Hümanistik Psikoloji

9
PAYLAŞ

Hümanistik Psikoloji
Hümanistik psikoloji, 19501i yıllarda psikodinamik ve davranışçı yaklaşımlara bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşımın temelinde varoluşçu felsefe anlayışının etkilerini görmek mümkündür. Hümanistik yaklaşıma göre, insanlar ne psikodinamikçilerin dediği gibi iç güdüsel kaynaklara ne de davranışçıların dediği gibi çevresel kaynaklara dayanarak davranışlarını belirlerler. İnsanlar, kendi varoluşlarının bilincinde olan, doğal olarak iyiye yönelen ve seçim yeteneğine sahip varlıklardır. İnsanın hedefi kendi potansiyelini gerçekleştirmek olmalı; bunu sağlamak için ise insan doğasının bütünlüğüne inanarak özgür irade, spontanlık ve bireyin yaratıcı gücünü geliştirmek üzerine çalışılmalıdır. Bu yaklaşım gelişiminde A.Maslow (1908 – 1970) tarafından ortaya atılan Kendini Gerçekleştirme Kuramının ve C.Rogers’ın (1902-1987) çalışmalarının rolü büyüktür. Rogers aynı zamanda “danışan merkezli tedavi” denilen psikoterapi yaklaşımını da ortaya atmıştır. Böylece humanistik psikoloji, tüm insanı açıklayan bir model olmaktan çok daha çok klinik alanlarda yararlanılan bir bakış açısı olarak kalmıştır. Bu yaklaşım biçimi 1970lere kadar etkili olmuştur ancak bilişsel yaklaşımın doğuşu ile yeni bir insan anlayışı ortaya konulması yeni tedavi tekniklerine kaynaklık etmiştir.