Paul Ehrlich Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

25

Berlin’deki Charite Hastanesi, ilginç histoloji çalışmalarıyla umut veren bu genç öğrenciyi, doktora derecesini alır almaz başasistanlığa kabul etti. Ehrlich, geliştirdiği doku boyama yöntemlerini kan hücrelerine uygulayarak hematolojiye, ardından bakterilere uygulayarak, özellikle Koch’urı yeni bulduğu tüberküloz basilini yeni bir teknikle boyamayı başararak verem tanışma yeni boyutlar kazandıran ilk çalışmalarım bu hastanede gerçekleştirdi. Ancak, tüm araştırmalarını destekleyen ve 1884’te Berlin Universitesi’nde ders vermesini sağlayan klinik şefinin ölümünden sonra, dilediği çalışma ortamını bulamamak Ehrlich’i huzursuz etmeye başlamıştı. Balgamında Koch basiline rastlayıp tüberküloz olduğu kuşkusuna da kapılınca, 1888’de, on yılım verdiği Charite Hastanesi’nden ayrılıp, beş yıl önce evlendiği karısı ve iki kızıyla birlikte dinlenmek ve iyileşmek umuduyla Mısır’a gitti. 1890’da, belki de yalnızca bir kuşku olan hastalığından tümüyle kurtulmuş olarak, araştırmalarına yeniden başlamak isteğiyle Berlin’e döndü ve kendine küçük, basit bir laboratuvar kurarak bağışıklık konusundaki çalışmalarını sürdürdü. Bir süre sonra, yeni kurularak Koch’un yönetimine verilen Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’ne geçen ve 1891’de Berlin Universitesi’nde profesörlüğe atanan Ehrlich, o aralar ilgisini, difteriye karşı bağışıklık yaratacak bir antitoksin üreten Behring’in çalışmaları üzerine yoğunlaştırdı. Bu antitoksinin doz gücünü belirlemek üzere geliştirdiği yöntem, bakteriyolojinin ilk klinik uygulamalarından biri olan difteri aşısının başarıyla kullanılmasını sağladı. Difteri salgınlarını önleyebilmek için bu yeni gelişmeye umut bağlayan Prusya hükümeti, 1896’da Berlin yakınlarındaki Steglitz’de yeni bir serum araştırma ve deneme enstitüsü kurarak yöneticiliğine Ehrlich’i getirdi. İki yıl sonra Frank-furt-am -main’a taşınarak Prusya Krallığı Deneysel Tedavi Enstitüsü adıyla yeniden örgütlenen bu serum araştırma merkezinin ve 1906’da eklenen Kemoterapi Araştırma Enstitüsü’nün yöneticiliğini ölünceye değin sürdüren Ehrlich, bağışıklıkbilimin temel ilkelerini belirleyen kuramsal çalışmalarını ve frengi tedavisini olanaklı kılan laboratuvar araştırmalarını bu dönemde gerçekleştirdi. 37 yılını araştırma laboratuvar-larına adayan ve tıbbm pek çok alanını katkılarıyla geliştiren Ehrlich, 1908’de Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü Meçnikov ile bölüşmüş, kendi ülkesinin ve başka ülkelerin sunduğu pek çok madalya ve nişanın yanı sıra 1911’de Almanya’nın “Excellenz” nişanıyla ödüllendirilmiştir.

Bakteriyoloji, farmakoloji (ilaç bilimi) ve kanser araştırmalarına da uzun yıllarım veren Ehrlich temel çalışmalarını, histoloji (dokubilim), hematoloji ve kan sitolojisi (kan hücrebilimi), bağışıklık, kemoterapi (kimyasal maddelerle tedavi) gibi, tıbbın dört büyük alanında yoğunlaştırmıştı. Çıkış noktası ve amacı yalnızca yeni bilgilere ulaşmaktı ama, her alanda vardığı sonuçlar uygulamada çığır açacak kadar önemli oldu.