Patrona Halil Kimdir, Hayatı, İsyanı, Nedir, Hakkında Bilgi

23

PATRONA HALİL ( ? – 1730)

Osmanlı, ayaklanmacı. Lale Devri’ne son veren ayaklanmanın önderidir.

Doğum tarihi ve yeri bilinmiyor. 25 Kasım 1730’da İstanbul’da öldü. Arnavutluk’un Horpeşte kazasından göç etmiş bir aileden olduğu sanılıyor. Gençliğinde bir gemi çeşidi olan Patrona’da levend olarak çalışırken, düzenlediği bir ayaklanmadan dolayı yakalanarak idam cezası verildiyse de kaptan Abdi Paşa tarafından kurtarıldı. Bundan sonra Arnavutluk’a, oradan Niş’e geçerek 17. Yeniçeri ortasına yazıldı. Patrona sanını bundan sonra kullanmaya başladı. Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’ nın başlattığı Lale Devri’yle birlikte artan vergiler ve devlet harcamaları, idari görevlerde kayırmacılığın yarattığı ikilik, İran cephesinde gerileme ve en son 1718 Pasarofça Antlaşması’yla uğranılan büyük toprak kaybının yarattığı hoşnutsuzluk ortamında Vidin’ den Niş’e yayılan bir ayaklanmanın önderleri arasında yer aldı. Padişah III. Ahmed’i tahttan indirmeyi de amaçlayan ayaklanma bastırıldı ama Patrona Halil kaçmayı başararak yeniden Arnavutluk’a gitti, oradan İstanbul’a geçti. Burada kaptan-ı derya Kaymak Mustafa Paşa’nm adamlarıyla tanıştı ve onun korumasına girdi.

Bir süre başıboş gezdi ve düzensiz biçimde çeşitli işlerde çalıştı. İşlediği yeni bir cinayet nedeniyle Galata voyvodasının verdiği idam cezasından bu kez de Mustafa Paşa tarafından kurtarıldı. Sadrazam İbrahim Paşa’yla çatışma içindeki öteki devlet adamlarının desteğiyle yardımcıları Muslu Beşe ve Emir Ali’yle birlikte ayaklanma hazırlığına girişti. III. Ahmed ve vezirlerinin Üsküdar’da bulunduğu 28 Eylül 1730’da ayaklanmayı başlattı. Mustafa Paşa, yeniçeri ağasıyla anlaştığı gibi yönetimindeki tersane askerlerine buyruğu olmaksızın hareket etmemelerini bildirdi.

Sadrazam İbrahim Paşa’nın ayaklanmanın şiddetle bastırılması önerisine karşı kararsız kalması ve hiçbir etkili önlemin alınmaması sonucu 29 Eylül’de ulemadan ve devlet görevlilerinden de yandaşlar kazanarak aldığı fetvayla hareketine Şeriat’a uygunluk görünümü de veren Patrona Halil hapishaneleri boşalttırdı, Lale Devri’ni simgeleyen yapıları yağmalattı ve yaktırdı. Sadrazam başta olmak üzere başını istedikleri yöneticilerin adlarını içeren bir listeyi padişaha gönderdi. 30 Eylül’de üç vezir katledildikten sonra padişahı tahtından indirerek yerine I.Mahmud’u çıkardı.

Patrona Halil kendisi için hiçbir görev istemediği halde adamlarını yüksek makamlara atadı. I.Mah-mud’un ağır vergileri ve malikâne usulünü kaldırmasını sağladı, ayaklanmada kendisine yardım edenleri Yeniçeri Ocağı’na yazdırarak cülus bahşişi dağıttırdı. Rüşvet karşılığı makam dağıtması, padişahtan bağımsız ikinci bir iktidar merkezi gibi davranarak yarattığı karışıklık yanında işbaşındaki vezirleri ve memurları görevden alıp yenilerini ataması, Eflâk ve Boğdan voyvodalarını kendisinin belirlemesi gibi uygulamaları hoşnutsuzluk yarattı. Yeniçeriler’le arasının açılması nedeniyle giderek kuşatıldığını anlayıp yüksek bir devlet göreviyle İstanbul’dan uzaklaşmak istedi. 23 Kasım 1730’da yapılan divan toplantısında İran’a savaş açılması konusunda kesin bir sonuca varılamadığından başka bir toplantı yapılmasını önerdi. 25 Kasım 1730’da önceden her türlü askeri önlemin alındığı divana katılmak üzere saraya çağrıldı. Rumeli beylerbeyi olarak İran cephesine atandığı bildirilip tören yapılacağı sırada çevreye yerleştirilmiş askerler tarafından öldürüldü.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi
vikipedi