GİRDİ-ÇIKTI

 

GİRDİ-ÇIKTI

 

Girdi-çıktı analizi,
ekonominin sektörle­ri ya da endüstrileri arasındaki üretim iliş­kilerini
inceleyen ve bu ilişkileri iç tutarlı­lığı olan bir çerçevede sunan deneysel
bir analiz yöntemidir.

Milli gelir ve kısmi
denge analizleri eko­nomide bir çok deneysel problemin irde-lenm esinde yeterli
bir çerçeve oluşturma­maktadır. Örneğin, otomobil talebinde ortaya çıkacak bir
artış ekonominin diğer kesimleri üzerinde, dayanıldı ev tüketim aletleri ya da
giyecek mallarına olan talep artışından daha farklı etkiler ortaya çıkracaktır.
Ancak bu tür farklılıkları, milli gelir analizi gibi genel denge modellerin­de
ayrı ayrı göstermek mümkün değildir. Benzer şekilde, örneğin gelecekteki elek­trik
enerjisi talebini tahmin ederken, sa­dece mevcut enerji piyasasının kısmi den­ge
analizi yeterli olmamakta, enerji kulla­nan endüstrilerin üretiminde muhtemel
değişmeleri de hesaba katmak gerekmek­tedir. Bu açıdan ekonominin değişik sek­törleri
ya da endüstrileri arasındaki karşı­lıklı bağımlılık ilişkilerinin incelenmesi
ve bunların tutarlı bir çerçeve içinde sunul­ması zorunlu hale gelmektedir.

İktisat literatüründe
sektörler ya da en-düstrilerarası modellerin başlangıcı, Qu-esnay’ın
“Tableau Oconomique” çalışma­sına dayandırılmakla birlikte, bu model­ler
modern anlamda Walras’ın Genel Denge Modeli’ne(1877) dayanır. Bu mo­del bir
takım tüketici gelir ve harcamala­rı, her sektör içindeki üretim maliyeti,
toplam mal ve üretim faktörleri, arz ve ta­lep denklemlerini içine almakta ve
maksi-mizasyon varsayımı altında “denge” fiyat ve miktarlarını
belirlemektedir. Ancak (iktisat teorisinin geneli için de geçerli olan bir
eleştiri olarak) ekonomik realite hakkında varılan bazı sonuçlar modelin formel
özelliğinden çıkartabilmekte, an­cak sistem formüle edildiği şekliyle deney­sel
ispatlamalara yaramamaktadır.

Bu bağlamda,
sektörlerarası ilişkilerin deneysel olarak incelenmesi ilk kez W. Le-ontiePin
Girdi-Çıktı Analizi (1936,1951) adlı eseriyle başlamıştır. Girdi çıktı anali­zi
ekonominin sektörleri ve endüstrileri arasındaki üretim ilişkilerini iç
tutarlılığı °lan bir çerçevede sunan ve bugün gerek gelişmiş gerekse gelişen
ekonomilerde çe-Irtli alanlarda yaygın biçimde uygulanan Standard bir analiz
yöntemi niteliğindedir. Yöntemin en belirgin avantajların­dan birisi de,
oldukça basit bir yaklaşım ve ilişkilerin hesaplanabilir nitelikte olu­şundan
kaynaklanmaktadır.

Girdi-Çıktı Tablosu’nu
düzenlemek için; ekonomi çeşitleri sektörlere ayrılır ve bu sektörlerin
karşılıklı girdi ilişkileri belirlenir. Herhangi bir sektör için top­lam talep
(Keynesyen yaklaşıma paralel olarak) yatırım, tüketim, ihracat gibi ni­hai
talep kalemleri ile diğer endüstrilerin bu sektörce karşılanan girdi taleplerin­den
oluşmaktadır. Her sektörün toplam üzerimi ise diğer endüstrilerden elde edi­len
girdiler ve sektör tarafından yaratılan katma değerden oluşmaktadır. Girdi-Çık­tı
Tablosu, genel denge analizinde olduğu gibi ekonomiyi mikro birimlere (firma,
hanehalkı vb.) değil, sektörlere (endüstri­lere) bölmekte, bu tarz bir bölünme
ise te­orik değil, tümüyle deneysel bir nitelik ta­şımaktadır.

Analiz ana hatlarıyla
aşağıda gösteril’ mistir:

xj= i sektörü
çıktısı                        

xj: = i sektörü
çıktısının j sektörü üreti­mine kullanılan bölümü

y; = i sektörü nihai
talebi

v: = j sektöründe
yaratılan katma değe­ri, göstersin.

Buradan aj; = Oij/xj,
yani i ve j sektörleri arasındaki teknik üretim katsayısı hesap­lanabilir. Bu
katsayı I birimlik j sektörü üretimi için gerekli i sektörü girdisini gös­termektedir.
Ekonomidensektöriin birbi­riyle ilişkisi aşağıdaki gibidir:

xl

X2

xl

alla12-

•aln

xl

 

a21a22-

•aln

X2

+

anl an22

•••anr

xn

 

yi

Y2

Matriks notasyonu île
bu şöyle ifade edile­bilir: x= Ax+y

Burada A matriksi
sektörler-arası üretim ilişkilerini vermekte ve teknik üretim kat­sayılarından
oluşmaktadır. Bu denklem x için çözülürse

x= (I- A)~*y
bulunur.          ^

Burada (I-A)”1
matriksinin bir elemanı, j sektörü nihaî talebinde 1 birim artış oldu­ğunda, i
sektörünün dolaylı ve dolaysız olarak üretimini ne miktarda arttıracağı­nı
vermektedir.

Girdİ-çiktı
analizinde, her sektörün üre­tim fonksiyonu lineer ve homojen olup, hesaplarda
kolaylık amacıyla üretim kat­sayıları sabit alınmaktadır. Analize giren nihai
talep kalemi (y) ise modele genelde dıştan verilir (Statik olan bu model, sabit
tüketim katsayılarının hesaplanması sure­tiyle tüketim, sektörlere ait
hızlandıran (accelator) ya da sermaye-hasıla (capi-tal-output) oranlarıma hesaplanması
su­retiyle yatırım talebi model tarafından çö­zülen endojen değişken haline
getirilerek dinamik hale de getirilebilir. Girdi-çıktı analizi yardımıyla,
nihai talep ile katma değer arasındaki ilişki (çıktı yak­laşımı) ve katma değer
kalemlerinin fiyat­larındaki (örneğin faiz oram, ücret haddi) veya ithalat
fiyatlarındaki değişimlerin ürün fiyatları üzerindeki etkileri de hesap­lanabilir.

Teknik üretim
katsayıları (a;; geçmişe ait rakamlardan ve istatistik! yöntemlerle ya da
eldeki projelere göre hesaplanabilir. İstatistiki veriler gelişmiş
ekonomilerde, gelişen ekonomilere oranla daha sağlıklı olup, katsayıların daha
doğru tarzda tah­minine elverişlidir.

Ancak, gelişmiş
ekonomilerde girdi-çıktı analizinin bir planlama metodu olarak

önemi nisbi olarak
daha azdır; zira bu ekonomilerde piyasaların nisbeten reka­bete dayalı yapısı,
sermaye temin imkân­larının fazlalığı ve sermaye hareketliliği­nin yüksek
oluşu, toplam arzın toplam ta­lebe uyumunun daha süratli ve fiyatlar yo­luyla
gerçekleşmesine imkân tanımakta­dır. Gelişmekte olan ekonomilerde ise fi­yat
mekanizmasının yeterli etkinlikte ve süratte işlememesi toplam arzın toplam
talebe uyumunda devlet müdahalesini ve planlamayı zorunlu hale getirmekte, bu
bağlamda girdi-çıktı tabloları önemli ya­rarlar sağlamaktadır. Diğer yandan gir­di-çıktı
analizlerinin gelişmekte olan ülke­ler için ekonometrik yöntemlere göre da­ha
uygun olduğu söylenebilir. Çünkü, ge­lişmekte olan ülkelerde ekonominin yapı­sında
meydana gelen değişmeler ve dönü­şümler marjinal boyutlarda değil, büyük
boyutlarda ortaya çıkmakta, buna karşın “marjinal analiz’e dayalı
ekonometrik yöntemlerle bu değişmelerin izlenmesi ve irdelenmesi pek mümkün
olmamaktadır. Teknik katsayıların sık sık revize edilmesi ve verilerin daha
sağlıklı hale getirilmesi şartıyla, girdi-çıktı analizi planlama ve projeksiyon
çalışmalarında daha uygun bir yöntem olarak benimsenebilir. Girdi-çıktı
analizinin başlıca kullanım alanları arasında ekonomik yapının anali­zi, kamu
ve özel sektör kuruluşlarında fa­aliyet programlaması ve ileriye dönük tah­minler
sayılabilir.

Adnan BÜYÜRDENİZ
Bk.Veıimlilik