Robert Ezra Park (1864-1944): Ekolojik Yaklaşım – Kent Sosyolojisi

  Ekolojik kuramı geliştiren ilk kent sosyologları R. Park, Roderick McKenzie ve E. Burgess’tir. Kentsel ekoloji kuramı ilk modern sanayi kentlerinde kentsel büyüme ve mekânsal ayrımlaşma sorununu açıklamayı amaçlayan bir kuramdır. Park, kenti ilk kez sistematik olarak analiz eden kuramcı olarak düşünülebilir. Kent sosyolojisinde getto, çöküntü alanları ve lüks konut vb. kavramsallaştırmaları ilk kez bu yaklaşım gündeme getirmiştir. Ekolojistler ilk kez kentsel mekân ile sosyal süreçler...

Ernest Burgess (1866-1966): Ortak Merkezli Daireler Kuramı – Kent Sosyolojisi

Bu kurama göre, kent biyolojik çevredeki süreçlerle karşılaştırılabilecek, olan rekabet, işgal ve yerini alma süreçleri yoluyla doğal alanlara bölünmüştür. Bu süreçler farklı mahallelerin bölünme özelliklerini belirler. Kent merkezlerinde, iş, ticari kuruluşları ve eğlence merkezleri yer almaktadır. Bu merkezi çevreleyen iç kentte çok sayıda ucuz daire veya pansiyona sahip çürümeye yüz tutmuş mahalleler vardır. Daha uzakta, en dıştaki orta sınıf banliyöleriyle birlikte, fazla hareketlilik göstermeyen işçi...

Roderick Mckenzie: Kentsel Büyüme Süreci – Kent Sosyolojisi

McKenzie, ekolojik birimler arasında kentsel gelişme dinamiğini sağlayan temel süreçleri; yoğunlaşma, merkezileşme, ayrımlaşma (segregation) ve istila-ardıllık olarak tanımlamaktadır. McKenzie bu süreçlerin aynı zamanda temel ekolojik süreçler olduğunu belirtmektedir. McKenzie kentlerin resmi politikalar tarafından de- ğil, ekolojik süreçlerle büyüdüğü ve geliştiğini savunmaktadır. Mekânsal yerleşmeler ancak ekonomik rekabet ve hayatta kalma mücadelesine dayanmaktadır. şehirdeki nüfus kent mekânın sahip olduğu konum ve mevkiye göre bir varoluş mücadelesi içinde yayılmıştır....

Louis Wirth (1897-1952): Bir Yaşam Biçimi Olarak Kentlilik Kent Sosyolojisi

  Wirth’ün şkirleri, 1938 yılında yazdığı Bir Yaşam Biçimi Olarak Kentlilik adlı makalesinde toplanmıştır. Wirth kentlerdeki yaşamın evrensel niteliklerini oluşturmaya çalışarak, “kentleşme bir yaşam biçimidir” görüşünü savunmaktadır. Wirth’ün çalışması kenti açıklayan sistematik bir yaklaşım olması açısından diğer yaklaşımlardan ayrılmaktadır. Wirth’ün kuramının özgün yanı, kentsel yaşamı ayrı bir inceleme konusu olarak ele almasıdır. Wirth’e göre, kent yalnızca yaşanan bir mekân değil, aynı zamanda, insanları etkileyen, onlardan etkilenen...

ÇAĞDAŞ KENT KURAMLARI – Kent Sosyolojisi

1970’lerin başında Lefebvre, Castells ve Harvey’in öncülüğünde yeni sorular sormaya başlayan eleştirel kent teorisi, kentsel gelişmeyi ve kentsel gelişmenin evrelerini eleştirel bir bakış açısıyla kavramsallaştırmıştır. Bu yaklaşımlar öncelikle kentleşmedeki evrensellik ideolojisini eleştirmişlerdir. Bu eleştirinin merkezinde, kentlerin kapitalist üretim tarzı altında ortaya çıkmış sosyal olarak kurulmuş ölçekler olduklarını yok sayan ve kentsel mekânı biyolojik analoji yoluyla betimlemeye çalışan Chicago Okulu bulunmaktadır (Türkün ve Kurtuluş, 2005, s.19). 1960’lı...

Kentsel uygarlıkların kökenini ve özellikleri

Tarihte kentleşmenin kökleri yaklaşık 10.000 yıl kadar geri gitmektedir. Erken dönem Antik kentler; Orta Doğu’da (Mezopotamya, Mısır) yaklaşık MÖ 6000 yıl önce, Hindistan’da İndus Vadisi, Çin’de, Girit şehirlerinin Minos uygarlığında yaklaşı k MÖ 4000 yıl kadar önce ve Meksika’da yaklaşı k MÖ 2300 yıl öncesine dayanmaktadır. Antik kentler, politik imparatorlukların kilit noktaları ydılar. Antik kentler ibadet amaçlı tapınaklar, ticaret amaçlı pazar meydanları ve eğlence amaçlı tiyatrolardan oluşan kamusal mekânlarla...

TARİHÎ KENT ÇALIŞMALARINDA KENT KAVRAMI

Tarihî kent çalışmalarında kent kavramı Değişik dillerde benzer anlamlar çağrıştıran “kent” sözcüğü, kent kavramına ve kent tarihine ilişkin ipuçları vermektedir. Bu anlam en başta “uygarlık”la ilişkilidir. Arapça’da kentin karşılığı “medine”, kentli sözcüğünün karşılığı, “medeni” ve uygarlığın karşılığı medeniyettir. Latincede kent sözcüğünün karşılığı “cite”, İngilizcede “city” olmuştur. Kentlinin karşılığı “civil (ized)”, uygarlığın karşılığı “civilisation” dur. Fransızcada da kent ve kentten türetilmiş sözcüklerde benzer anlamlar vardır: Cité (kent),...

Kentlerin Kökeni ve Tarihi

Toplumsal ilişkilerin mekânsal izdüşümü olarak kent, dünyevi olanı kutsal olandan, çalışmayı eğlenceden, kamuya ait olanı özel olandan, erkekleri kadınlardan, aileyi ona yabancı olan her şeyden ayıran sınır çizgileri ağının kendi içinde kesiştiği, aynı zamanda da onun yapısını oluşturduğu bir mekân görünümüyle karsımızaçıkar. Kentleşmenin altı bin yıl öncesine kadar uzanan bir tarihî süreç içinde yer aldı- ğı ve kesintisiz bir gelişmenin ürünü olarak günümüze kadar...

KENTSEL UYGARLIKLARIN KÖKENİ

Kentsel uygarlıkların kökenini ve özelliklerini sıralayabilmek. Bir kentsel çevre ya da kentsel yığılma, kentlerin ortaya çıkmasının ve ardından gelen kentleşme süreçlerinin sonucudur. Tarihte kentleşmenin kökleri yaklaşık 10.000 yıl kadar geri gitmektedir. Erken dönem Antik kentler Orta Doğu’da (Mezopotamya, Mısır) yaklaşık MÖ 6000 yıl önce, Hindistan’da İndus Vadisi, Çin’de, Girit şehirlerinin Minos uygarlığında yaklaşık MÖ 4000 yıl kadar önce ve Meksika’da yaklaşık 2300 yıl öncesinde bulunabilir...

Kent sosyolojisi nedir

İlk seferde cevaplandırılması kolay bir soru değildir. Kent ya da şehir nedir? “Kentsel”in anlamı nedir? Kentsel olan mekânsal bir yığılma mı- dır? Belirli büyüklükte bir nüfus mudur? Ya da basitçe kırsal olanın karşıtı mıdır? Bu ünitede, kent sosyolojisine sosyo-mekânsal bir bakışla yaklaşılacaktır. Bu yaklaşıma göre, mekânsal ve çevresel konuların her zaman sosyal ilişkilerin bir bölümü ve parçası olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla çevre konuları...

ORTACAĞ KENTİ – Kent Sosyolojisi

Ortaçağ kentinin gelişimini ve özelliklerini ifade edebilmek. Neden Avrupa’da Ortaçağ kentlerinin analizi önemlidir? Roma İmparatorluğu’nun sonunda, merkezî otorite azaldı; yetki, otorite parçalandı ve bu toplumsal ve siyasal düzenin bozulduğu bir dönem oldu. İçte olduğu kadar dıştaki savaşlar bu dönemin tipik bir özelliğiydi. Korunma için artan bir ihtiyaç vardı. Ticaret ve piyasa ilişkileri önemini kaybetti. Henry Pirenne, 10. yüzyıl öncesi tarım medeniyetini tartı şırken, bu dönemde...

1800’LÜ YILLARDA AVRUPA’DA SANAYİ ŞEHRİNİN YÜKSELİŞİ – Kent Sosyolojisi

  Kapitalizm, feodal ilişkilerin kırılması sonucunda ortaya çıktı. Teknolojik değişimlerle birlikte sanayi devrimi (1780-1880), büyük şehirlerin sayısında önemli bir artı şa yol açmıştır (Jones, 1990). Sanayi devrimiyle birlikte kırsaldan kentsele nüfus akışı başlamıştır. Bu dönemin önemli özelliklerinden biri ölüm oranlarının düşmesi ve göç oranlarının artmasıdır. İş arayan ve emeğini satan nüfus Marx’ın tanımıyla proleterleşmiştir. Bunun yanı sıra, hijyenik şartlar iyileşmiş, gıda üretimi artmış ve çeşitlenmiştir. Yeni teknolojiler...

KENT SOSYOLOJİSİNDEN BAHSEDEBİLİR MİYİZ?

Buraya kadar olan tartışmalarda kentin gelişme analizi, toplumsal değişim kuramları ile bağlantılıydı. Kentler veya şehirler tarihsel açıdan önemli yerler olarak kabul edilir ve nadiren oluşma nedenleri ve temelde bazı gelişmelerin koşulları olarak ele alınırlar. Marx, Weber ve Durkheim, şehirleri analiz ederken toplumlarda faaliyet gösteren faktörlerin daha geniş bir analizi ile ilgilenmişlerdir. Durkheim için şehir “ahlaki uyumun dağılması” için bir yerdi; Weber, “hesaplayıcı rasyonelliğ in-akılcılığın büyüme”sini...