primat takımında 36 ve 32’ye düşmüştür. Buna karşın ağızdaki kesme, koparma, parçalama ve çiğneme işlevlerini yerine getiren çokbi- çimli dişler gelişmiştir. Diş biçimindeki çeşitlilik, primatların beslenmesindeki çe­şitlilikle de uyumludur. Birçok primat farklı besin türlerinden oluşan karma bes­lenmeye sahiptirler.

Primatlarda Üç Boyutlu (Stereoskopik) Görüş

Kaynak: Park, 2001, s.139

 

Primatlar yeryüzündeki en iri beyne sahip olan canlılardır. Beynin iriliği, hacim ya da ağırlık açısından canlılar arasında en yüksek değere sahip olunmasıyla değil, beyinin vücuda oranıyla elde edilen değerle ölçülür. Beynin iriliği değil, karmaşık­lığı da primat takımında ileri düzeydedir. Aslında iri ve karmaşık bir beyin plasen- talı memelilerin geneli için geçerli olmakla birlikte, bu durum özellikle primat ta­kımı için daha doğrudur. İri bir beyin, daha karmaşık düşünce sistemine ve öğren­menin gelişimine işaret etmektedir. Memelilerden daha yavaş ve uzun süren büyü­me süreci, ebeveynlere daha fazla bağımlı halde geçirilen çocukluk, öğrenme sü­recinin ve öğrenilen şeylerin de artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle primatlar di­ğer memelilerden daha esnek ve öğrenmeye dayalı davranışlara sahiptirler. Meme­lilerin tersine her seferinde bir yavru doğuran primatlarda, az sayıda yavru ebe­veynlerin özenle bakımı ve ebeveynlerin fedakârlığıyla risk olmaktan çıkmıştır.

Karma beslenme: Hem

bitkisel hem de hayvansal kaynaklı besinlerin tüketilebildiği beslenme modelidir. Omnivor veya hepçil de denilmektedir.

Primatlar bir grup içerisinde yaşamaya eğimlidirler. Bu grup çeşitli büyüklük­lerde olabilir. Grup içerisinde yaşam, üyelerinin arasındaki ilişkilerin sürekliliğine işaret etmekte, toplumsal öğrenmede önemli bir yer tutmaktadır. Büyüme süreci

en uzun olan insan, hayatını bütünüyle içinde yaşadıkları toplumdan öğrendikle­rine dayandırmaktadır. İnsan, diğer canlıların tersine içine doğduğu toplum ve ya­rattığı kültür olmaksızın yaşamını sürdüremez.

Çocukluk süresi en uzun olan primat insandır. Bunun kültürle olan ilişkisini tartışınız.

Primat takımı yukarıda belirtilen özellikleriyle memeliler sınıfının diğer takım­larından ayrılmakla birlikte, bu takım içerisinde yer alan aile, sınıf ve türler bu ta­kımın bütün özelliklerine bütünüyle sahip değildirler (Şekil 4.1 Primatların sınıf­landırılması). Diğer memeli takımlarında olduğu gibi bu takımda yer alan türler arasında da önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu nedenle primat takımını oluştu­ran aile, cins ve türlerin özelliklerini de tanımlamakta yarar vardır.