Genetik Din Sosyolojisi

0
39

Genetik Din Sosyolojisi
Genetik sosyoloji anlayışının din sosyolojisine uygulanışından ibaret bulunan bu temayülü de kendi içerisinde şu üç alt grupta toplamak mümkündür:
Fonksiyonel Din Sosyolojisi
Burada fonksiyonel sosyoloji anlayışının dinlerin ve dinî grupların doğuşu, gelişmesi ve orada ortaya çıkan değişmelere uygulanışı söz konusudur. Bu eğilimin tipik temsilcileri olarak E. Durkhem ve B. Malinotvskrnin adlarına daha önce işaret etmiş bulunmaktayız. Par- sons, Merton, Yinger… kendi anlayışları çerçevesinde fonksiyonalist eğilim içerisindeki yerlerini almış bulunmaktadırlar.
Strüktüral Din Sosyolojisi
Toplumun dinî hayatı ve dinî grupların bünyesi, yapısı ya da mekanizmasının ve onu oluşturan unsurların araştırılması şeklinde ortaya çıkan bu temayül, gerçekte strüktüralizm akımının din sosyolojisi araştırmalarındaki yansımasından ibarettir. Strüktüralizmin yeni bir yorumunun (Neo-Strüktüralizm) İslâmiyet’e uygulanışını Muhammed Arkoun’da bulmaktayız.
Strüktüro-Fonksiyonel Din Sosyolojisi
Özellikle 1950’li yıllardan itibaren Amerikan din sosyolojisinin Strüktüralizmi ile Fonksiyonalizmi birleştiren bir araştırma modeli ve din sosyolojisi eğilimine yöneldiği görülmektedir. Bu noktada T. Par- sons, Kinsgley Davis ve Elisabeth K. Nottingham’m isimlerini anmak gerekmektedir.
  Dinî-Sosyo-analiz Araştırmaları
Burada da söz konusu olan dinin ve dinî hayatın yapısı (structu- re) ve fonksiyonunun ötesinde manâsının araştırılmasından ibarettir ki, bu noktada, J. Wach’m dinî tecrübe ve din sosyolojisi araştırmalarının en büyük hedeflerinden birinin bu noktanın yani dinin ve dinî karakterli sosyal olayların manâlarının anlaşılması ve açıklanması olduğuna işaret edelim.
  Sosyo-praksiler
Din sosyolojisi araştırmalarında görülen temel yönelimler çerçevesinde, üçüncü bir temayüle de işaret etmek gerekir. Bu akım, “Sos- yopraksi”\er şeklinde adlandırmakta olup, onu “Pratik ve Aksiyoner Din Sosyolojisi” diye tesmiye etmek de mümkündür. Anlaşılan bu eğilim daha sosyolojinin müstakil bir ilim dalı olarak ilk kuruluş yıllarında da mevcuttur. Öyle ki, A. Comte’un hocası St..’dan kopuşunda anlaşılan İkincisinin pratik ve aksiyoner temayülünün payı büyük olmuştur. Mamafih, bu tür çalışmalarda din sosyolojisi daima normatif toplum felsefeleri, din felsefeleri yahut tarih felsefeleri ile birbirine karıştırılmaktadır. Halbuki din sosyolojisi biliminin yüzyılımızdaki büyük temsilcisi J. Wach, din sosyolojisinin objektif karakteri üzerinde ısrar etmekte ve bu tür karıştırmaların olumsuz sonuçlarına önemle işaret etmektedir. Bu tür karıştırmadan hareketle din üzerine sosyolojik araştırmalar yapanlar, din sosyolojisinin birinci derecede belli bir din, inanç, görüş, düşünce, siyaset, felsefe ya da ideolojinin hizmetinde olması gerektiğini düşünerek yahut savunarak, araştırma neticelerini sırf pratik dinî-sosyal hayata uygulamak sûretiyle ona hakim olup, kendilerine göre yön vermek gayesine yönelmektedirler. Burada bu konuda tipik birkaç örneğe kısaca temas etmekle yetinmek istiyoruz: