Süleyman Kazmaz – Rize Dokumaları El Sanatı Merkezi

Süleyman
Kazmaz –
Rize Dokumaları El Sanatı Merkezi Bizim Eller

Feretikodan genellikle gömlek dikilirdi ki,
buna iplik gömleği denirdi.

Geçmiş dönemlerde Rize yöresinde daha çok
feretiko gömlek giyilirdi. Keten bezinden de gömlek üretilirdi.

…ketan, daha çok ticaret ve ihraç malıydı.
Köylerde dokunan ketan bezi tüccarlar tarafından satın alınır ve ihraç
edilirdi.

Rize bölgesinde dokumacılığın temel maddesi
kendirdi.

…makinelerle dokunan ve Rize bezi alarak
satışa sunulan ürünler el işi kumaşların yerini aldı.

Rize dokumasının ham maddesi kendir ve pamuk
ipliğidir.

Kendir tohumu toprağı iyi olan yere ekilirdi.
Ayrıca kendirin çok miktarda yetişmesi için toprağa bol gübre konulması
gerekirdi.

Rize’de yetişen kendirin boyu iki metreyi
geçerdi. Onun için Rize kendirinin lifleri ince ve uzun olurdu. Bunu sağlayan
etken de rutubetti.

Kendir tohumundan çıkan toz ağıza ve buruna
girince baygınlık yapar. Buna kendir tutması denir. Onun için kendir keserken
ağız ve burun bezle sarılır.

Kendir kesildikten ve kurutulduktan sonra
değirmen çarkında ya da yağmur altında çürütülür, başka bir deyişle, ıslatılır,
yumuşatılır, yöredeki deyimiyle analis edilir.
Bu işlemde, kopaliyle, tokmakla dövme suretiyle yapılır (s. 376).

Bu suretle dövülen kendire uskuli denir.

…yumuşatılan kendirin üzerindeki lifler odun
kısmından ayrılır,

…lifler bir araya getirilerek uzun yumak
haline dönüştürülür. Buna sabita denilir.

Kendirin lifleri alındıktan sonra kalan
kısmına kunci bazı yerlerde funci denir. Funci yakacak olarak kullanılır,

…kendir lifleri bir ayağa dolanır, bir elle
de gerilir, öteki ele alınan kofta dikine
vuruşlarla lifler ortalama 50 cm boyunda kesilir, arkasından tarama işine
geçilir.

(Kofta: Kendir liflerini kesmek için
kullanılan testere)

Taramaktan, tarağa vurmaktan maksat kendirin
kabasını almaktır. Kendirin kalın kısmı tarağın üstünde kalır. Bundan üstüpi
yapılır. Üstüpi kayıkların kalafat edilmesinde kullanılır. Taraktan sonra vurçilama
işlemine geçilir. Bu işlem vurçiyle yapılır.

Vurçi,
domuzun ensesinden alınan kıldan yapılan sert bir fırçadır.

Vurçiden maksat kendir liflerini biraz daha
inceltmek, üzerindeki uslupileri almaktır. Böylece kendirin odun kısımları
ayrılarak kendir lifleri %80-%100 arasında temizlemek suretiyle ipek gibi bir
niteliğe büründürülür

Kendirin iplik haline getirilmesi rokopidi adı
verilen aletle yapılır. Rokopidi üç kısımdan oluşur. Roka, gövde, rokopidi
tahtası.

Roka, özel ağaçtan üretilir, baş tarafı
yuvarlaktır, aşağıya doğru genişler.

Alt kısmının ortasında bir delik vardır. Bu
delik vasıtasıyla sopaya, rokopidi gövdesine oturtulur.

Uskuli yani vurçilenmiş kendir lifleri rokaya
sarılır. Eğirme, liflerinin iplik haline getirilmesi sırasında kendirin hepsinin
ele gelmemesi, aşağıya doğru kaymaması için üzerine rohati denen kayış sarılır.
Rohati, mumlanmış bezden ya da ince meşinden yapılan bir örtüdür. Bu örtü-bez
rokanın üstüne iki kez sarılır. Çözülmemesi için ipin ucu düğümlenir. Bu
liflerin ucu iğe takılır. İğ döndürülürken lifler elle süzülerek ve tükürükle
ıslatılarak, iplik haline getirilir.

Gövde, rokopidinin orta kısmı, sopa kısmıdır.

Ortada bir delik, delikte de asılı bir ip
bulunur.
Asacak denen bu ipin ucuna iki
boncuk bulunur.

Rokopidi tahtası yuvarlak ya da dikdörtgen
şeklinde olur. Rokopidi gövdesi bu tahta üzerine oturtulur.

Kendir rokaya sarıldıktan sonra eğirme, iplik
yapma aşamasına geçilir. Yörede eğirme, iplik yapma genellikle orta yaşlı ya da
yaşlı kadınların işidir; ipliği onlar eğirir.

…rokaya sarılan kendir iğle bükülerek iplik
haline getirilir. İğ odundan, ağaçtan yapılır, 30 cm. boyundadır, iki ucu
sivri, ortası göbeklidir. Alt kısmına, düzenli dönmesini sağlamak için,
çoğunlukla kurşundan yapılan bir yüksük geçirilir. İğ, yalnız kendirin
eğirilmesinde kullanılır. Ayrıca ipliğin kaymaması için iğin ucuna arışak takılır.

Dokuma işlerini yalnız kadınlar yapar.

Usta olanlara çulha denir.

Çayeli’nin Aşıklar Köyü’nde kanaviça
yapılırdı. Kendir iğle, işlenir, iplik haline getirilir, kazana konur, kül suyu
katılarak, kül katılarak pişirilir, tarakla dokunarak bez haline getirilir ve
iğneyle dikilirdi.

Kazmaz, Süleyman. (1999), “Rize Dokumaları El Sanatı Merkezi: Bizim
Eller
,” Erdem Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 29, (s. 375-387)