Thomas De Quincey – Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet

Thomas De Quincey – Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak
Cinayet
Cehennem
Ateşi Kulübü

Erdemi
Ortadan Kaldırma Derneği

Cinayet
Konusunu İyi Bilenler Derneği

“…zevkin
istedikleriyle suçun istedikleri aynı şey olmuş.” Lactantius

…bir cinayet
işlenirken orada bulunmak bile bir insana suç ortaklığı yüklüyorsa; cinayeti
sadece seyretmek bile bizi onu işleyenle aynı suça ortak ediyorsa, bundan
zorunlu olarak şu sonuç çıkar: arenalarda işlenen bu cinayetlerde, öldürücü
vuruşu yapan el, hiçbir şey yapmadan onu seyredenin elinden daha fazla kana
bulanmış değildir. (s. 7)

Bir adam
kendisine filozof diyorsa ve buna karşın hiç canına kastedilmemişse, kafasının
bomboş olduğu konusunda içiniz rahat olabilir. (s. 18)

Des Cartes

Kant

Spinoza

Locke

…ben cinayet
sanatında virtüözüm ama işin ayrıntılarında biraz tekniğimi geliştirmek
arzusundayım ve senin boğazının o geniş yüzeyine tutuldum, onun müşterisi
olmaya kararlıyım. (s. 34)

“Aklın en
soylu işlevlerinden birinin, bu dünyadan çekip gitme zamanının gelip
gelmediğini bilmek” olduğunu söylüyordu (Aurelius). Hiçbir tür bilgi böyle bir
bilgiden daha ender olmadığına göre, insanlara böyle az bulunur bir bilgiyi
karşılıksız olarak ve kendisi için hiç de küçük olmayan tehlikeleri göze alarak
vermeye girişen kişi herhalde son derece insansever biri olmalıdır. (s. 37)

…cinayet
işlemeye uygun insan türü,

Öldürülecek
kişi (…) …bunun iyi bir insan olması gerektiği sanırım açıkça bellidir, (s. 39)

“Ben biley
taşının yaptığını yapacağım, demiri keskinleştirme gücü olan, kendisinin ise
kesme şansı olmayan.” Horatius

İnsan bir
cinayetle karşılaşınca, gözlerini, kulaklarını ve anlama yetisini pantolon
cebine koymak zorunda değildir. Düpedüz koma halinde değilse, sanırım, beğeni
açısından bir cinayetin öbüründen daha iyi veya kötü olduğunu görmesi gerekir.
(s. 45)

…öldürülmeye
en elverişli insan bir dosttur. (s. 69)

Hayat boyu
sürecek ciddi sonuçlar bazen ne denli önemsiz rastlantılara bağlı oluyor. (s.
72)

Şiddete
yatkın insanlar, hem aşırı kendini beğenmiş olduklarından hem de gerekli
alışkanlıkları edinemediklerinden, özellikle bu tür uğraşların istediği
nitelikleri taşımazlar. (s. 85)

Türkçeleştiren:
İsmet Birkan

Ayraç
Yayınları, Ekim 1998, Ankara