Abdullah bin Nafi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

0
70

ABDULLAH b. NAFİ’

Ebû Muhammed Abdullah b. Nâfi’ es-Sâiğ el-Mahzûmî (ö. 206/822) İmam Mâlik’in talebesi.

Zehebi’nin belirttiğine göre 120-130 (738-748) yılları arasında doğdu. Kırk yıl kadar İmam Mâlik’in ilim meclisine düzenli bir şekilde devam etti. Hocası­nın görüşlerinin tesbiti ve sonraki nesil­lere aktarılmasında büyük hizmeti oldu. Mâlik’in vefatından sonra Medine’de fetva mercii olan Abdullah b. Nâfi, ho­casının görüşleri istikametinde fetva verdi. Mâlikden ayrı olarak Leys. Üsâ-me b. Zeyd el-Leysî, İbn Ebû Zi’b, Süley­man b. Yezîd el-Kâ’bî, Dâvûd b. Kays el-Ferrâ. İbn Ebü’z-Zinâd gibi değerli kişi­lerden hadis rivayet etmiştir. Kendisin­den de Kuteybe, Muhammed b. Abdul­lah b. Nümeyr, Seleme b. Şebîb, Zübeyr b. Bekkâr, İbrahim b. Münzir, Yahya b. Yahya el-Minkârî ve daha başkaları ri­vayette bulunmuştur. 206 (822) yılı Ra­mazan ayında Medine’de vefat eden İbn Nâfi’in vefat tarihi bazı kaynaklarda 186 (802) olarak geçiyorsa da Zehebî bunun yanlış olduğunu belirtir.

Kaynaklar, Abdullah b. Nâfi’in fıkıhta, bilhassa İmam Mâlik’in görüş ve delil­lerine vukufta otorite ve güvenilir bir râvi olduğunda hemen hemen mütte­fiktirler. Ahmed b. Hanbel ve Ebû Dâ­vûd da Mâlik’in görüş ve hadislerini en iyi bilenin İbn Nâfi’ olduğunu belirtmiş­lerdir. Nitekim Sahnûn’un Müdevvene adlı eserinde, Mâlik’in görüşlerini tesbit ederken sık sık İbn Nâfı’e müracaat et­tiği görülür. Ancak onun İbn Nâfi’den rivayetleri doğrudan olmayıp Eşheb va-sıtasıyladır. Fıkıhtaki üstün mevkiine rağmen Buhârî, Ahmed b. Hanbel ve Ebû Hatim gibi hadis otoriteleri, Abdul­lah b. Nâfi’in ezber yoluyla rivayet ettiği hadisler konusunda ihtiyatlı davran­makta ve yazıyla olan rivayetlerinin da­ha sahih olduğunu belirtmektedirler. Şahîh-i Buharı dışında Kütüb-i Sit-fe’de rivayetleri yer alan Abdullah b. Nâfi’, el-Muvatta bir şerh yazmış ve bu şerhi kendisinden Yahya b. Yahya el-Minkârî rivayet etmiştir. Birçok fakih, babası kuyumcu (sâiğ) olan Abdul­lah b. Nâti es-Sâiğ ile Zübeyr b. Avvâm’ın soyundan olan Abdullah b. Nâfi’ ez-Zübeyrfnin (ö. 216/831) aynı kimse olduğunu sanarak bunların rivayetlerini birbirine karıştırmıştır. Bu hatanın tabii sonucu olarak bu iki kişiden gelen riva­yetlerin birbirine zıt olduğu durumlar­da, “İbn Nâfi’in o konuda İmam Mâlik’ten iki ayrı görüş naklettiği” şeklinde teVillere gidildiği, kaynaklarda dikkati çekmektedir.