Juan Rulfo – Pedro Paramo

Juan Rulfo – Pedro Paramo

Comala’ya geldim, çünkü bana babamın burada yaşadığı söylendi, Pedro Paramo adında biriymiş.
“Gidip ondan bir şey isteme sakın. … bizi unutmuş olmasını ona pahalıya ödet oğlum.” (s. 7)

Pedro Paramo yıllar önce öldü. (s. 11)

Annemin bana söylediklerini hatırladım: “Orada beni daha iyi duyacaksın. Orada sana daha yakın olacağım.” (s. 12)

Ona şöyle demek isterdim: “Evleri karıştırmışsın. Bana yanlış adres verdin.” (s. 13)

…anneniz geleceğinizi bugün söyledi.

“annem mi?” dedim, “benim annem öldü.”

“Demek ki sesi bu yüzden çok zayıf çıkıyordu.” … “Peki öleli ne kadar oldu?”

“Yedi gün.” (s. 14)

“Zavallıcık. Kendini terk edilmiş gibi hissetmiş olmalı. Birlikte öleceğimiz konusunda birbirimize söz vermiştik.” … “Demek ki benden önce davrandı.”

Kadının deli olduğunu zannediyordum. Sonraları artık hiçbir şey zannetmez oldum. Başka bir dünyada olduğum hissine kapıldım ve kendimi olayların akışına bıraktım. (s. 15)

“…annen nasıl?”

“Öldü”

“Öldü mü? Neden peki”

“Neden olduğu anlaşılamadı. Belki de üzüntüdendir. Sürekli iç çekerdi.”

“Bu kötü bir şeydir. Her iç çekiş insanın yitirdiği bir yudum yaşamdır. Demek öldü, ha?” (s. 47)

“Buradan nasıl gidilir?”

“Nereye?”

“Nereye olursa”

“Bir sürü yol var…” (s. 55)

Onlar o kadar çok, biz ise o kadar azız ki, artık günahlarından arınsınlar diye dua etmeye bile çabalamıyoruz. Zira dualarımız hepsine yetmeyecektir; her birine duadan küçük bir parça düşecektir. Ve bu kadarı zaten hiçbir işe yaramaz. (s. 57)

“Babam olduğu söylenen Pedro Paramo’yu bulmaya geldim. Beni buraya bir hayal getirdi.”

“Hayal mi? Bunun bedeli ağırdır.” (s. 65)

“Peki ya ruhun? Onun nereye gittiğini düşünüyorsun?

…“ölmeye oturduğumda, sanki beni günahlarımdan temizleyecek bir mucizeyi hâlâ beklermişçesine, ayağa kalkmam ve yaşama sarılmaya devam etmem için bana yalvardı. Buna teşebbüs bile etmedim: “burası yolun sonu” dedim ona. Daha ötesi için artık gücüm kalmadı. Ve gitmesi için ağzımı açtım. O da gitti.” (s. 71)

“Biz ne yaptık?

Ruhumuz neden çürüdü bizim? Annen derdi ki, en azından Tanrı’nın merhametine sahibiz. Ve sen onu inkâr ediyorsun, Susana. Babann olduğumu neden inkâr ediyorsun? Sen deli misin?”

“Bunu bilmiyor muydun?” (s. 90)

Hiçbir şey sonsuza dek süremezdi; zira ne kadar yoğun olursa olsun unutulup gitmeyen hiçbir anı yoktur. (s. 101)

Tabiri caizse, ömrümüz kurulu dünyalarımızı ikide bir yıkmakla geçiyor. (s. 108)

“Cehenneme inanır mısın, Justina?”

“Evet, Susana. Ayrıca cennete de inanırım.”

“Ben sadece cehenneme inanırım,” dedi ve gözlerini yumdu. (s. 115)

Derler ki, rüyalardaki düşünceler doğrudan cennete gidermiş. Umarım bizimkiler oraya kadar ulaşır. (s. 118)

Pedro Paramo

“Biz ihtiyarlar neredeyse yok denecek kadar az uyuruz. Bazen sadece kestiririz; ama bu arada düşünmeyi bırakmayız. Zaten bana kalan yegâne iş de bu.” (s. 123)

“Bu benim ölümüm”

Sert bir şekilde yere çarptı ve sanki bir taş yığını gibi dağılıp gitti. (s. 130)

Çeviren: Süleyman Doğru

Doğan Kitap, Ocak 2012

“Bu benim ölümüm” 

Roman, annesinin isteği (son arzusu) üzerine babasını bulmak üzere Comala’ya giden/gelen Juan’ın anlatısı ile başlıyor. Juan, babasını bulmayı umud ediyor. Umut, roman boyunca göze çarpan bir tema olarak satır aralarında öne çıkmaya devam ediyor. Juan’ın Comala’ya ulaştığında bulabildiği tek şey, Comala’da artık kimsenin yaşamadığıdır, herkes ölmüştür.

Yoksul insanların yaşadığı, hemen herkesin birbiriyle akraba olduğu küçük bir yerdir Comala (bir zamanlar öyley-di-miş).

İnsanlar her yerde ölüyor. Ölüm, her yerde aynıdır. İnsanların sorunları her yerde aynıdır. Acı hep aynıdır. Bu nedenle Juan Rulfo’nun bütün karakterleri ölüler olan tek romanında ne zaman ne de mekân bir düzlemde ilerlemiyor. Karakterleri de bu nedenle yaşamıyorlar.

Pedro Paramo, romanın içinde birileri için kötü, birileri için kötülüğün ta kendisi, ama o aslında sadece aşık. İnsanlara tavsiye ettiği şey de bu.