Besasiri Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

21

Ebü’l-Hâris Arslan b. Abdillâh el-Muzaffer (ö. 451/1060} Büveyhîler’în son devrinde yaşayan bir Türk kumandanı.

İlk efendisinin Fars bölgesindeki Besâ (Fesâ) şehrinden olması sebebiyle Besâ-sîri nisbesini aldı. Büveyhî emirlerinden Bahâüddevle’nin azatlısı olmakla birlik­te esas şöhretini Celâlüddevle devrinde kazanmıştır. Büveyhî Emîrj el-Melikü’r-Rahîm Hüsrev Fîruz zamanındaki (1048-1055) karışıklıklar sırasında huzur ve sükûnun sağlanmasında önemli rol oyna­dı ve Bağdat askerî valiliğine tayin edil­di. Besâsîrî’nin kuvvetli bir muhalifi olan Abbasî Veziri Reîsürrüesâ İbnü’l-Müslime, Tuğrul Bey iie irtibat halindeydi. Besâsîri onu Tuğrul Bey’e bağlı Oğuzlar’la iş birliği yapmakla suçluyordu. Vezir ise Besâsîrî’yi Fatımî Halifesi Müstansır-Bil-lâh adına faaliyette bulunmakla itham ederek onu ordudaki Türkler’in ve Hali­fe el-Kâim Biemrillâh’ın gözünden düşürmeye muvaffak oldu. Bu sırada Halife Kâim-Biemrillâh’ın davetini kabul eden Tuğrul Bey, görünürde hac farîzasını ye­rine getirmek, aslında ise Suriye ve Mı­sır’a hâkim olan Fatımî Devleti’ni orta­dan kaldırmak gayesiyle Bağdat’a geidi. Besâsîrî şehirden uzak­laşıp Hille Emîri Dübeys’in yanına sığın­mak zorunda kaldı; çok geçmeden de oradan ayrılarak Rahbe’ye gitti ve Fâtımîler’den yardım istedi. Fatımî halifesi onun bu isteğini kabul etti. Besâsîrî bu yardıma karşılık Fâtımîier adına Bağdat’ı zaptedecek ve Selçuklular’ın Suriye ve Mısır’a ilerleyişini durduracaktı. Fatımî halifesi ona Rahbe valiliğini vererek as­kerî yardım gönderdi. Besâsîrî bundan sonra Selçuklularla mücadeleye girişti ve Mezyedîler’den Dübeys b. Ali ile birlikte harekete geçerek Kutalmış ve Musul hâ­kimi Kureyş kumandasındaki bir ordu­yu Sincar’da mağlûp etti. Daha sonra Musul’u da ele geçirerek hut­beyi Fatımî Halifesi Müstansır-Billâh adı­na okuttu. Tuğrul Bey buna karşılık ver­mekte gecikmedi; 19 Ocak 1057de Bağ­dat’tan ayrılarak Musul üzerine yürüdü ve şehri zaptetti. Besâsîrî İse Rahbe’ye çekildi. Öte yandan Selçuk­lu tahtını ele geçirmek isteyen İbrahim Yınal da Besâsîrî ile iş birliği yaparak Fâtımîler’in desteğini sağladı. Tuğrul Bey’İn Bağdat’tan ayrılması üzerine Besâsîrî Bağdat’a girerek hutbeyi Fatımî Halife­si Müstansır-Billâh adına okuttu. Abbasî Halifesi Kaim-Biemrillâh ve veziri İbnü’l-Müslime, o sırada Besâ­sîrî’nin müttefiki olan Ukaylî Emîri Kureyş’in himayesine girdiler. Kureys hali­feyi, Fırat üzerindeki Hadîsetü Âne Ka­lesi hâkimi olan yeğeni Muhâriş’in ya­nında bırakmayı uygun buldu. Besâsîrî İbnü’l-Müslime’nin kendisine teslim edilmesinde ısrar etti ve onu korkunç işken­celerle öldürttü. Daha sonra Vâsıt ve Basra’yı da ele geçirdi.

Besâsîrî’nin çok geçmeden Fâtımîler’le arası açıldı. Bu arada Tuğrul Bey de İb­rahim Yınal’a karşı büyük bir zafer ka­zandı. Selçuklulardın is­teği üzerine Halife Kaim-Biemrillâh, Mu-hâriş tarafından Bağdat’a gönderildi. Daha Önce, adına hutbe okutup para bastırması ve Kâim-Biemrillâh’ı tekrar makamına iade etmesi şartıyla Bağdat’­ta kalması için Tuğrul Bey’in kendisine yaptığı teklifi reddeden Besâsîrî, onun Bağdat’a hareketini öğrenince şehri terkedip Dübeys’in yanına sığındı. Humar Tegin Tuğrâî idaresinde­ki Selçuklu süvarileri Besâsîri’nin arkasından yetiştiler. Yapılan şiddetli savaş­ta Besâsîrî ele geçirildi ve Küfe yakının­daki Sakyülfurât’ta öldürüldü.

DİA