Saint Simon

Claude
Henri
Saint Simon (1760-1825)

Aristokrat bir aileye mensuptur. Fransız Devrimi’nde giyotinden
kurtulanlar arasındadır. 1804 yılından sonra sağlığı bozuldu, devamında yoksulluk
içinde yaşadı.

Yaşamı boyunca temel olarak Fransız Devrimi’nden kaynaklanan siyasal ve
toplumsal krize bir çözüm aramış olan Saint Simon, geleneksel toplumun çağ dışı
kaldığını, yerini yeni bir toplumun alması gerektiğini ve bu yeni toplumda en
yüksek değerin insanlığa faydası olacak etkinlikler olması gerektiğini belirtir.

Saint Simon Aydınlanma düşünürlerinin düşüncelerinin yeni bir şekilde
sentezlemiştir.
Endüstri (sanayi)
toplumu
” kavramını ilk kez kullanan düşünürdür.

Bilimsel yöntemi ve bu yöntemin felsefeyi de içine alacak şekilde genişlemesini
ifade etmek için Pozitivizm terimini ilk kez
kullanan da Saint Simon’dur

Endüstri Toplumu

Saint Simon’a göre toplumlar, her biri farklı bilgi biçimlerine dayanan
üç aşama olan teolojik, metafizik ve pozitif aşamalardan geçerler. Bu aşamalara
bağlı olarak Avrupa uygarlığı çok tanrılı uygarlıktan tek tanrılığa ve
feodalizme, daha sonra da endüstri toplumuna doğru bir değişim geçirmiştir.

Toplumların dönüşümünde ekonominin merkezi rolünü fark eden ilk
düşünürdür.

Pozitif aşamanın endüstriyel toplumun ortaya çıkışı ile başladığını
söyler. Endüstri toplumunun iki temel sınıfı vardır: çalışan ve üretime katkıda
bulunanların oluşturduğu endüstri sınıfı ve
çalışmayanların oluşturduğu aylaklar sınıfı.

Saint Simon, endüstri toplumunun emeği yücelten bir toplum olduğunu
savunur.

Simon’a göre endüstri toplumunda herkes çalışmalı ve çalışmasının karşılığını
da liyakatine göre almalıdır.

Saint Simon’a göre endüstri toplumunun iki amacı vardır, bunlar üyeleri arasında
(a) ortaklık ilişkileri ve (b) barışçı ilişkiler kurmak.

Toplumu organik bir bütün olarak tanımlamaktadır. Toplumda bütünlüğün,
uyumun sağlanabilmesi için ekonomik ve siyasal sistemler birbiriyle uyum içinde
olmalı ve toplum pozitif bilimsel ilkeler temelinde örgütlenmeliydi.

Eşitlikçi bir düşünür olan Saint Simon, özel mülkiyetin çoğunluğun faydasına
olacak şekilde yeniden bölüştürülmesini ve yoksulların göz önüne alınarak
toplumun yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur. Bunu sağlamak üzere
“yeni din” başlıklı bir dizi önerisi vardır.

Yeni Din

Endüstri toplumunda gelenekler azalmış, din, endüstri
toplumunun laik yapısı altında zayıflamıştı. Saint Simon’a göre geleneksel
otorite biçimleri artık meşru kabul edilmediği için endüstri toplumunda ahlaki
bir boşluk ve buna bağlı olarak toplumsal bir kriz meydana gelmişti.

Saint Simon, bu krizi çözmek ve ahlaki boşluğu doldurmak için yeni,
dünyevi, laik bir din önermiştir
. Ona göre toplumun yeni dini liderlerinin bilim insanları
olması gerekiyordu.

Saint Simon,
her türlü
hurafeden arınmış bir etik olan bu yeni dini Newton’a adıyor ve Yeni Hıristiyanlık
olarak da adlandırılan “Newton Dini”ni öneriyordu.

Saint Simon,
endüstri toplumunun yönünün ve düzeninin aylaklar tarafından değil, bilim
adamları ve sanayiciler tarafından belirlenmesi gerektiğini, bu toplumdaki
krizin de pozitivizme dayanan yeni bir din ile çözülebileceğini savunuyordu.

Ona göre bu
geçiş dönemini hızlı ve kolay bir şekilde atlatmanın yolu, ‘sosyal fizik’
olarak adlandırdığı bilimden geçiyordu.

Sosyal Fizik

Fransız
Devriminin tanığı olan ve yaşanan kargaşanın çözümü için çalışmalar yapan Saint
Simon, bilimsel gelişmeler toplumsal koşulların da iyileşmesini sağladığı için,
toplumsal yeniden örgütlenmenin bilim tarafından inşa edilmesi gerektiğini
söyler.

Bu da bilimsel düşünceye dayanan, pozitif bir toplum bilimi kurmak anlamına
gelmektedir. Saint Simon, pozitif bilimlerin ancak pozitif bir toplum biliminin
yaratılması ile tamamlanacağına inanmış, bu yeni toplumsal bilimi ‘sosyal fizik’ olarak adlandırmıştır.

Nasıl fizik bilimi doğa olaylarını tahmin etmeyi ve kontrol altına almayı
mümkün kılıyorsa, toplumsal gerçekliği inceleyen sosyal fizik de sosyal olayları
tahmin etmeyi ve kontrol altına almayı mümkün kılacaktır.

Saint Simon’un
Etkileri

Saint Simon’un bir yandan pozitivizm ve evrimciliği, diğer yandan sosyalizmi
içeren çalışmaları, yeni bir sosyal bilimin başlangıcı olarak kabul

Görmüştür.

Özellikle bir süre birlikte çalıştığı Comte’un çalışmalarında
Saint Simon’un etkisi açıkça görülür.

Toplumsal düzenle ilgili görüşleri Durkheim’i ve Durkheim
üzerinden Parsons’ı etkilemiştir.

Toplumsal yapının ekonomik yapı tarafından belirlendiği düşüncesi
nedeniyle de sonradan Marx tarafından geliştirilmiş olan tarihsel
materyalizmin öncüsü kabul edilir.

Klasik
Sosyoloji Tarihi

Editör:
Prof.Dr. Serap Suğur

Anadolu
Üniversitesi Yayını, No: 2685