Meşk Nedir -Musikide, Müzikte- Hakkında Bilgi

Türk mûsikisinde meşk, hoca ve talebesinin birlikte çalışmaları suretiyle sözlü eserler ve saz eserleri repertuvarının yüzyıllar boyu nesilden nesile intikalini sağlamış bir eğitim ve öğretim yöntemidir. XIX. asrın ilk çey­reğine kadar Türk mûsikisi öğretimi ta­mamen bu sisteme dayalı olarak devam etmiş, daha sonraları Batı etkisiyle kuru­lan konservatuvar vb. mûsiki kurumla­rında da meşk kısmen uygulanmış olup günümüzde de belirli ölçülerde sürmek­tedir.                 

Meşk metodunun en büyük faydası talebenin bir eseri, bir çalgıyı, herhangi bir mûsiki tekniğini ve icrasını hocasının tarz ve üslubuyla öğrenerek “tavır” de­nen o ekolü devam ettirmesi olmuştur. “Eser geçme” tabirinin de kullanıldığı meşkte mûsiki eserleri hoca tarafından seslendirilir, talebeye usulüyle birlikte bö­lüm bölüm veya bütünüyle defalarca tek­rar edilerek ezberletilirdi. Burada eserin herhangi bir notadan öğrenilmesi söz ko­nusu olmadığından hafızanın çok önemli rolü bulunuyordu. Ayrıca eserlerin usul vurularak öğretilmesi usulün öğrenilmesi yanında meşki kolaylaştıran ve sağlamlaştıran bir tekniktir.

Bir sözlü mûsiki eserinin meşki şu şe­kilde yürütülürdü: Önce geçilecek eserin güftesi talebeye yazdırılır, üzerinde ge­rektiği kadar durularak doğru telaffuzu ve mânasının anlaşılması sağlanırdı. Par­çanın usulü eser icra edilmeden önce bir­kaç defa vurulurken talebe de buna katı­lır, böylece parçanın ritmi yerleşmiş olur­du. Ardından usul eşliğinde eser hoca tarafından okunup talebeye tekrar etti­rilerek kısım kısım meşkediiir. belirli bir başarı sağlanınca bir bütün halinde tale­benin hafızasına yerleştiriiinceye kadar defalarca okutturulurdu. Parçanın bu ilk meşkinden sonra öğrenciye eseri gelecek derse kadar tekrar etmemesi tembih edilirdi. Bu uygulama talebenin kendi ba­şına esere ilâve yapmasını ve besteyi boz­masını önlemek için gerekli ve önemlidir. Bir hafta sonraki derste eser üzerinde talebenin yanlışları veya bazı tereddütleri varsa bunlar giderilinceye kadar eser tek­rar ettirilerek meşk tamamlanırdı.

Musikişinaslar meşke kabul edecekleri talebelerde mûsiki kabiliyeti yanında ses güzelliği, iyi bir mûsiki kulağıyla ritim duygusu ararlardı. Mehmed Esad Efendi Atmbü’l-âsâr adlı eserinde XVII. yüzyı­lın bestekâr, hanende ve mûsiki hocası Na’ne Ahmed Çelebi’den söz ederken onun talebe seçimine çok önem verdiği­ni ve mûsikinin inceliklerine vâkıf olma­yanları meşklerine kabul etmediğini an­latır. İbnülemin Mahmud Kemal de Hoş Şada da Hacı Arif Bey’in herhangi bir eseri öğrencisine en fazla on beş defa tekrar ettiğini, sonuç alamadığında ise artık kendisiyle meşgul olamayacağını söylediğini ifade eder.