Asaf bin Berahya Kimdir, Hayatı, Hz. Süleyman’ın Veziri

34

Âsaf b. Berahyâ, İslâmî kaynaklarda Hz. Süleyman’ın kâtibi veya veziri olduğu kaydedilen kişi.

Âsaf b. Berahyâ b. Şimea b. Mikael b. Baaseya b. Malkiya Ahd-i Atîk’e göre, Levioğulları’na mensup Gerşom ailesinden Berekya’nın oğlu­dur. Hz. Dâvûd zamanında kendisine, ahid sandığı*nın Obededom’un evinden esas yerine taşıtılması sırasında, Heman ve Eytan ile birlikte, yüksek ses çıkaran tunç zillerle sandığa kılavuzluk etme işi verilmiştir. Daha sonra Hz. Dâvüd tarafın­dan ahid sandığı önündeki merasimde bu zilleri çalmakla görevlendirilmiş ibadetin düzenlen­mesinin ardından da çeşitli mûsiki alet­leriyle ilâhi söyleyip peygamberlik etme­leri için vazifelendirilen üç aileden biri­nin reisi olmuştur. Hz. Süleyman’ın mabedi bina etmesin­den sonra, ahid sandığının mâbeddeki yerine nakli sırasında da aynı görevi sür­dürmüştür. Mezmurlar”dan onikisi onun adını taşımaktadır. Onun “Peygamber” veya “Gören” olduğu da kaydedilmekte­dir.

İslâmî kaynaklarda Âsaf b. Berahyâ Hz. Süleyman’ın teyzesinin oğlu, çok gü­vendiği bir kişi, sıddîk. hatta Hz. Süley­man’ın kâtibi ve veziri olarak gösteril­mekte, ism-i a’zam’ı bildiği, duasının kabul edildiği, keramet sahibi olduğu nakledilmektedir. Tarihçiler ve müfessirler onun adını Hz. Süleyman’la ilgili bir vakayı izah ederken zikrederler ki bu vak’a Kur’ân-ı Kerîm’de şu şekilde nak­ledilmektedir: Hz. Süleyman Sebeliler’in teslim olmalarını istedi ve çevresindeki­lere,

“Ey ulular, dedi; bana teslim ola­rak gelmelerinden önce hanginiz onun (Sebe melikesinin) tahtını bana getirir?, Cinlerden bir ifrit, ‘Sen yerinden kalk­madan önce ben onu sana getiririm’ de­di. ‘Bunu yapmaya gücüm yeter ve ben güvenilir bir kimseyim’. Kendisinde ki­taptan ilim bulunan zat ise, ‘Sen gözü­nü açıp kapayıncaya kadar ben onu sa­na getirebilirim” dedi. (Neml 27/38-40) Sebe melikesinin tahtını göz açıp kapayıncaya kadar geçecek bir sürede getireceğini söyleyen zatın kim olduğu hususunda çeşitli rivayetler vardır. Müfessirler çoğunlukla bunun Âsaf b. Berahyâ olduğunu söylemektedirler. Tarih­çiler de aynı görüşü paylaşırlar.

Âsaf b. Berahyâ ile ilgili olarak İslâmî kaynaklarda yer alan bir başka rivayet de şöyledir: Hz. Süleyman bir adayı isti­lâ eder ve ada hükümdarının kızı Cerâde’yi alır. Cerâde, babasının başına ge­lenleri hatırlayarak mahzun olduğunu söyler ve babasının bir suretinin yaptı­rılmasını ister. Hz. Süleyman bunu ka­bul eder. Fakat Cerâde gizlice bu heyke­le tapmaya başlar. Bu iş Hz. Süleyman’ın bilgisi dışında kırk gün devam eder. Ha­diseyi haber alan Âsaf b. Berahyâ bir toplantı yapmak için Hz. Süleyman’dan izin alır ve yaptığı konuşmada, daha ön­ce yaşayan peygamberleri överek anar. Sıra Hz. Süleyman’a gelince, “Çocuklu­ğunda ne kadar uslu idi ve sevilmeyen her şeyden ne kadar uzaktı” demekle yetinir. Hz. Süleyman, niçin sadece genç­lik yıllarından bahsedip daha sonraki dö­nem hakkında bir şey söylemediğini so­runca Âsaf meseleyi anlatıp sarayında kırk gündür puta tapılmakta olduğu­nu belirtir. Bunun üzerine Hz. Süleyman putu kırdırır, Cerâde’yi cezalandırır ve kendisi de tövbe eder.

Âsaf b. Berahyâ. bunlardan başka, Hz. Süleyman’ın saltanat mührünü kaybet­mesi hadisesiyle ilgili olarak da zikredil­mektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi