Kelbiler Kimdir, Tarihi, Özellikleri, Hakkında Bilgi

36

Kelbiler. 947-1053 yıllan arasında Sicilya’yı yöneten yarı bağımsız vali ailesi.

Fatımî Halifesi Mansûr-Billâh’ın Benî Taberî isyanını bastırmak için Hasan b. Ali el-Kelbî’yi yarı müstakil idare yetkisi vere­rek Sicilya’ya göndermesi (335/947) üze­rine başlayan Kelbîler döneminde adada

Bizans hâkimiyetinde kalan son şehirler de fethedilmiş ve akınlar Güney İtalya’ya taşınmıştır. Hasan b. Ali, Benî Taberî is­yanını bastırmasının ve isyancıları malla­rını müsadere ederek İfrîkıye’ye gönder­mesinin ardından kuzeye yöneldi ve Gü­ney İtalya sahillerine akınlara başladı. 950’de Bizanslılar’ı mütarekeye mecbur etti. İki yıl sonra aldığı takviye kuvvetle­riyle geri dönerek Kıllevriye (Calabria) böl­gesindeki Reyyû (Reggio) şehrini ele geçirdi ve buraya büyük bir cami yaptırdı; fakat cami uzun ömürlü olmadı, kendisi­nin ayrılması üzerine hıristiyan çoğunluk tarafından yıkıldı. Hasan b, Ali, Mansûr-Billâh’ın ölümünden (341/953) sonra ye­rine oğlu Ahmed’i bırakarak yeni halife Muiz-Udîniliâh’ın yanına gitti ve onun en önemli kumandanı olup Sicilya valiliğine bir daha dönmedi. 3S1 (962) yılında oğlu Ahmed yedi aylık bir kuşatmanın ardın­dan Tabermîn (Taormina) Kalesi’ni fethet­ti ve adını Halife Muiz-Lidînillâh’a atfen Muizziye olarak değiştirdi. 354’te (965) Ahmed’in yardım çağrısı üzerine halife tarafından güçlü bir orduyla Sicilya’ya gönderilen Hasan b. Ali, Bizanslılar’] de­nizde ve karada büyük bir bozguna uğ­rattı; ardından Ramte’yi (Rametta) kuşat­tı. Şehir fethedildiyse de kendisi kuşatma sırasında öldü. Onun ölümü üzerine ada­daki hâkimiyetin tamamıyla bu kuvvetli aileye geçmesinden korkan Muiz-Üdînillâh idarede birtakım değişiklikler yapma­ya yöneldi ve on altı yıllık başarılı hizme­tini dikkate almadan Vali Ahmed’i ve bü­tün Kelbîler’i İfrikıye’ye çağırdı; onun ye­rine de Hasan b. Ali’nin azatlısı Yaîş’i vali tayin etti (358/969). Fakat halk bundan memnun kalmadı ve yer yer ayaklanma­lar başladı. Durumun kötüye gittiğini gö­ren Muiz, Yaîş’in yerine Ahmed’in kardeşi Ebü’I-Kâsım’ı getirdi; böylece Sicilya’nın yönetimi yıkılıncaya kadar bir daha değiş­memek üzere tekrar Kelbî ailesinin eline geçmiş oldu. Kelbîler, Fâtimîler’in hilâfet merkezini Mehdiye’den Kahire’ye taşıma-lanyla (361/972) bağımsızlıklarını ilân et­mek için bir fırsat yakalamalarına rağ­men hiçbir zaman bu yolu denememişler ve şeklen İfrîkıye’de yönetimi devralan Zîrîler’e bağlı görünseler de daima Fatı­mî halifelerine sadık kalmışlardır.