Kültürel Farklılık ve Bütünlük

832

 

Kültür insan hayatında hem bütünleştirici hem de farklılaştırıcı bir faktördür. Aynı kültürü benimseyen insanlar ortak düşünce ve davranış şemaları oluştururlar. Bu ortak şemalar sayesinde aynı kültür çevresinde yaşayan insanlar kolay ve çabuk anlaşırlar ve böylece bir bütünlük meydana getirirler. Ancak bunun tersine farklı kültürlere mensup insanların birbirleriyle anlaşmaları aynı nedenlerle güçtür. Hatta aynı dili konuşan insanlar arasında bile alt kültür farklılıklarından dolayı karşılıklı anlaşma zor olabilir. Aslında ayrıntıya girildiğinde üst kültürle onun içinde yer alan alt kültür arasındaki farklılık her ikisinin dillerinde de görülür. Zira dil kültürün temel ögelerinden biridir. Bu nedenle toplumun kültürü farklılıklar içermekle birlikte benzerliklerin oluşturduğu bir bütünü ifade eder. Ancak farklılıkların benzerliklerden baskın olması durumunda veya bu farklılıklardan bir bütün meydana gelmiyorsa, farklı kültürlerden söz edilir.
Bir ferdin bir kültürün bütünü ile bağdaşması; onu bütün unsurları ile tıpatıp benimsemesi mümkün değildir. Bu olumsuz bir durum değil; aksine kültürel değişmenin sebebidir. Böyle olmasaydı kültürel değişme ve gelişme mümkün olmazdı.
Demek ki kültürel değişmenin ve gelişmenin temelinde kültürü be-nimsemedeki farklılıklar yatmaktadır. Aynı şekilde kültürü benimseme derecesi de uyumu ve kültürel bütünlüğü ifade etmektedir. Bir insan içinde bulunduğu sosyal grubun kültürüne ne ölçüde katılırsa, diğer bir ifade ile kültürlenirse o kültürün o ölçüde temsilcisidir. Ancak her kültürün kendine özgü temel özellikleri, olmazsa olmazları vardır. Bunlar bir kültürün özünü teşkil ederler. Fertler bunları devralır ve kendisinden sonra gelen nesillere aktarırlar. Aksi durumda kültürel çözülme ortaya çıkar ve toplum hayatiyetini kaybeder.