Plüralist Çözümler

Plüralist Çözümler
Zenon’dan bir kuşak sonra, gerçekliğin temel boyutları olarak
hem değişme ve hem de sürekliliği kucaklayabilen metafizik te –
oriler ortaya koyma teşebbüsünde bulunuldu. Empedokles, Anaxagoras
ve Demokritos’tan her biri, gerçekliğin sürekli ve değişmez
olduğunu, ama hareket hâlindeki parçalardan meydana geldiğini
dile getiren bir teori geliştirdi. Söz gelimi, Demokritos
gerçekliğin atom adı verilen yaratılmamış, yok edilemez ve değişmez
birimlerden oluştuğunu öne sürdü. Bu atomlar var olanın
bütününü meydana getirmektedir. Onlar, hepsi de hareket hâlinde
olan, ayrı ve farklı kendilikler olmak durumundaydılar. Dünya
gerçekte, (o her zaman atomik birimlerin aynı sınırsız sayıdaki
toplamından meydana geldiği için) hep aynı olsa da, atomların
çokluğuyla hareketleri dünyadaki görünen değişmeleri açıklar.
Empedokles, Anaxagoras ve Demokritos’un plüralist metafizik
sistemlerinden hepsi de, gerek değişme teorisinde ve gerekse
süreklilik ve değişmezlik teorisinde doğruluk olması gerektiğini
göstermeyi amaçlıyordu. Fakat onların sistemlerinden hiçbiri
Herakleitos, Kratylos, Parmenides ve Zenon’un argümanlarının
neden olduğu güçlüklerin üstesinden gelecek gibi görünmüyordu.
Dördüncü yüzyılda, Platon ve Aristoteles gerçekliğin temel doğasının,
dünyanın hem kalıcı ve sürekli, hem de değişen yönlerine
hakkını verecek daha geniş kapsamlı metafizik sistemler ortaya
koydular. Aristoteles’in daha çok değişmenin gerçekliğini vurguladığı
yerde, Platon’un görüşleri gerçekliğin kalıcı ve değişmez
olması gerektiğini vurguladı.