Saint Simon: Ensüstri Toplumu ve Sosyoloji

Yeni Din
Bilim ve endüstri ile birlikle laikliğin hakim olduğu endüstri toplumunda gelenek- ler azalmış, toplumu önceki çağlarda bir arada tutan din, endüstri toplumunun la- ik yapısı altında zayışamıştı. Saint Simon’a göre geleneksel otorite biçimleri artık meşru kabul edilmediği için endüstri toplumunda ahlaki bir boşluk ve buna bağlı olarak toplumsal bir kriz meydana gelmişti. Saint Simon, bu krizi çözmek ve ahla- ki boşluğu doldurmak için yeni, dünyevi, laik bir din önermiştir. Bu yeni din yeni toplumun ahlaki temelini oluşturacak ve toplumsal birliği sağlayacaktır. insan dü- şüncesi artık ‘aydınlanmış’ olduğu için Ruhban sınıfı önceki çağlardaki gibi toplu- mu bir arada tutacak gücü gösteremeyecekti. Bu nedenle toplumun yeni dini lider- lerinin bilim insanları olması gerekiyordu. Bu dinin öncüleri de önde gelen bilim ve sanat insanları ile sanayiciler, yani çıkarları kitlelerin çıkarlarından farklı olma- yan insanlar olacaktı (Swingewood, 1998:58).
Saint Simon, başında dünyanın önde gelen sanatçı ve bilim insanlarının oldu-
ğu, hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde geçerli olacak olan ve kardeşlik ile evrensel sevgiye dayalı, her türlü hurafeden arınmış bir etik olan bu yeni dini Newton’a adıyor ve Yeni Hıristiyanlık olarak da adlandırılan “Newton Dini”ni öne- riyordu (Pickering,  1993:68).  Özetle  Saint  Simon,  endüstri  toplumunun  yönünün ve düzeninin aylaklar tarafından değil, bilim adamları ve sanayiciler tarafından be- lirlenmesi gerektiğini, bu  toplumdaki  krizin  de  pozitivizme  dayanan  yeni  bir  din ile çözülebileceğini savunuyordu. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Saint Si- mon’un dini, aydınlanmış olan insanların cahil insanları yönetmelerini sağlayan bir dizi genel bilim uygulaması şeklinde düşünmesi, yani yeni dini toplumsal dü- zeni sağlayacak ve kitlelerin bu yeni düzene uymasını sağlayacak siyasal bir araç olarak görmesidir.
Saint Simon, yeni dinin ahlaki temelini oluşturacağı bu yeni toplumsal aşama- nın ortaya çıkabilmesi için önce toplumsal bir kargaşa yaşanacağını ve yeni düze- ne geçişin kolay olmayacağını vurguluyordu. Ona göre bu geçiş dönemini hızlı ve kolay bir şekilde atlatmanın yolu, ‘sosyal fizik’ olarak adlandırdığı bilimden geçi- yordu. Toplumun pozitif bilimi olan sosyal fizik sayesinde toplumsal yasalar orta- ya konabilecek, toplumun ihtiyaç duyduğu reformlar bu yasalara göre yapılacak, toplum bu yasalara göre yönetilecekti.