Nizamülmülk Kimdir, Kısaca Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

21

Nizâmü’l-Mülk (devletin düzeni, düzenleyicisi), 1018 yılında Horasan’ın Tus şehrinin Nukan kasabasında dünyaya geldi. Tam adı Hâce Kıvâmüddîn Ebû Ali Hasan bin Ali’dir. Babasının ekonomik durumu iyi durumdaydı. Çocuklarının tahsiliyle bizzat ilgilendi ve özellikle dini ilimlerle yetişmesine itina gösterdi. Nizâmü’l-Mülk daha on bir yaşlarında iken Kur’ân’ı ezberledi. Daha sonraları fıkıh ve edebiyat alanında adını duyurarak ünlendi.

Nizâmü’l-Mülk, 24 Mayıs 1040’e dek babası ile Gazneliler Devleti’nin hizmetinde bulundu. Bu tarihten bir süre sonra Selçukluların hizmetine girerek Sultan Alparslan’ın Belh şehrindeki veziri Ebu Ali Şâdan tarafından ona şehrin mülki işlerine bakılması görevi verildi. Ancak Nizâmü’l-Mülk, Ebu Ali ile çeşitli sebeblerden dolayı geçinemeyince Çağrı Bey’in yanına gitti ve Çağrı Bey’de onu büyük ilgi ve sevgi ile karşıladı.

Çağrı Bey, Nizâmü’l-Mülk’ü oğlu Alparslan’ın hizmetine verirken “Ey Muhammed (Alparslan) bu kişi Hasan-ı Tusî’dir. Onu bir baba kabul et ve re’yine (görüş) muhalefet etme” demişti. Tuğrul Bey’in vefatı üzerine, Alparslan’ın kardeşi Süleyman arasında gerçekleşen taht kavgasında Nizâmü’l-Mülk’ün ileri görüşlülüğüyle ve yerinde aldığı tedbirlerle öne çıkarak Aralık 1063’te Alparslan tarafından vezirlik görevine getirildi. Nizâmü’l-Mülk, üstün devlet adamlığı ile Alparslan ve Melikşah döneminde yaklaşık 30 yıl süren vezirliğinde Selçuklu Devleti’ni sağlam esaslar üzerine oturtmayı başarmıştır.

Selçuklu Devleti’ne özgü geliştirdiği ikta sistemiyle devlet hazinesini büyük maliyetten kurtarmıştır. Nizâmü’l-Mülk’ün gerçekleştirdiği bir ilkte kurdurduğu eğitim merkezi olan medreselerin tarihte ilk kez özel mahiyette olmaktan çıkıp devletin eğitim kurumu olarak yüksek öğretim statüsü kazanmıştır. Nizâmü’l-Mülk, başta Bağdat, Belh, Nişabur, Herat, İsfehan, Basra ve Musul gibi merkezlerde kurduğu bu medreseler de dönemin güçlü akımlarından arkalarında Fatımi Devleti’nin olduğu Şii-Batinî propagandalarına  istikrarlı bir mücadeleyle etkisizleştirmeyi başarmıştır. Bu medreselere Nizâmü’l-Mülk’ün ünvanı olan Nizâmiye Medreseleri denilmiştir. Nizâmü’l-Mülk kendinden önceki vezir olan Kündüri’nin izlediği Eş’ari mezhebi bağlılarını eleştiri ve kınama siyasetini bitirerek o döneme dek gelen mezheb çatışmalarını önemli ölçüde durdurmayı başarmıştır.

Namaz vakitlerine riayet eden, Pazartesi ve Perşembe günlerini oruçla geçiren ileri derecede dindar bir insan olan Nizâmü’l-Mülk, tarihte birçok başarılı vezir ve üst düzey idarecinin uğradığı entrika, jurnal ve kıskançlıklara uğrayarak Sultan Melikşah’ın gözünden düşürülmüş ve bir Ramazan günü (H.10 Ramazan 485-M.14 Ekim 1092) Nihavend yakınlarında bir köyde ömrünün uzun bir döneminde mücadele verdiği batınîlik akımına mensup bir fedai tarafından öldürülmüştür. Cenazesi İsfahan’a götürülerek, buradaki medresesinin yanındaki Türbe-i Nizam’a gömülmüştür.