32.Dindarlığı Etkileyen Faktörler

Bu ünitede, dindarlığın yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, sosyo-ekonomik durum, kırsal-kentsel çevre durumu ve medeni durum olmak üzere 6 demografik değişkenle ilişkisi ele alınmaktadır. Günümüze kadar gerek Batı’da ve gerekse ülkemizde yapılan çok sayıda araştırma, söz konusu ilişkinin çok çeşitli ve çok boyutlu olduğunu göstermektedir. Kuşkusuz bu çeşitliliğin ortaya çıkmasında, dine yüklenen anlamların ve bu anlamlara göre oluşan dindarlık biçimlerinin farklılığı, belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu nedenle konuya girmeden önce dine yüklenen anlamları ve bunların dindarlıktaki yansımalarını kısaca hatırlamak yerinde olacaktır.

Demografik değişkenler ile dindarlık ilişkisine dair bulgular, çoğu zaman çeşitli değerlendirme yöntemlerinin ve karmaşık istatistik işlemlerinin sonucunda ortaya çıkmaktadır. Metinde anlaşılırlık hedeflendiği için teknik detaylara yer verilmemektedir. Ancak, detaylar için kaynakçada gösterilen akademik eserlerin yöntem bölümlerinden yararlanabilirsiniz.
Dinin ve dindarlığın tanımı ile ilgili geniş açıklamalar için Asım Yapıcı’nın Ruh Sağlığı ve Din adlı kitabının ilgili bölümlerinden yararlanabilirsiniz.
 

Dindarlık, en genel anlamıyla bireyin bağlandığı dinin kendi hayatındaki özel yansımasıdır. Yani dindarlık, bireyin kendine has din algısı ve yorumuna dayanır. Tek bir dine inanan bir toplumda bile, esasen inanların sayısı kadar dindarlık biçimlerinden bahsedilebilir.
Yukarıda açıklanan bilgilerden ve çevrenizdeki örneklerden hareketle dindarlığın kesin olarak tanımlanamazlığı ve çeşitliliğini doğuran başlıca faktörler hakkında fikir yürütünüz.
 
Din tek boyutlu olmadığı gibi dindarlık olgusu da tek bir etkenle sınırlı değildir. Demografik değişkenler adı verilen insani ve toplumsal şart ve durumlarla dindarlık arasındaki ilişkinin psikolojik ve sosyo-kültürel koşullara bağlı olarak çeşitlilik arz ettiği görülmektedir. Konunun devamında demografik değişkenlerin dindarlık üzerindeki etkileri, yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulgular eşliğinde etraflıca ele alınmaktadır. Ancak, daha öncesinde bu noktada bilinmesinde yarar gördüğümüz bir husus dile getirilmelidir. Genel olarak din psikolojik çalışmaların, özel olarak da dindarlıkla ilgili çalışmaların büyük çoğunluğu Batı kaynaklıdır. Bunun temel nedeni, ilgili çalışmaların Batı dünyasında uzun bir geçmişe sahip olması ve çok sayıda gerçekleştirilmesidir. Dolayısıyla metin içerisinde değişkenlerle ilgili yapılan değerlendirmelerde daha çok Batı’ya ait bulguların aktarılması doğal karşılanmalıdır. Bununla birlikte ülkemizde yapılan araştırmalar da göz ardı edilmeyecektir.