Celestin Bougle Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

BOUGLE, Celestin (1870-1940)

Fransız sosyolog. Sosyolojide Demografya Okulu’nun ve Toplumsal Biçimler Okulu’nun temsilcilerindendir.

S. Brieuc’de doğdu. 20 yaşında Ecole Normale Superieure’den mezun oldu. S. Bricuc’de Montpellier Edebiyat Fakültesi’nde ve 1901’de Sorbonne’da felsefe dersleri verdi. 1935’te Ecole Normale Superieure’ ün müdürü oldu. 25 Ocak 1940’ta öldü.

Bougle, 19. yy’ın ikinci yarısında Comte’un sosyoloji anlayışını başta Durkheim olmak üzere, Levy-Bruhl, Hubert, Mauss, Halbwachs, George Davv gibi sosyologlarla birlikte sürdürmüştür. Sosyolojide Demografya Okulu’nun ve Toplumsal Biçimler Okulu’nun başlıca temsilcilerindendir.

1908’dc yayımlanan Les Idees egalitaires (“Eşitlikçi Düşünceler”) adlı kitabında demografi olgularıyla eşitlik tikirleri arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Durkheimci inceleme yöntemini kullanan Bougle’ye göre, eşitlikçi fikirler nüfus yoğunluğu yüksek olan topluluklarda ve özellikle büyük kentlerde gelişmiştir. Bougle’nin amacı, eşitlik ve demokrasi düşüncesinin gelişmesine neden olan başlıca etmenlerin araştırılmasıdır. Bougle’ye göre, eşitliği doğuran başlıca etmenler, nüfus, nüfus yoğunluğu ve hareketliliğidir. Bu etmenlerdeki artış eşitlik fikrinin yayılmasını kolaylaştırmaktadır. Görüşlerini deneylerle sınavan ve kuramsal bir çerçeveyle açıklayan Bougle’ve göre, nüfusun büyüklüğü ve yoğunluğu arttığı ölçüde toplumsal farklılaşma da artar. Bu toplumsal farklılaşma sonucu birey, kendini topluluğa bağlayan dar ve yakın bağlardan, ulusal değerlerden kurtularak, bireyci bir kişiliğe bürünmektedir. Nüfus yoğunluğu arttıkça, bireyler arasındaki iletişim ve fikir alışverişleri de şiddetini artırır. Böylece topluluklara ilişkin boş inançlar sarsılmaya başlar. Öte yandan, nüfus yoğunluğu çeşitli ırk, sınıf, aile ve dinden olan insanlar arasındaki her türlü etkileşimi artırmaktadır. Görüşlerini tarihten örnekler vererek açıklayan Bougle’ye göre, insanlık tarihinde eşitlik düşüncesinin geniş yığınlara yayılması ancak iki kez gerçekleşmiştir. Bunlardan iiki. Roma İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, yani Hıristiyanlık ve Stoa felsefesi döneminde, İkincisi ise, Fransız Devrimi’nde olmuştur. Bougle, bu dönemlerdeki eşitlik düşüncesinin kitlelerde yaygınlaşmasını, nüfus artışı, yoğunluğu ve nüfus hareketliliği ile açıklamaktadır. Roma İnıparatorluğu’ndakı nüfus artışı, doğuma ve rütbeye dayanan ayrıcalıkları da azaltmıştır.