Ziya Gökalp’in Kültür-Uygarlık Ayrımı

Ziya Gökalp’in Türk sosyolojisine kazandırdığı önemli görüşlerden biri de kültüruygarlı

k ayrımıdır. Ziya Gökalp kültür-uygarlık ayrımı Batılı sosyologların gelişmişgelişmemiş,

az gelişmiş, Doğu-Batı toplum ayrımlarına karşılık ürettiği bir açıklama

biçimidir. Kültür Doğu’da, uygarlık Batı’dadır. Biz de kültürümüzü koruyarak

Batıdan uygarlık alarak yeni bir sentezle Batı tipi bir toplum oluşturacağız ve geri

kalmışlıktan kurtulacağız.

Kültür ulusal, uygarlık uluslararasıdır. Kültür; çevreye, yerele; uygarlık merkeze

aittir. Hisler, değerler, ülküler, gelenekler, töreler, güzel sanatlar, ahlak, sözlü

ve yazılı edebiyat, dil, din, hukuk, iktisat ulusun kültürünü oluşturur. Kültürel de-

ğerler orijinalliği, sadeliği, doğallığı, derinliği ifade eder ve toplum şuuru altında

gelişir. Kültür subjektiftir. Akıl, bilim, bilgi, yöntem ve teknoloji ise uygarlığın bileşenleridir.

Uygarlığa ait değerler, bilinçli olarak doğar, gelişir. Uygarlık objektiftir.

Uygarlık aynı gelişmişlik düzeyinde bulunan birçok ulusun toplumsal yaşayışının

ortak toplamıdır. Öznel nitelik taşıyan unsurlar kültüre, nesnel nitelik taşıyan unsurlar

uygarlığa aittir. Sanayileşmiş Batılı toplumlar uygarlık, sanayileşememiş Batı

dışı toplumlar kültürel açıdan zengindir. Bir ulusun uygarlık düzeyi arttıkça, kültür

düzeyi zayışamakta, bozulmaktadır.

Ziya Gökalp, kültürü oluşturan bileşenlerin aynı zamanda uygarlığı oluşturdu-

ğunu, kültürle uygarlığın ayrıştırılamayacağı gerçeğini de kabul eder. Akıl, bilgi,

yöntem gibi unsurların kültürde olmadığını söylemek mümkün değildir. Diğer

yandan, kültürü oluşturan unsurlar birkaç ulusun ortak paydasına dönüşmesi ile

uygarlığın bileşenleri olabilir. Gökalp’e göre kültür uygarlığa mal edilmedikçe,

ulus tarafından benimsenemez. Yalnız aydın sınıf tarafından kabul edilen uygarlık,

ulusun kültür hayatında yabancı ve zararlı bir unsur olarak kalır. Bir ulusun güçlü

oluşu, onun kültür ile uygarlığı denge haline getirmesi ile mümkün olur.

Gökalp’e göre kültürün dışarıdan alınmasına gerek yoktur. Buna karşın teknik

bilgi dışarıdan alınabilir. Batı düzeyine ulaşmak için Avrupa’dan sadece teknik anlamı

nda uygarlık almak ve onu Türk kültürü ile yeniden şekillendirmek, Türkiye’nin

gelişmesini sağlayacak tek yoldur. Uygarlık, insanlığın ortak malı olduğu

için kolayca başka bir yerden alınabilir. Oysa kültür dışarıdan alınamaz (Kaçmazoğ

lu, 2003: 158-166).