Kütahya Mevlevihanesi Tarihçe, Mimari, Hakkında Bilgi

26

Kütahya Mevlevîhânesi. XIV. yüzyılın sonunda kurulan ve XIX. yüzyılın sonlarında yeniden inşa edilen mevlevîhâne.

Kütahya il merkezinde Börekçiler ma­hallesinde Dönenler (eski Kapanaltı/Tahıl-pazan) meydanının güneybatısında yer alan mevlevîhâne, erken dönem mevlevîhâneleri olan Konya ve Afyonkarahi-sar’dan sonra üçüncü merkezdir. Şece­relere bani ve ilkpostnişin olarak geçmiş bulunan Celâleddin Ergun Çelebi’den (ö. 775/1373) dolayı Erguniyye Dergâhı, Er­gun Çelebi Zaviyesi ve Zâviye-i Erguniy­ye adlarıyla da bilinmektedir.

Kuruluşuyla ilgili rivayete göre mevle-vîhânenin çekirdeğini, 1237-1243 yılları arasında Emîr İmâdüddin Hezâr Dînârî tarafından inşa edilen Hezâr Dînârî Mes­cidi meydana getirmektedir. Önce Celâ­leddin Ergun Çelebi’nin, ardından diğer postnişinlerin buraya defnedilmesiyle adı geçen mescid Ergun Çelebi Türbesi’ne dönüşmüş, kuzeyine de semahane inşa edilip mevlevîhânenin ilk kuruluşu ger­çekleştirilmiştir.

Mevlevîhânenin şeceresi incelendiği za­man idaresinde açıklanamayan büyük boşluklar, dolayısıyla faaliyetinin kesildiği veya zayıf olduğu dönemler görülür. Şeyh vekili Hasan Ulvîel-Mevlevî’nin 1909 ta­rihli mektubunda, bani ve ükpostnişin Celâleddin Ergun Çelebi’den sonra oğlu Burhâneddin İlyas Çelebi ile amcazadesi Zeynüddin Çelebi’nin (ö. 827/1424) posta oturdukları, ancak Timur vak’ası, Kara-manoğullan istilâsı ve II. Yâkub Çelebi’nin ölümünün (832/1429) ardından Kütahya’­nın Osmanlılar’ın idaresine geçmesi üze­rine aileden mevlevîhâneyi idare eden İl­yas Paşa’nın evlâtlarının Konya ve başka yerlere göçüp mevlevîhânenin bir türbedara bırakıldığı anlatılmaktadır. 9S0’ye (1543) kadar geçen 125 yıla yakın süre boyunca boş kalan posta Kütahyalı İbra­him ve Mehmed dedeler oturup dergâhı tekrar faaliyete geçirmişlerdir. Bundan sonra dergâh 1601-1689 arasında, Mevlânâ Dergâhı’nın on yedinci postnişini III. Muhammed (Küçük) Arif Çelebi’nin kızı mesnevîhan Kâmile Hanım ile oğlu Hü­seyin Çelebi ve kızı şair Hâce Fatma Ha­nım tarafından yönetilmiştir. Dergâhın ilginç tarihi boyunca Karahisar Mevlevîhânesi’nde olduğu gibi burada da Şeyh Küçük Hüseyin Çelebi’nin yerine iki kadın vekâleten postnişinlik etmiştir. Postnişin listesine göre bunun arkasından mevle­vîhâneyi sonuna kadar Hüseyin Çelebi’­den gelen çelebiler idare etmiştir. Ancak arada yine yönetim boşlukları olmuştur. Meselâ 1791’de Abdürrahim Atâ Çelebi’­nin oğlu Mehmed Sâib Çelebi on bir ya­şındayken posta geçtiğinde ve 1895’te İdris Hamdi Çelebi’nin Ölümünden sonra küçük kardeşi Ergun ve oğlu Sâkıb büyü-yünceye kadar dergâh Hasan Ulvî, Âmil Çelebi, Ahmed Remzi Dede gibi vekiller tarafından yönetilmiştir. 1. Dünya Savaşı’nda Sâkıb Dede’nin Şam’daki Mevlevî alayına sadece on bir dervişle katılmış ol­ması, komşu âsitâneler olan Bursa’nın altmış yedi ve Karahisar’ın altmış üç der­vişle katıldığı göz önüne alınırsa Kütahya Mevlevîhânesi’nin bu dönemde nüfus ve faaliyet bakımından son derece zayıf du­rumda bulunduğunu gösterir.