Vincent Van Gogh Kimdir, Kısaca Hayatı, Hakkında Özet, Kısa Bilgi

747

Vincent Willem van Gogh (30 Mart 1853 – 29 Temmuz 1890), Hollandalı ard izlenimci ressam. Bazı resim ve eskizleri, dünyanın en tanınmış ve en pahalı eserleri arasında yer alır.

Hollandalı bir Protestan papazının oğluydu. La Haye, Brüksel, Londra ve Paris’te dolaştı; Goupil Sanat Galerisi’nde satıcılık etti. Amsterdam Üniversitesi’ne girdiyse de öğrenimini tamamlamadan ayrıldı. Bir süre gönüllü vaizlikte bulunduktan sonra, 1880’lerde kendini resme verdi. Önemli yapıtlarını 1885’le akıt hastalığı sonucu intihar edeceği 1890 arasında gerçekleştirdi. 1885’te Paris’e yerleşti; ertesi yıl Cormon’un atölyesine öğrenci olarak girdi. Burada Gaugin ve Toulouse-Lautrec’le tanıştı. Yirmi aylık bu Paris döneminde iki yüz dolayında resim yaptı; Portreler, çiçekler, caddeler… Touiouse-Lautrec’in öğütlemesiyle gittiği (1888) Arles’te de her gördüğü tuvaline aktardı: Evler, doğa görünümleri, eski ayakkabılar, kayıklar, deniz… Kendine.özgü resim üslubuna bu dönemde ulaştı. Yine bu sıralarda sık sık krizler geçirmeye başiadı. Birlikte çalışmak üzere çağırdığı Gaugin’le büyük bir kavgaya tutuştu; elindeki usturayla tehdit ettiği arkadaşının gitmesini önleyemeyince kendi kulağını kesti. On dört gün kaldığı Saint Remy Hastanesi’nden çıkınca kesik kulaklı Adam tablosunu yaptı. Ertesi yılda iki kez hastanede yattı. Saint Remy Hastane-si’nin iki odası ona verildi, bunlardan birini atölye olarak kullandı ve burada 35 resim yaptı, yüzlerce desen çizdi. Daha sonra yatırıldığı Auvers-sur-Oise’deki klinikte tabancayla yaşamına son verdi. Hollanda’daki ilk döneminde karanlık renklerle çalışan Van Gogh, Japon estamplarını ve Rubens’i tanıdıktan, izlenimcilerin yapıtlarını inceledikten sonra renkçi bir anlayışa yöneldi. Özellikle Arles döneminde Güney Fransa’nın kızgın güneşi altındaki parlak renkleri tuvaline aktardı. Modem resmin ve Dışavurumculuk akımının öncüsü sayılan Van Gogh’un değeri 20. yüzyılda anlaşıldı. Günümüzde tabloları, dünyanın en pahalı sanat yapıtlarıdır. Kardeşiyle yazışmalarını derleyen Thâo’ya Mektuplar, sanatını anlamak için bir anahtar sayılmaktadır.