Ziya Gökalp’in Ekonomi Sosyolojisi

PAYLAŞ

 

 

Ziya Gökalp milliyetçi, korumacı, devletçi ve dayanışmacı bir ekonomi anlayışını
1910’lardan itibaren oluşturmaya başlamıştır. II. Meşrutiyet döneminde devletçi bir
ekonomi anlayışı benimsemiş ve Batılı anlamda “millî burjuva” oluşturulması için
çaba harcamıştır. Bu bağlamda, ulusal burjuva yaratma adına devletçiliği ve millî
ekonomi anlayışını kabul eden Gökalp, sosyalizme, sınışı toplum yapısına, sınıfsal
bilincin gelişmesine karşı çıkmıştır. Sınıfsal dayanışma yerine mesleki dayanışmayı
ve mesleki temsil sistemini esas almıştır.
Gökalp, bireyin kültüre uyumunun eğitim,teknolojiye uyumunun iseöğretimle olduğunu belirtir.Bu bağlamda kültür milli,teknoloji uluslararasıdır.

Ulusal bir burjuva sınıfı oluşturmak milliyetçiliğin temel söylemlerinden biridir.
Ziya Gökalp de “millî burjuva”ziyi yaratacak olanakların oluşması için çalışır. Gökalp’e
göre hangi ulusta hükümet ekonomik sınışara dayanırsa orada güçlü olur.
Tüccar ve iş adamı da salt kendi yararı için hükümetin güçlü olmasını ister. Hangi
ülkede hükümet memurlar sınıfına dayanırsa orada daima güçsüzdür; çünkü işinden
çıkarılmış memurlar iş başına geçmek, görevdeki memurlar daha yüksek bir
kata yükselmek için daima var olan hükümeti düşürmeye çalışırlar. Gökalp ekonomide
zaman zaman korumacı, zaman zaman da liberal ekonomi teorilerine yakın
durmuştur. Fransız sosyolog Emile Durkheim ve Alman ekonomist F. List’ten esinlenen
bir sosyal devlet anlayışına sahip olan Gökalp’e göre ekonomide bağımsız
olmadan siyasal bağımsızlık olmaz. Ekonomik bağımsızlık ise, bir yandan yatırım
yapabilecek, üretime katkı sağlayabilecek bir millî burjuva sınıfı oluşturmakla, di-
ğer yandan Batılı devletlerin ekonomik baskılarına son vermekle olur (Kaçmazoğ-
lu, 2003: 104-109; 174-183).