Eski Dünya Maymunları – Antropoloji

Eski Dünya Maymunları

Eski Dünya maymunları, Yeni Dünya maymunlarından daha fazla davranışsal ve biçimsel çeşitliliğe sahip olan primatlardır. Sahra altı Afrika’dan Asya’nın güneyine tropikal, yarı tropikal, çalılık, savanlık, yarı kurak çöl alanlar ve kış sezonlarında kar alan soğuk bölgelere kadar oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmışlardır. Ço­ğunlukla ağaç yaşamına uyarlanmış olmakla birlikte babunlar gibi bütünüyle yer­de yaşayanları mevcuttur. İster ağaçta isterse yerde yaşasın Eski Dünya maymun­ları zamanlarının çoğunu besin arayarak, uyuyarak ya da parazit ayıklayarak geçi­rirler. Oturduklarında dik duruş pozisyonuna sahip olan bu primatlarda, arka taraf­larında oturma yastıkçığı olarak da bilinen nasırlaşmış bir bölge mevcuttur.

Katarini: Burunlarında dışa dönük kanatların mevcut olmadığı, burunlarının uç kısımları nemli olmayan dar burunlu maymunlardır.

Katarini olarak da adlandırılan, dar burunlu Eski Dünya maymunları, iki üst aileye sahiptir. Bunlar insanı, kuyruksuz büyük maymunları ve hilobatları içeren Hominoidea ile maymun olarak bildiğimiz Cercopithecidea’dır. Cercopithecidea üst ailesi ise Cercopithecidae adı verilen tek bir aileye mensupturlar. Bu ailenin üyeleri karma bir beslenmeye sahip olan, avurtlarında besinleri biriktirdikleri bir kese bulunan maymunlardır. Meyve, tohum, yaprak, ot, bitki kökleri, yumrular, kabuklu yemişler, böcek, kuş yumurtaları ve küçük hayvanları yerler.

Cercopithecidea Ailesinden Cercopithecus Diana (Diana Maymunu)

Kaynak: Yılmaz Selim Erdal Arşivi

 

Ağaçta ya da yerde dört elli hareket sisteminden ağaçta salınarak hareket ola­rak bilinen braşiyasyon, hatta daldan dala sıçrayarak harekete kadar birçok hare­ket biçimine sahip olan bu primatlarda, dişler sayıca azalarak bizim de sahip oldu­ğumuz gibi her bir çene yarımında iki kesici, bir köpek dişi, iki küçük azı ve üç büyük azı olmak üzere toplam 32 dişe sahiptirler (Fotoğraf 4.4 Braşiyasyon).

Ağaç Dallarında Kollarla Salınarak Yapılan Braşiyasyon Hareketi

Kaynak: Rosen, 1974, s.113

 

Sosyal organizasyonları oldukça karmaşık olan Eski Dünya maymunları, bir ya da iki erkeğin bulunduğu küçük gruplardan, birkaç erkek ve dişi ile onların çocuk­larından oluşan büyük gruplara kadar oldukça değişik sosyal gruplar oluşturmak­tadırlar. Eski Dünya maymunları arasında tek eşlilik yaygın bir durum değildir.

Hominoidler

Braşiyasyon: Eski dünya maymunları ile kuyruksuz büyük maymunların bazılarında gözlenen, kollar aracılığıyla ağaç dallarında salınarak uygulanan hareket sistemidir.

Taksonomik sınıflamada insan, kuyruksuz büyük maymunlar ve hilobatlar Homi- noidea adındaki üst aile içerisinde yer almaktadır. Şempanze, goril, orangutan ve insanın aynı üst aile içerisinde yer alması beyin kapasitelerinden morfolojik özellik­lerine, genetik yapılarından toplumsal örgütlenmelerine ve sosyal organizasyonları­na kadar birçok özellik açısından birbirlerine benzemelerinden kaynaklanmaktadır.

Kuyruksuz büyük maymunlar ya da ponjidler, orangutan, goril ve şempanze ol­mak üzere üç farklı primat türünden oluşan bir hominoid grubudur. Bunlardan orangutanlar Asya’da Borneo ve Sumatra adalarında; şempanzeler Batı ve Orta Af­rika ile Doğu Afrika’nın Turkana gölü yakınlarındaki ormanlık alanlarında; goriller ise Orta Afrika’nın doğu ve batı bölgelerinde yaşamaktadırlar. Asya’nın güneydo­ğusunda, özellikle Malezya’daki ormanlık alanlarda yaşayan jibonlar ve siyamang- lar kuyruksuz büyük maymunlar arasında yer almakla birlikte, bunlar Hylobatidae ailesini (hilobatlar) oluşturmaktadırlar.

Kuyruksuz büyük maymunlar primat­lar arasında en büyük ve ağır olanlarıdır. Orangutanlar 140 kg, goriller ise 200 kg ağırlığına ulaşabilmektedir. Kuyruksuz büyük maymunlarda köpek dişleri ol­dukça iridir. Diğer dişlerin boyutlarını aşan köpekdişlerinin karşı çenelerde yer­leştikleri boşluklar mevcuttur. Çeneleri iri ve ileri doğru çıkıntılıdır. Güçlü çene­lere sahip olan kuyruksuz büyük may­munlarda çiğneme kasları da oldukça kuvvetlidir. Çiğneme kasları yan tarafta değil tepe kısmında kafayla birleşmekte­dir. Özellikle erkeklerde kafatasının te­pesinde, çiğneme kaslarının yapıştığı ibik biçiminde kemik bir çıkıntı (sagittal crest) mevcuttur. Ortalama beyin kapasi­teleri şempanzede 390 cm3, orangutanda 425 cm3 ve gorilde 525 cm3‘tür.

Yarı dik duruş pozisyonuna sahip olan kuyruksuz büyük maymunların uyluk ve kaval kemiklerinin eksenleri düz konuma gelememektedir. Bu nedenle iki ayak üzerine kalktıklarında bile insandaki gibi dik duruş pozisyonuna sahip olamamak­tadırlar. Ayakları da elleri gibi tutucu özellik taşımaktadır. İnsandan daha kısa baş­parmakları olduğu için başparmakla diğer parmaklarının karşılaşması sonucunda meydana gelen hassas tutuş yeteneği gelişmemiştir.

İnsan gibi uzun ömürlü olmalarına karşın doğal yaşamlarında 40 yaşını aşmış kuyruksuz büyük maymuna pek rastlanmaz. Büyümeleri diğer hayvanlara ve insan dışındaki primatlara göre yavaştır. İlk iki yıldaki büyüme biçimleri insana benze­mektedir. Erişkinlik dönemine çok kısa bir çocukluktan sonra giren kuyruksuz bü­yük maymunlarda erişkinlik aşamasında cinsiyetler arasında belirgin bir boyut farklılığı mevcuttur.

Hassas tutuş: Bir maddenin iki parmakla özenli bir şekilde tutulmasını ifade eder.

Sosyal gruplar halinde yaşayan kuyruksuz büyük maymunlar arasında şempan­zeler dişil gruplar oluşturmaktadır. Dişiler ile üreme kapasitesine ulaşmamış erkek­ler grubun esas üyelerini oluşturmaktadır. Gruptaki süreklilikleri nedeniyle dişiler arasında bağ kuvvetlidir. Gruptan ayrılan erkekler zaman zaman esas gruplarına dönmekle birlikte, genelde ayrı yaşamayı tercih etmektedirler. Şempanzeler birbir­lerine komşu grupların oluşturduğu daha büyük gruplar meydana getirmektedir­ler. Gorillerde dişiler ve erişkinliğe ulaşmamış çocuklar ve bebeklerden oluşan grup, baskın erkek bir goril tarafından yönlendirilmektedir. Erişkinliğe ulaşan er­kek ve dişiler esas gruplarını terk ederek başka gruplara katılmakta ya da yeni gruplar oluşturmaktadırlar. Orangutanlarda ana grup dişiler ve çocuklardan oluş­makta, erkekler yalnız dolaşmaktadır.

Kuyruksuz büyük maymunlarda davranışlar kalıtsal yapı tarafından sınırlanma- maktadır. Bu nedenle kuyruksuz büyük maymunlarda sadece biz insanlara ait ol­duğunu düşündüğümüz birçok davranış biçimi vardır. Bunlar arasında avlanma, alet yapımı ve kullanımı, iletişim ve öğrenme gibi davranışlar ilk akla gelenlerdir. Tasarlayarak alet üretimi insan dışındaki canlılarda da mevcuttur. Ancak şempan­zeler bu konuda insana daha yakındırlar. Yabanıl şempanzeler düzenli olarak alet yapmaktadır. Şempanze su içmek için yaprakları çiğner, örseleyerek sünger haline dönüştürür, ardından suya daldırarak yaprakların su emmesini sağlar ve ağzına gö­türüp sıkarak suyu içer. Şempanzeler karıncaları avlayabilmek için yeşil ağaç dal­larını seçer, yapraklarını koparır, kabuğu sıyırdıktan sonra onu ustaca karınca yu­vasına sokarak dalların üzerine bunların yapışmasını sağlar (Fotoğraf 4.7 Ağaç da­lıyla yuvasından karınca çıkaran şempanze). Ceviz kırmak için taş parçalarını has­sas bir şekilde kullanır. Yavrular alet kullanımını grubun erişkin bireylerinden ge­nellikle annelerinden öğrenirler. Goriller ve şempanzeler uyumak için kendilerine yaprak ve dallardan oluşan yatak da hazırlarlar.

 

 

 

 

Ses telleri insan gibi konuşmaya uygun olmamakla birlikte, farklı sesler çıkar­ma yoluyla gerçekleştirilen gelişmiş bir iletişim kurma becerisi insanların kuyruk­suz büyük maymunlarla paylaştığı özelliklerden biridir. Şempanzelerde 25 farklı sesten oluşan çığlık sistemi mevcuttur. Şempanzelerin çıkardığı çığlıklar yalnızca bir durum için geçerlidir. İnsanlar gibi ses çıkaramamakla birlikte şempanze, goril ve orangutan gibi kuyruksuz büyük maymunlar işaret dilini öğrenerek insanla ile­tişim kurabilmektedir. İşitme engellilerin kullandığına benzer bir işaret dilini ya da nesneleri ve kavramları çağrıştıran sembolleri öğrenebildiği birçok araştırmayla ka­nıtlanan şempanze, goril ve orangutanların öğrendikleri dili, gruplarının diğer üye­lerine de öğretebildikleri, küfrettikleri, hatta yalan söyledikleri belirlenmiştir (Fo­toğraf 4.8 Semboller kullanarak iletişim kuran şempanze (bonobo). Bununla birlik­te kuyruksuz büyük maymunlar dili ancak belli bir düzeye kadar öğrenebilmekte­dirler. Yabanıl ortamda anlamlı işaret sistemini üretemeyen kuyruksuz büyük may­munların dil konusunda ilkel bir yetiye sahip oldukları oldukça açıktır.

 

 

Kuyruksuz büyük maymunlar arasında yalnızca şempanzelerde avlanma göz­lemlenmiştir. Avlarını basitçe yakalayıp öldürmesine karşın, erkek şempanzelerin bazen grup üyelerince ortak olarak gerçekleştirilen karmaşık bir avlanma biçimini sergiledikleri de belirlenmiştir.

Beyin kutusu: Kafatasında beynin yer aldığı bölümdür.

Kuyruksuz büyük maymunlar yalnızca morfolojik ve davranışsal özellikleriyle değil, genetik yapılarıyla da insana büyük benzerlikler göstermektedir. Genetik olarak en yakın akrabası olan şempanzelerle insan arasındaki genetik farklılık yal­nızca %1,2’dir. Morfolojik açıdan birbirlerine daha fazla benzedikleri varsayılan şempanze ve goril arasındaki farklılık da yalnızca %1,2’dir. Bu ise şempanzenin in­sana olan biyolojik uzaklığı ile gorile olan uzaklığının aynı olduğunu göstermekte­dir. İnsan ile goril arasındaki genetik farklılıklar %1,4 iken orangutan insana en az benzeyen kuyruksuz büyük maymunu oluşturmaktadır. İnsanla orangutan arasın­daki genetik farklılık %2,2’dir. Bütün bu özellikler, insan ile kuyruksuz büyük maymunların hem davranışsal hem de genetik açıdan büyük benzerliklere sahip olduklarını göstermektedir.