Ece Ayhan Kimdir, Hayatı, Edebi Kişiliği

Ece Ayhan Çağlar. şair, İkinci Yeni öncülerinden (1931’de Muğla-Datça’da doğdu, 12 Temmuz 2002’de İzmir’de öldü).

İstanbul’da Atatürk Erkek Lisesi’ni (1953), 1959’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi.  Gürün, Alaca, Çardak kaymakamlıklarında bulundu; 1966’da Bakanlık emrine alınarak emekliye sevkedildi. İstanbul’da yaymevlerinde (Ağaoğlu, Meydan) ve daha birçok özel işyerlerinde çalıştı. Bunlar arasında  İstanbul’da yaptığı başlıca işler arasında; Meydan Larousse ansiklopedisinde yazarlık, Sinematek’te ve Yeni Sinema Dergisi’nde müdürlük, Genç Sinema Grubu’nda yöneticilik, Ağaoğlu Yayınevi’nde çok kısa bir süre redaktörlük sayılabilir. Kansere olan eşi Deniz Hafize Hanım’ı 1968’de kaybeder. Maddi durumunun çok kötü olması ve yaşının küçüklüğü gibi nedenlerle oğlunun bakımını eşinin ebeveynine bırakır. Ece Ayhan, 1974’ten ölümüne dek, beynindeki tümörün yol açtığı birtakım hastalıkların sıkıntılarıyla yaşamıştır. Sağ kulağının ileri derecede işitme engeline ve sağ gözünde de hasara sebebiyet veren tümör, dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’in ameliyatlarıyla ölümcül olmaktan çıkarılmıştır. Ancak, tümörün diğer organlarda meydana getirdiği hasarlar, sanatçıya yaşamı boyunca sıkıntı vermiştir. Büyük bir ekonomik sıkıntı içinde yaşayan sanatçı, Çanakkale Belediye Başkanlığının yardımlarını görür. Belediyenin geçici işçi kadrosuna alınarak sosyal güvenliğe kavuşması sağlanır ve böylece SSK hastanesinden ücretsiz olarak yararlanır. Ancak, sağlığının günden güne bozulması ve bacaklarının felç olması üzerine, yakın dostu şair Metin Üstündağ’ın yardımıyla Ağustos 1999’da Çapa Tıp Fakültesi’ne yatırılır. Buradaki tedavi giderleri SSK tarafından karşılanır. Sigorta kapsamı dışında kalan kurumlarda gördüğü tedavilerin giderleri ise, arkadaşlarının ve eserlerinin yayın hakkını alan Yapı Kredi Yayıncılık’ın yardımlarıyla karşılanır. İstanbul’da önce Maltepe Huzurevi’ne, daha sonra da şair arkadaşı (dönemin başbakanı) Bülent Ecevit’in isteğiyle bakım şartları ve fizikî kapasitesi daha iyi olan Özel Acıbadem Huzurevi’ne yerleştirilir. Bu süre içinde, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Haseki Hastanesi, Haydarpaşa Hastanesi, Şişli Osman Ağa Kliniği (2 kez), Central Hospital ve en son da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yatılı tedavi görür. Bütün bu tedavilerin sonucunda felçten kurtulup ayağa kalkabilen sanatçı, Nisan 2001’de tekrar Çanakkale’ye yerleşir ve geçimini telif hakkını Yapı Kredi Yayınları’na verdiği eserlerinin geliriyle sağlar. Düzenli ve yerleşik bir yaşam tarzını bir türlü sevemeyen Ece Ayhan, âdeta tüm sevenlerini ve dostlarını terk ederek tedavi görmekte olduğu Çanakkale’den Temmuz 2002’de ayrılmış ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Gürçeşme Huzurevi’ne yerleşti ve 13 Temmuz 2002’de burada vefat etti. 16 Temmuz 2002’de, Çanakkale’nin Eceabat ilçesi Yalova köyünde toprağa verildi.

Edebi kişiliği
Eserlerinde karanlık imgeler çoğunluktadır. Mitolojiden, tarihten aldığı öğeleri şaşırtıcı değişikliklere uğratarak kullandı. Meşrutiyet ve Mütareke İstanbulu’ndan gelme tipler çevresinde özel bir mitoloji kurduğu görülür. Devlet ve tabiat kitabında birinden ötekine atlayarak genişleyen çağrışımlar içinde, ezilen insanların sorunlarını, düzenin bozukluklarını ele aldı.

İlk şiiri 1954’te “Türk Dili”nde yayımlandı. Bu dönemde, sonradan ilk kitabı Kınar Hanımın Denizleri’ne (1959) aldığı, kendine has çağrışımlar ve göndermelerle örülü şiirleriyle hem Türk şiirinde hem de II. Yeni’nin içinde kendine farklı bir kanal açtı. 1965’te yayımladığı Bakışsız Bir Kedi Kara ve 1968’de yayımlanan Ortodoksluklar’la neredeyse bütünüyle “özel bir dil” halini alan bu şiir, Ayhan’ın, 1973’te yayımladığı ve daha geniş bir okur kitlesince alımlanan Devlet ve Tabiat’ıyla birlikte bu kez de “Sokağın diliyle” okurunu (ve izleyicilerini) oluşturdu. 1977’de yayımlanan ve kitapla aynı adı taşıyan ünlü şiirini ve ilk dört kitabını içeren Yort Savul ise Ece Ayhan şiirinin kendisinden sonraki kuşaklar üzerindeki gücünün belki de topluca aynalbelgelenişi idi. 1981’de Zambaklı Padişah, 1982’de de “tarihin düzünden okunduğu” Çok Eski Adıyladır’ı yayımlayan Ece Ayhan’ın şiiri üzerinde Enis Batur, Tahta Troya’da (1981) bir kitap boyutunda konaklamış; Ender Erenel Ece Ayhan Sözlüğü’nü, Kemal Yangın – Orhan Alkaya ikilisi ise Çok Eski Adıyladır Sözlüğü’nü yayımlamışlardı. Ayhan’ın ’82 sonrası şiirlerinin bir bölümünü, kimi yazı ve konuşmalarıyla birlikte içeren Çanakkaleli Melâhat… 1991’de “düzşiirler” alt başlığıyla yayımlanmıştı.

Eserleri (Şiir Kitapları)

  • Kınar Hanım’ın Denizleri (1959),
  • Bakışsız Bir Kedi Kara (1965),
  • Ortodoksluklar (1968),
  • Devlet ve Tabiat (1973),
  • Yort Savul (Toplu Şiirler, 1977),
  • Zambaklı Padişah (1981),
  • Cok Eski Adıyladir (1982),
  • Çanakkaleli Melâhat’a İki El Mektup ya da Özel Bir Fuhuş Tarihi (1991)
  • Sivil Şiirler (1993),
  • Son Şiirler (1993).
  • Bütün Yort Savul’lar! (1994)
  • Bütün Yort Savul’lar! (1999, Gen.

    2. Baskı)