Robert Fludd Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

Fludd’ın evrenin yaradılışına ilişkin görüşleri Kabalacı olarak nitelenebilinir. Ona göre Tanrı, önce kendi içine dönerek bir boşluk yaratmıştır. Bu boşluk, Tanrı’nın ışık olması nedeniyle bir karanlık olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra Tanrı bu boşluk içine ışık olarak yayılarak evrenin tüm varlıklarım yaratmıştır. Bu nedenle dünyadaki her şeyin aydınlık ve karanlığın bir karışımı olarak, ortak bir yapısı olduğu söylenebilir. Işık, aynı zamanda sıcaklık, devinim ve iyiliğin; karanlık da soğuk, durağanlık ve kötülüğün kaynağıdır. Işığın karanlığa kavuşması nemliliği, ondan ayrılması da kuruluğu ortaya çıkarır. Hava soğukta su, su da yoğunlaştığında toprak olur.

Tüm varlıklar, içerdikleri ışık ve karanlığın birbirlerine oranlarına göre sıralanabilirler. Işığa en az sahip olanlardan biri topraktır. Ateşse bu bakımından varlık düzeylerinin üst sıralarında yer alır, içinde ışıklı tözden büyük bir nicelik bulunduran hava ve su, yaşam için çok gereklidir. Fludd’a göre üç evren vardır.Birincisi Baba-Oğui-Ruh üçlemesinin yer aldığı, “ilk örnek evren”dir. İkincisi, Tanrı’dan fışkırmış olan, aynı zamanda onun bir görünümü olarak da kabul edilebilecek “büyük evren”dir (macro cosmos). Bu evren de kendi içinde Tann’mn üçlemedeki herbir niteliğine karşılık oiacak üç bölümde incelenebilir. Birincisinde, Tanrı’dan ayrı düşünülemeyecek melekler vardır, ikinci bölge yaşamın tözü olan “esirli bölge”dir. Yeryüzü ve diğer gezegenler ise üçüncü bölge olan “öğeler bölge”sinde yer alır. İnsan “küçük evren” (micro cosmos) olarak nitelendirilmelidir. Baş “meleksel”, göğüs “esirli”, karınsa “öğesel” bölgeye karşılıktır.

Fludd, bu görüşleri doğrultusunda, insan yaşamında ölmezliğin sırrının bulunabileceğini, madenlerin birbirlerine döneşebileceklerini de savunmuş, bunun yollarını aramıştır. Hastaların iyileştirilmeleri için falcılık gibi yöntemlere başvurmuştur. Ona göre, Tanrısal dizge, varlığım bir takım belirtilerle ortaya koyar. Örneğin, şimşek ve gök gürültüsü, basit doğa olayları değil, Yehova’nın bir görünüşüdür. Fludd bu tanrısal olayları, fizik deneyleriyle de doğrulamaya kalkmıştır. Matematiğin, fizik için ölçü, işaret ve kavramlara dayalı bir dil oluşturmakla sınırlı kalmasını savunmuştur.

Bacon döneminde yaşamış olan bu doğaüstücü düşünür, özellikle Gassendi tarafından eleştirilmiş, masonluğun sembollere dayalı yapısını beslediği ileri sürülmüştür.