Martin Heidegger – Nietzsche’nin Platonculuğu Tersine Çevirmesi

Martin Heidegger – Nietzsche’nin Plantonculuğu Tersine Çevirmesi

Platon’un güzellik ile doğruluğun ilişkisi konusundaki görüşü, bakışımızı keskinleştirmek için boydan boya katedildi.

Güzellik ile doğruluk, ikisi de, varlıkla ilişkilidir, dahası ikisi de, varolanın varlığının örtüsünün açılması kipinde. Doğruluk felsefenin düşünmesinde varlığın dolaysız, kendini duyusal olana sokmayan, başından başlayarak ondan kopan, açılmasıdır. Güzellik ise, tersine, varlığın, duyusal olana dönüp bağlanan, onun içinden geçerek bağımlılaştıran dönülmüşlüğüdür. Güzellik ile doğruluk kopuşa girmişlerse, ilkin birbirlerine ait oldukları bir birlikte bulunmalılardı. Bu birlik yalnızca varlık ve onunla olan ilişki olabilir.

Nietzsche’nin felsefesi, kendi tanıklığına göre, tersine çevrilmiş bir Platonculuktur. (s. 134)

Platon için duyu üstü olan hakiki dünyadır. Duyusal ola aşağıda görünür dünya olarak durur. Yukarıda olan daha başından ve tek başına ölçü veren ve öylelikle de arzulanır olandır. Tersine çevrilmeden sonra, duyusal olan, görünür dünya yukarıda ve duyuüstü olan, hakiki dünya aşağıda yatmaktadır. Görünür dünya, ne olursa olsun ancak hakikisinin karşıtı olabilir. (s. 135)

Eylül – 1888 – Putların Batışı

Plantonculuk tarihinin, ondan dönüp çıkmakla sonuçlanan altı bölümü şöyle:
1- Hakiki dünya, ulaşılabilir, bilge olan… onun içinde yaşar, o, odur. O, erdemli olan için ulaşılabilirdir.
Burada yatıyor erdemin duyusal olandan ayrılan olması, varolanın varlığına, duyusal dünyanın en yakın olanının yadsınmasının ait olması. Hakiki dünya bir öğreti nesnesi değil, varoluşun gücü, özünden aydınlatan, saf, örtüsüz görülmedir.
2- Hakiki dünya, şimdilik ulaşılamaz, ama bilgeye, iyi inançlıya, erdemliye (nedamet getiren, günahkara) vaadedilmiş. Duyuüstü, öte dünya olarak vaadedilmiştir. Yeryüzü “bu dünya” oluyor. İnsanın özüne ve varoluşuna kırılmışlık geliyor. (s. 137)
3- Hakiki dünya. Düşünülmüş olmakla bile bir avunç, bir ödevlendirme, bir buyruk.
4- Hakiki dünya. Ulaşılamaz… bilinemeyen… (s. 138)
Kant’a göre ilkece hiçbir bilginin varamayacağı duyuüstünün geri çevrilmesi.
Durup düşünmenin ilk dürüstlük şafağıdır. – Nietzsche yeni bir günün gelişini görüyor. (Akıl).
5- Hakiki dünya. Artık hiçbir işe yaramayan bir fikir, artık daha ödev bile vermeyen, gereksiz, yüzeysel hale gelmiş bir fikir, dolayısıyla çürütülmüş bir fikir: Atalım gitsin.
6- Hakiki dünya artık gitti, (s. 139)
hangi dünya kaldı geriye. (s. 140)

Hakiki dünya, duyuüstü olan ve görünür dünya, duyusal olan, birlikte saf hiçliğin karşısında duranı oluşturur: Bütün varolan. İkisi de atılıp giderilince, herşey boş hiçliğin içine düşer. Nietzsche bunu kastediyor olamaz, çünkü nihilizmin her biçimiyle aşılmasını ister. (s. 141)

Çeviren: Oruç Aruoba
Nietzsche: Kayıp Bir Kıta
Cogito, Sayı: 25, Kış 2001