Laçin -Memluk Sultanı- Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

32

el-Melikü’l-Mansûr Hüsâmüddîn Lâçîn b. Abdillâh el-Mansûrî (Ö. 698/1299) Memlûk sultanı (1296-1299).

Ali b. Aybeket-Türkmânî’nin memlük-lerindendir. Efendisi, el-Melikü’z-Zâhir 1. Baybars döneminde Bizans’a sürgün edi­lince Lâçin Mısır’da Emîr Seyfeddin Kala-vun tarafından satın alındı. Kalavun’un eski memlüklerinden olan Lâçin’den ayırt edilmek için ona “es-Sagir”, gözlerinin renginden dolayı da “Şukayr”(eşkar) la­kabı verildi. Emîr Seyfeddin’in saltanat lakabı Mansûr’a nisbetle Mansûrî nisbe-siyle anılır. el-Melikü’z-Zâhir Baybars’ın kızı ile evlenen Lâçin, Baybars devrinde (1260-1277) devâdâr-ı kebîr olarak devlet hizmetinde bulundu. Bedreddin Sülemiş b. Baybars’ın kısa saltanatında (1279) kendisine “re’sü nevbeti’l-câmedâriyye” unvanı verildi. Ardından bir askeri birlikle Şevbek’e yürüdü ve orayı İstilâ etti. Kala­vun’un hizmetinde iken Dımaşk’a salta­nat naibi tayin edilen Lâçin, Kalavun’un saltanatını kabul etmeyip eİ-Melikü’I-Kâ-mil lakabıyla saltanatını ilân eden Dımaşk naibi Sungur e!-Eşkar tarafından hapse­dildi. Kalavun, Sungur’u mağlûp edince Lâçin’i hapisten kurtararak Dımaşk salta­nat nâibliğine iade etti. Lâçin, Kalavun’un İlhanlılar’ın Suriye’ye yaptıkları hücumla­ra karşı çıktığı sefere katıldı. Bu sefer sı­rasında meydana gelen savaşlarda cesa­ret ve kahramanlığı ile kendini gösterdi (680/1281). Akkâ’daki karışıklıklar sebe­biyle Sultan el-Melikü’l-Eşref Halîl b. Ka­lavun’un başlattığı kuşatmada bulundu (689/1 290), Akkâ’nın fethinin ardından sultan bazı emîrlerle beraber Lâçin’i de hapsetti ve yerine Alemüddin eş-Şücâî’yi getirdi. Lâçin kısa bir müddet sonra affe­dilerek emîrü’s-silâhdâr (mukaddemetü elf) oldu ve iktâlan iade ediidi. Kınnesrîn ya­kınlarındaki Kal’atürrûm kuşatmasından Dımaşk’a döndüklerinde Sultan el-Melikü’1-Eşref ile aralarındaki ihtilâftan endi­şe ederek çevresinden uzaklaşmaya çalı­şırken yakalanıp Mısır’a götürüldü ve Kal’atülcebel’de hapsedildi; ancak Emîr Bedreddin Baydarâ’nın aracılığı ile affe­dildi ve eski görevine döndü. Sultan el-Melikü’l-Eşref hayatta olduğu sürece ken­dini güvende hissetmeyen Lâçin, Emîr Baydarâ ile iş birliği yaparak onun öldü­rülmesini tertipledi. el-Melikü’l-Eşrefin katli üzerine Emîr Baydarâ sultan ilân edildi. Emîr Baydarâ Mısır’a giderken el-Melikü’l-Eşrefin memlükleri tarafından öldürülünce gizlenmek zorunda kalan Lâ­çin, e!-Melikü”n-Nâsır Muhammed b. Ka­lavun’un saltanatı sırasında ortaya çıktı [Ramazan 693/Ağustos 1294] ve Müdeb-birü’l-memleke Ketboğa’nın aracılığı ile affedildi. Lâçin bu dönemde halife, kadı­lar ve ileri gelen emîrler huzurunda ço­cuk yaştaki eI-Melikü”n-Nâsır’ın tahttan indirilip Ketboğa’nın iktidara getirilme­sini sağladı. Sultan Ketboğa da onu Mısır saltanat naibi tayin etti. Moğol asıllı olan Ketboğa’nın, Gâzân Han’ın İslâmiyet’i ka­bul etmesi dolayısıyla kaçıp kendisine sı­ğınan 10.000’den fazla putperest Moğol’u (Oyratlar) himaye etmesi, onlara zengin ik-tâlar vermesi emîrleri ve halkı rahatsız etti. Artan huzursuzluktan dolayı muha­lif emîrler ve Lâçin, Sultan Ketboğa’nın tahttan indirilmesine karar verdiler. Ketboğa’nın adamları katledildi, sultan yirmi kadar adamıyla Şam naibine sığındı. Lâ­çin, Sultan Ketboğa’nın hazinesine el koy­du, bir kısım muhafızlarını kendi tarafına çekti. Emîrler, Ketboğa’nın saltanatına son verip Lâçin’i tahta çıkarmayı karar­laştırdılar. Lâçin büyük törenlerle Mısır’a girdi ve 18 Muharrem 696’da (16 Kasım 1296) tahta oturdu. Saltanatı Mısır’daki Abbasî Halifesi Hâkim- Biemrillâh tarafın­dan kabul edildi ve hutbelerde adı okun­du. Kudüs, el-Halîl. Kerek, Nablus, Safed gibi büyük nâibliklerdeki emîrler Kahire’-ye temsilciler göndererek sultana itaat­lerini bildirdiler; Ketboğa da yenilgiyi ka­bul ederek yeni sultana boyun eğdi. Dımaşk’ta emîrler ve kadılar Ketboğa’yı az­ledip Lâçin’İn saltanatını benimseme ka­rarı aldılar.