La Rochefoucault – Özdeyişler

La Rochefoucault – Özdeyişler

Başka tutkularımızla karışmamaış saf bir aşk varsa bu kalbin derinliklerinde saklı olup bizim bile habersiz bulunduğumuzdur.

Etiklerinin çoğuna bakarak hakkında bir kanıya varmak gerekirse, aşki dostluktan çok kine benzer.

Gerçek aşk tıpkı cinler, periler gibidir. Herkes ondan söz eder ama gözüyle görmüş olan pek azdır.

Susmak, kendine güvenmeyenin başvurduğu en emin çaredir.

İnsanlar birbirlerini aldatmasalar, uzun zaman bir arada yaşayamazlardı.

Akıl, daima gönlün oyuncağıdır.

İnsan sevgilisini ne kadar çok severse ona kin beslemeye de o kadar hazırdır.

Manevi kusurlar da yüz kusurları gibi yaşlandıkça çoğalır.

Başkalarına karşı maske taşımaya o kadar alışmışızdır ki, sonunda kendimiz bile gerçek yüzümüzü unuturuz.

Aldanmanın en gerçek yolu, kendini başkalarından daha kurnaz sanmaktır.

Pişmanlığımız, yaptığımız kötülüklere duyduğumuz pişmanlığın değil, daha çok, başımıza belalar gelmesinden duyulan korkunun sonucudur.

Ruhun kusurları vücuttaki yaralar gibidir; iyi etmek için ne kadar özenilse de daima iz bırakırlar ve her zaman yeniden açılmak tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

En büyük ustalık herşeyin değerini iyice takdir etmektir.

Ustalığı saklamayı bilmek büyük bir ustalıktır.

Ağırbaşlılık, içimizin kusurlarını gizlemek için dışımıza taktığımız bir maskedir.

Acıma, çoğu zaman başkalarının dertlerinde kendi dertlerimizi hatırlamaktır; uğrayabileceğimiz felaketlerin kurnazca bir tahminidir.

Uzaklık, küçük aşkları azaltıp büyükleri artırır, tıpkı rüzgârın mumları söndürüp ateşi alevlendirmesi gibi.

İnsanın gerçekten soğumuş olduğu bir şeyi ikinci defa sevmesi imkansızdır.

Dostlarımıza kalbimizi tamamıyla açmaktan bizi alıkoyan şey, kendilerine karşı duyduğumuz güvensizlikten çok kendi kendimize güvenmeyişimizdir.

Zayıf iradeli kimseler içten olamazlar.
İnsan sevdiği sürece affeder.

Öyle gözyaşlarımız vardır ki başkalarını aldattıktan sonra çoğu zaman bizi de aldatır.

Sevgilisini sırf ona karşı beslediği aşk yüzünden sevdiğini sanan çok yanılır.

Sevdiğimize sadık kalmak için kendimizi zorlamamız sadakatsizlikten çok da farklı değildir.

Yanılmış olmayı asla kabul edemeyenler, en sık yanılanlardır.

Talih ancak iyilik etmediği kimselere kör görünür.

İkinci bir sevgi bulamazsak birincisine uzun süre bağlı kalırız.

İlk sevgilerinde kadınlar, aşıklarını severler, ötekilerde ise sevdikleri aşktır.

Pek az kadın vardır ki değeri güzelliğinden ömürlü olsun.

Suç yalnız bir tarafta olsa, kavgalar uzun zaman devam etmez.

O kadar kendileriyle dolu insanlar vardır ki, aşık oldukları zaman, sevdikleri kimseyi bir yana bırakarak sevgileriyle meşgul olmanın yolunu bulurlar.

Huzuru kendi içimizde bulamazsak, başka yerde aramak boştur.

Bir aşktan kurtulmak aşık olmaktan daha güçtür.

İyi söz söylemenin en güç olduğu zaman, susmaktan utandığımız zamandır.

Sevildiğini sanmak kadar doğal ve aldatıcı şey olamaz.

Varolan duygularımızı gizlemek, olmayanları var gibi göstermekten daha güçtür.

Kimseden hoşlanmayan adam, kimsenin kendisinden hoşlanmadığı insandan daha acınası kişidir.

Çeviren: Yaşar Nabi Nayır
Varlık Yayınları, 2. Baskı, 1992