Vezin Türk Edebiyatında, Türleri, Şairleri, Hakkında Bilgi

VEZİN

Şiirin biçim öğelerinden biri olan vezin, XX. yy. Türk şiirinde, sanatçının dünya görüşünü ve eserinin içeriğini belirlemesiyle de dikkati çeker. Türklerin, İslâm uygarlığı etkisine girdikten sonra İran edebiyatı aracılığıyle benimsedikleri Arap kaynaklı aruz vezni, hecelerin belirli kalıplar içinde uzunluk ve kısalıklarına göre sıralanması temeline dayanıyordu. Arap ve Fars dillerinde ünlüyle biten hecelerin uzun da okunabilmesine karşılık, uzun ünlüsü olmayan Türkçede ancak ünsüzle biten hecelerin uzun sayılması, bu veznin Türk şiirine uygulanmasını güçleştirmişti; Kelimeleri aruza uydurmak için ünlüyle biten hecelerin uzatılarak okunması (imale), vezne uymak için de bol bol Arapça, Farsça kelimeler kullanılması, giderek şiirin ulusal niteliklerinin kaybolmasına yol açtı.

Millî Edebiyat akımı bütün yabancı etkilerden uzaklaşılmasını amaç edinirken, aruz vezni yerine, yalnız mısradaki hecelerin sayısını temel alan hece vezni’nin kullanılmasını da öngörmüştü. Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp gibi öncülerden başlayarak Cumhuriyet’in hemen bütün ilk dönem şairleri ve Aruza veda adlı şiiriyle bu vezne bağlılığını belirtmiş olan Halit Fahri Ozansoy’un da yer aldığı Hecenin Beş Şairi topluluğu eserlerinde yalnızca hece veznini kullandılar.