Paulo Coelho – Akra’da Bulunan Elyazması

Paulo Coelho – Akra’da
Bulunan Elyazması


1974 yılında Sir Walter
Wilkinson
, Nec Hammadi
yakınlarında bir elyazması bulur.

Dünyada bu metnin en az 155 nüshası dolaşmaktadır.
Büyük ihtimalle Hıristiyanlığın 1307. senesinde yazılmıştır.

Elyazmasının bir
kopyası Kasım 2011’de Coelho’nun
eline geçer. Bu kitabında, elyazmasının içeriğini okurlarına aktarıyor.

1099 yılında Haçlı
ordularının Kudüs’ü işgalinden hemen önce, kenti terk etmeyip, yaklaşmakta olan
orduyu bekleyen üç ayrı dinin insanları şehir meydanında Kıpti lakaplı bilgenin
konuşmalarını dinlemektedirler. Kitapta anlatılanlar, Kıpti’nin yenilgi,
mağlubiyet, yalnızlık gibi başlıklar altındaki konuşmalarıdır.  


…peki, cevaplar ne işimize yarayacak.

Bize yenilgiden bahset

…ayağa kalkıp rakipleriyle yüz yüze gelir, yaşadıkları ve
bir daha yaşamak istemedikleri ıstırabı hatırlarlar.

Önceki mağlubiyetleri onları bu kez kazanmaya mecbur eder,
çünkü aynı ıstıraplara yeni baştan katlanmak istemezler. (s. 17)

Aşkta ve savaşta kural yoktur.

Yara izi, yarayı açan kılıçtan daha etkilidir. (s. 27)

Hiçbir şey istemeyen ıstırap da çekmez.


Mağlubiyet, yeni bir mücadeleye giriştiğimizde son bulur.
Başarısızlığın ise sonu yoktur; bir yaşam tarzıdır.

Sevgiyi sadece yenilenler bilirler. (s. 31)

Yenilgiyi asla tatmayanlar,

…daima güçlünün yanındadırlar. Aslanın geride
bıraktıklarından beslenen sırtlanlar gibidirler.

Çocuklarına şunları öğretirler, “hiçbir kavgaya karışmayın,
karışırsanız kaybedersiniz.”
(s. 32)

Yalnızlık sevginin yokluğu değil tamamlayıcısıdır. Hayatta
asla yalnız kalmayan kişiler, kendilerine yabancılaşırlar. (s. 35)

…güneş ona sorar:

“Beklemekten bıkmadın mı?”

“Evet,

Ama yapraklarımı kaparsam solarım.” (s. 68)

Zamanda geriye dönülemez ama isteyen herkes zamanda ileri
gidebilir.
(s. 73)

Zaman ve yaşam bana her konuda birçok mantıklı açıklama
sağlasa da ruhumu asıl besleyen şey gizemdir. (s. 76)

Bedenlerle sınırlı birleşmeye cinsellik değil haz denir.
Cinsellik hazzın çok ötesindedir. Yalnızca bedenlerimizi değil ruhumuzu da
birleştirmeye hazır olduğumuzda olabilecekleri hayal etmek bile zordur. (s. 81)

Mutluluklarını ve zor anlarını başkalarıyla paylaşmayanlar
kendi karakterlerindeki olumlu yönleri ve zaafları asla keşfedemezler. (s. 87)

Her şey yolunda gidiyor ama daha da ileri gitmeliyiz,
diyenlerle dostluk kur. Çünkü onlar daima bilinen ufukların ötesine gitmek
gerektiğinin farkındadırlar. (s. 90)

Zarafet, ruhun dışarıdan görülebilen bir parçasıdır. (s. 93)

Çoban olmasaydı, şair açlıktan ölürdü. (s. 101)

Türkçeleştiren: Emrah
İmre

Can Yayınları, Ekim
2012