Christian Anfinsen Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

25

ANFINSEN, Christian Boehmer (1916 – 14 Mayıs 1995)

ABD’li biyokimyacı. Proteinlerin molekül yapıları ile işlevleri arasındaki ilişkiyi inceledi.

26 Mart 1916’da Pennsylvania Eyaleti’nin Monessen kentinde doğdu. Swarthmore Koleji ve Pennsylvania Üniversitesi’nde öğrenim gördükten sonra 1943’te Harvard Üniversitesi’nde biyokimya dalında doktorasını aldı. O tarihten başlayarak, aynı üniversitede ve Avrupa’nın çeşitli kentlerindeki araştırma enstitülerinde organik kimya ve biyokimya dalında araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1947-1948 arasında Stockholm’deki Nobel Enstitüsü’nde, H.Theorell’in yürüttüğü kanser araştırmalarına katıldı. 1962’de Harvard Tıp Fakültesi’nde biyokimya profesörü oldu. 1972 Nobel kimya ödülünü kazandığı sırada ABD’de Ulusal Arterit, Metabolizma ve Sindirim Hastalıkları Enstitüsü’nün biyokimya laboratuvarı başkanlığını yürütüyordu. 1982’de Johns Hopkins Üniversitesi’nde biyoloji profesörlüğüne getirildi.

Anfinsen, proteinlerin molekül yapısı üzerindeki incelemelerine ilkin mide mukozasmca salgılanan bir enzimle başlamıştı; çünkü, “pepsin” adıyla bilinen bu enzim, saf olarak elde edilebilmiş ilk protein türlerinden biriydi. Ardından, RNA’yı (ribonükleik asit) hidrolize eden “ribonükleaz” adlı enzimin yapısını çözümlemeye girişti. 1950’lerde, Stein ve Moore ile Nobel ödülünü paylaşmadan yirmi yıl kadar önce, 124 aminoasitten oluşan bu enzimin yapısındaki aminoasitleri birbirine bağlayan disülfit bağlarını (-S-S) indirgeme yöntemiyle ikişer sülfhidril (-SH) grubuna ayırmayı başardı. Anfinsen’in gözlemlerine göre, bu indirgenme olayı normal çevre koşullarında gerçekleşemiyor, yüksek sıcaklık ve yüksek pH derecesi (alkali ortam) gerektiriyordu. Üstelik, böyle bir indirgeme sonucunda etkin yapısını yitiren (dena-türe olan) enzim, bazı koşullarda havanın oksijenini bağlayarak yükseltgemeyle yeniden eski yapısına ve işlevine kavuşabiliyordu. Anfinsen, doğal molekül dizilişindeyken işlevini yerine getiren bir enzimin denatüre olduğu anda bu etkinliği gösterememesi olayının, ancak molekül zincirinin yapısında varolan bir kodlamayla açıklanabileceğini düşündü. Nitekim, başka proteinler üzerinde yapılan araştırmalarla da desteklenip genelleştirilen bu bulgular, sonraki yıllarda giderek yoğunlaşan genetik ve biyokimya çalışmaları için, molekül zincirlerinin yapısı ile işlevleri arasındaki ilişkiyi vurgulaması açısından temel oluşturmuştur.

•    YAPITLAR: The Molecular Basis of Evolution, 1959, (“Evrimin Moleküler Temeli”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi