RIFÂİYYE

RIFÂİYYE
Ahmed Rıfâî (Ö.578/1182) tarafından kurulmuştur. Ahmed Rıfâî, seyyid-nesebdir. Tasavvuf yoluna girişi dayısı Mansur Batâihî vasıtasıyladır. Ancak onun asıl mürşidi Ali el-Vâsitî el- Kureşidir. Dayısının vefatmdan sonra onun dergâhında yerine postnişin olmuştur. Şâfiî mezhebinde fakîh olan Rıfâî 578/1182’de vefat etti. Kabri bugün çöl haline dönüşen Vâsıt şehrindedir. Hikem-i Rifâiyye, el-Burhânü’l-müeyyed, el-Me- câlisü’s-seniyye ve Hâletü ehli’l-hakîka maaliah gibi eserleri vardır. Eserlerinin tamamına yakın kısmı Türkçeye çevrilmiştir.
Ahmed Rıfâfnin bazan Batâihiyye, bazan Ahmediyye ama daha çok Rifâiyye diye anılan tarikatı, Kâdirîlik ve Yesevîl- ik’ten sonra kurulan ilk tarikat sayılmaktadır.
Rifâiyye, Ahmed Rıfâi’den sonra genellikle Ortadoğu, Ana-dolu ve Balkanlarda yayılmıştır. Osmanlı Devletinin kuruluşu yıllarında Anadolu’nun muhtelif yerlerinde Rıfâî dergâhlanna rastlanmaktadır. O yıllarda Anadolu’yu gezen Arab Seyyâh İbn

Batûta, Anadolu ve Balkanlarda gördüğü ahî zâviyeleriyle bir-likte Rıfâî dergâhlarına da işaret etmektedir.
Ahmed Rıfâî ve Rıfâîlik üzerine geniş bir eser kaleme almış
bulunan Ken’an Rıfâî tarikatın usul ve erkânını anlatmaktadır.

Riyâzat ve mücahede ağırlıklı olan tarikatta biri hilafet, diğeri Muharremiyye olmak üzere ahlâkın tehzib ve güzelleştirilmesi için kırk gün süreyle yapılan iki tür halvet vardır. Bu halvette sâlik oruç tutacak, iftarla sahuru mürşidin tarifi üzere yapacak¬tır. Bu halvette sâlik bütün ibadet, riyâzet ve davranışlarıyla rü¬ya ve vâkıalanyla şeyhinin gözetiminde bulunurdu. Muharre¬miyye halveti, Muharrem ayının yedi gününde yapılırdı.
Bu iki halvet türünden başka, diğer mürîdler için yine Mu-harremin birinci gününden başlayan abdestli olmak, oruçlu bu-lunmak, eşiyle yatmamak, hayvan eti yememek ve sükûtu ihti¬yar etmek şeklinde icra edilen bir halvet türü daha vardı.
Rıfâîler, siyah sank sararlar, seccade üstünde otururlar ve âyin, zikir törenlerinde def ve bendir çalarlar. Zikir ve âyin sıra-sında Rıfâîler, “burhân” adını verdikleri şiş vurmak, ateşe girmek ve cam çiğnemek gibi “havârık” izhar ederler.
Rıfâî tarikatı, Osmanlı ülkesinde son yıllara kadar etkinliğini sürdürmüştür. Abdulhamid Han’ın saygı duyduğu Şeyh Ebu’l- Hüdâ Efendi, Rıfâîdir. Rıfâîyye tarikatının Sayyâdiye, Kayyâli- ye, Nûriye, Izzîye, Fenâriye ve Burhâniye gibi kollan vardır.