Metafizik Nedir?

Metafizik Nedir?

Bergson, Heidegger, Marcel, Guénon

Paideia / bir özgürleşme sürecidir.

“Gerçekten saf olmayan biri için saf olanı
kavramak imkânsızdır” Platon

Heidegger: Varolanın özü varoluşundadır.

Plotinos: Gözün güneşi görebilmesi için
güneş gibi olması gerekir, buranın ötesi susulması gereken eşiktir.

Henry
Bergson – Metafiziğe Giriş

…metafizik, sembolleri terketmeyi, onlardan
vazgeçmeyi iddia eden bilimdir.

(Benlik) muhtevası olmayan bir form…

Düşünmek umumiyetle kavramlardan şeylere
geçişe dayanır.

Platon’la başlayıp Plotinos’la zirveye
erişen felsefenin tamamı, şu şekilde formüle edilebilecek bir prensibin
gelişiminden ibarettir: Hareketsiz, değişmez olanda, hareketli olandakinden çok
daha fazlası mevcuttur ve istikrarlı olandan değişken ve kararsız olana ancak
bir nakısıyetle, azalmayla geçeriz. Oysa hakikat bunun tam tersidir.

Martin
Heidegger – Platon’un Hakikat Doktrini

Bir düşünürün “doktrini” onun
söylediklerinde söylenmemiş olarak kalan şeydir.

Planton’da söylenmeksizin kalan şey doğrunun
özünün tanımındaki esaslı bir değişikliktir.

Mağara (kamaşma)

…yaşadığımız ve bize görme yetisiyle açılan dünyanın
imgesidir. Mağara sakinlerinin üzerinde yanan ateş güneşin imgesidir.

İnsanlar, buraya gönderilmişlerdir.

Onlar kendilerini “dünyada” ve “evlerinde”
hissetmektedirler…

Mağaranın dışında olan şeyler varlıkların
hakiki gerçekliğinin istinat ettiği şeyin imgesidir.

Grekçe’de “dışsal görünüm” eidos veya
idea’dır.

Platon’un temel tanımına göre paideia,
doğası yahut özü itibariyle bütün insanın dönüşümüne yol açan şeydir. 

Almanca bildung, paideia’nın en uygun
tercümesidir.

Eğitim / bildung (…) iki şeyi ima
etmektedir: her şeyden önce bir karakterin gelişimi ve yoğrulması anlamında
şekillenmeyi ifade eder.

Bu şekillenme (…) daha önceden edinilmiş
intibak (…) vasıtasıyla biçimlenir (yoğrulur).

Platon’a göre mağara alegorisi eğitimin
özünü açıklamaktadır.

Eğitim ve doğruluğu temel ve asli bir
birlikte bir araya getiren nedir?

Romalıların veritas, bizim warheit /
doğruluk dediğimizle Greklerin kullandıkları sözcük arasındaki fark yoksama
harfi a (a-lethia) ile açığa çıkar. Başta doğruluk bir gizlilikten güçlükle
çekip çıkarılan şey demeğe geliyordu.

“Yanlış ve doğru edimin kendisinde değil
…anlaktadır.” Aristoteles

Gabriel
Marcel – Ontolojik Muamma Üzerine

Yol, eşikte tükenir.

İnsan tekniğinin merhametine kalmıştır.

Umut bir tür kayıtsız bekleyiş değildir; o
eylemi alttan alta destekler ya da onun önünden koşar, fakat eylem tükendiğinde
alçalır ve yiter gider.

René
Guénon – Doğu Metafiziği

Hakikatte metafizik (…) cihanşümuldür.

Metafiziğin bürünmüş olduğu dış şekiller (…)
Doğu’ya veya Batı’ya ait olabilirler.

Metafiziğin bulunduğu her yerde görülen,
aynı öz ve esastır. Çünkü hakikat birdir.

Hindistan’da zahiri ve batıni olmak üzere
iki cepheli bir doktrin yoktur.

Bazı fertler için fıtratlarının gereği olan
tahditler vardır ve bu kişilerin bunların ötesine geçmesi imkânsızdır.

Metafizik (…) tabiat ötesinde demektir.

Metafizik kelimesi karışıklıklara mahal
veriyorsa (…) yerine daha az mahzurlu bir başka kelime koymak daha iyi olmaz
mı…

Buna Hindistan’da marifet denilmektedir.

Bilgi yerine bilgi teorisini koymak modern
felsefenin belki de en güzel iktidarsızlık itirafıdır.

…şahsi bir gayret göstermeksizin hiçbir
kimsenin herhangi bir bilgiye erişmesi mümkün olamaz.

…metafiziği tarif edebilir miyiz?

Hayır, zira tarif etmek demek, daima tahdit
etmek demektir.

İlim, akli, nazari, daima dolaylı ve akis
yoluyla elde edilen bir bilgidir.

Metafizik ise akıl-üstü bilgidir, sezgiye
dayanır.

Metafizik bilgi beşeri bir bilgi değildir.

Beşer bu bilgiye bir beşer olarak erişemez.
Fakat, mertebelerinin birinde beşer suretinde görünen, aynı zamanda başka bir
şey olan ve beşeri bir varlıktan daha fazlasını zatında bulunduran insan olarak
bu bilgiye erişebilir. Bu ise beşeriyet-üstü mertebelerin fiilen şuuruna ermek
demektir.

Metafizik tahkikin belli başlı merhalelerine
işaret edelim. Bir nevi hazırlık denilebilecek birinci merhale beşeri saha içinde
gerçekleşir.

Bu merhale beşeri ferdiyette bilkuvve meknuz
olan bütün imkânların tahakkukundan veya geliştirilmesinden ibarettir.

Bu mertebe-i ulaya erişen insan (…) zaman
kaybından kurtulmuş ve onun için, zaman bakımından eşyadaki zahiri teselsül aynı
zamanda oluş’a istihale etmiştir.

Bu fevkalade mühimdir. Zira zamani teselsüle
bağlı görüş noktasından dışarı çıkamayan ve bütün eşyayı aynı zamanda oluş
suretinde mütalaa edemeyen bir kimse metafizik planda pek az şeyi bile idrak
etmekten aciz kalır.

İkinci merhale ferdiyet ötesi mertebelerle
alakalıdır.

Artık beşer denilemeyecek bir varlık olan
insan Uzak-Şark’ta kullanılan bir tabirle suretler mecrasından çıkmıştır.

Hindu doktrininde bu mertebenin elde
edilmesine, mukayyet mertebelere nispetle kurtuluş ve yüce prensibe nispetle
ittihat adı verilir.

Bu ıtlak mertebesinde varlık’ın bütün
mertebeleri prensip olarak bir arada bulunurlar.

Fenomen denilen her şey tabiat planına
aittir. Metafizik ise fenomenlerin ötesindedir.

…sözü edilen mertebelerin psikolojik hiçbir
tarafı yoktur.

…psikolojinin ancak beşerî mertebelerde sözü
geçebilir.

Metafizik saha fenomen âleminin tamamıyla
dışındadır. …modern kişiler umumiyetle fenomenlerden başka bir şeyi ne bilirler
ne de araştırırlar.

Gerçekten yoganın manası ittihattır.

Bunun hususen ifade ettiği mana metafizik
tahkikin yüce hedefidir. Yogiye gelince, eğer bu kelime en dar manasıyla
anlaşılacak olursa, yalnız ve yalnız bu hedefe ulaşan kimse demektir.

Metafizik hakikat ebedidir.

Değişebilen şeyler sadece dış şekiller ve
zamanla mekânla mukayyet vasıtalardır. Bu değişmenin de, modern kimselerin
tekâmül dedikleri şeyle hiçbir alakası yoktur.

Bu değişme sadece (…) şartlara göre yapılan
basit birer uyarlanmadan ibarettir.

Bizce, Doğu ile Batı arasındaki gerçekten
esasa ait denilebilecek yegâne fark, zira bütün diğer farklar bundan neşet
etmiştir, şudur: bir tarafta tazammun ettiği her şeyle beraber anane unutulmuş
veya kaybedilmiş bulunmaktadır. Bir tarafta metafizik bilgi devam ettirilmekte,
diğer tarafta bu saha ile alakalı her hususta tam bir cehalet hüküm
sürmektedir.

Kim (…) maddi üstünlük irfan bakımından
aşağılığı telafi edebilir diye bir iddiada bulunmaya cesaret edebilir?

Batı’nın maddi üstünlüğü tartışma götürmez.

Fakat hiçbir kimse de bu üstünlüğe
imrenmemektedir.

Eğer Batı kendini vaktinde toparlayamazsa
(…) aslına rücu etmeyi ciddi bir şekilde düşünmek noktasına gelmezse, bu aşırı
maddi gelişmeden dolayı ergeç mahvolmak tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Editör: Ahmet Aydoğan

İz Yayınları

2001