Walter Kaufmann – Dostoyevski’den Sartre’a Varoluşçuluk

Walter Kaufmann – Dostoyevski’den
Sartre’a Varoluşçuluk

(Dostoyevski’den Sartre’a varoluşçuluğun) ortak özelliği
koyu bireycilik…

Dostoyevski

Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ında işittiğimiz
bütünüyle yepyeni bir sestir.

Kendi kendine yeten,

Güçsüzlüğünü de bilen (…) bir kafanın dramı.

…bireyciliğin işitilmemiş bir ezgiler ezgisidir.

Dostoyevski’nin bu kitapta yarattığı insan, gelenekçi
Hıristiyanlığın deyimiyle bozulmuş durumdadır.

Dostoyevski Hıristiyandı.

Yahudiliğin, Katolikliğin, Batı-Rusya ulusçuluğunun azılı
düşmanıydı. (s. 11)

Kierkegaard

Kierkegaard bir birey olarak çıkar karşımıza, Dostoyevski
ise bize bir dünya sunar. İkisi de son derece rahatsız edicidirler.

Kierkegaard Eski Yunan bilgeliğine başkaldırmaktaydı:
felsefede olsun, Hıristiyanlıkta olsun saldırdığı şey, Eski Yunan’ın
kalıtlarıydı. (s. 14)

Tanrı, İbrahim’i sınadı.

Kierkegaard için bu, (…) insanın yazgısıdır. Dünyanın bir
payı yoktur bunda; hiçbir yardımı yoktur. Burada insan vardır, bir de “gerekli
bir şey”: Karar.

Ona göre ahlak iyiyi görme değil, bir karar verme sorunudur.
(s. 15)

Tutkunun sonuçları tek güvenilecek sonuçlardır. Çağımızın
yoksun olduğu şey düşünce değil tutkudur. (s. 16)

Nietzsche

Ölüm ile korku, Heidegger’in düşüncesinde de ağır basar;
ölüm ile başarısızlık, Jaspers’de en önemli noktalardır.

Kierkegaard “varoluş” düşüncesini ilk ortaya atandır. (s.
20)

Jaspers

Jaspers’i büyük ölçüde etkileyen (…) yalnız Kierkegaard’dır.

Her içerik bütün içerikleri aşmak için bir araçtır ancak.
(s. 26)

Sokrates Atinalı gençleri her şeyden önce kişiliği ile
ardından sürüklemiştir.  

(Sokrates) …ahlakın gövdeleşmiş biçimiydi. (s. 27)

Heidegger

Onun için, gerçek sakınca (…) Varlık’tan yoksun kalmamızdır.
(s. 38)

Sein und Zeit’da birkaç adım ilerlemeyi deneyen insan
düşüncesi bugüne değin bu yapıtın ötesine geçememiştir.

Platon üstüne yazdığı bir denemede, onun “gerçek
öğretisi”nin (…) Nietzsche’de sona eren bütün Batı Felsefesi geleneğinin
başlangıcı olduğunu söylemiştir. (s. 39)

…gelenekçi varlıkbilim varlıkları olduğu gibi incelemekten
öteye geçemezken, Heidegger doğrudan doğruya Varlık’ın derinliklerine inmek
istiyordu.

…buna insan varlığını çözümlemekle girişmeyi denedi. (s. 41)

Heidegger, yansıtıcı düşünce yerine (…) anımsayan
bir düşüncenin geçmesini önerir.

Unutulanları anımsamaya, diriltmeye çalışmalıyız;
varlıkları değil, Varlık’ı; yalnızca nesneleri değil, bir parçası olduğumuz
bütünü…
(s.
43)

Sartre

L’etre et le neant

Kitaptaki bağlılık, karar, korku, ölüm üzerine açıklamalar
yaşam doludur. (s. 45)

Sartre’ın düşüncesinde en-soi (kendinde) kendi içinde
sınırlı kalan varlıktır, masa gibi nesnelerin varlığıdır. Pour-soi (kendi için)
kendi kendinin bilincinde olan varlıktır. (s. 48)

Şimdiki durumumuz bütünüyle düşüncelerimizin sonucudur. (s.
52)

Ders Veren Öykü

Kierkgaard bir Hıristiyan olmanızı ister; Nietzsche “insan
ol, beni izleme hem yalnız kendini izle!” der; Heidegger Varlık’ı unutmamızı
önlemek ister. Hepsi de, gerçeğe dayanan yaşamla, gerçeğe dayanmayan yaşamı
karşılaştırır. (s. 57)

Türkçeleştiren: Akşit Göktürk

Yapı Kredi Yayınları

3. Baskı, Haziran 2001