TARİHÎ KENT ÇALIŞMALARINDA KENT KAVRAMI

Tarihî kent çalışmalarında kent kavramı

Değişik dillerde benzer anlamlar çağrıştıran “kent” sözcüğü, kent kavramına ve

kent tarihine ilişkin ipuçları vermektedir. Bu anlam en başta “uygarlık”la ilişkilidir.

Arapça’da kentin karşılığı “medine”, kentli sözcüğünün karşılığı, “medeni” ve

uygarlığın karşılığı medeniyettir. Latincede kent sözcüğünün karşılığı “cite”, İngilizcede

“city” olmuştur. Kentlinin karşılığı “civil (ized)”, uygarlığın karşılığı “civilisation”

dur. Fransızcada da kent ve kentten türetilmiş sözcüklerde benzer anlamlar

vardır: Cité (kent), civilisé (kentli), civilisation (uygarlık). Bu basit açıklama,

kent kavramıyla uygarlık kavramı arasındaki sıkı ilişkiyi, giderek kentli kişinin

uygar kişi olduğu varsayımını ortaya koymaktadır (Çizgen, 1994, s. 20).

Fernand Braudel’e göre, bir kent ister büyük olsun ister küçük, içindeki evlerin,

anıtların, sokakların toplamından çok daha başka bir şeydir; sadece bir ekonomi,

ticaret, sanayi merkezi de değildir. Toplumsal ilişkilerin mekânsal izdüşümü

olarak kent, dünyevi olanı kutsal olandan, çalışmayı eğlenceden, kamuya ait olanı

özel olandan, erkekleri kadınlardan, aileyi ona yabancı olan her şeyden ayıran sı-

nır çizgileri ağının kendi içinde kesiştiği, aynı zamanda da onun yapısını oluşturduğ

u bir mekân görünümüyle karşımıza çıkar (Braudel, 1990, s. 125; Mazı, 2008,

s. 35). Kent bundan dolayı, sosyolojinin, mimarlık ve sanat tarihinin, tarihin, coğ-

rafyanın, ilahiyatın, psikolojinin, antropoloji veya etnolojinin, askeri ve polisiye

politikaların, ekonomiyle ilgili bilimsel disiplinlerin konusu olmuştur.

Değişik bilim disiplinlerinin kent konusuna ilgi duyulması nedeni,

1. Kentlerin ve kentleşmenin modern çağın en çarpıcı olaylarından biri oldu-

ğu ve bu olayın bütün dünya için ortak bir olay olarak algılanması,

2. Kentleşmenin günümüzde yaygın olarak görülmesi ve değişik toplum ilişkilerinin

ürünü olarak toplumsal olaylar ile kentleşme olgusu arasındaki

bağlantılar,

3. Tarihsel ve toplumsal gelişmelerin kent olgusuyla bağıntıları (Tuna, 1987,

s. 1-2),

4. Sanat ve mimarlık ile yerleşim tarihinin paralellikleri,

5. Kent tarihi ile uygarlık tarihinin birbiriyle örtüşmesi, başlıkları altında toplanabilir.