İstiklal Marşı Bestelenmesi, Bestecisi, Tarihi, Hakkında Bilgi

23

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli toplantısında Mehmed Akif’in (Ersoy) yazdığı İstiklâl Marşı’nın millî marş olarak kabulünden bir gün sonra meclis ikinci reisi Abdülhak Adnan (Adıvar) imzasıyla bestesi için ge­reken çalışmaların yapılması Maarif Vekâleti’ne bildirildi. Vekâlet aracılığıyla Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) Umum Merkezi’nce 500 lira ödüllü bir beste yarışması açılmasına karar verilerek gerekli duyu­ru yapıldı. Tanınan sürenin sonunda Ma­arif Vekâleti’ne elli beş beste ulaştı (Ma­yıs 1922). Bestekârlar arasında isimleri tesbit edilebilenler şunlardır: Ali Rifat (Çağatay), Ahmet Yekta (Madran), İsmail Zühtü, Rauf Yekta Bey, Mehmet Zâti (Arca), Kâzım (Uz), Mehmet Baha (Pars), Mustafa (Sunar). Sadettin (Kaynak), Girift­zen Âsim Bey, Bedri Zabaç, Necati (Basa­ra), Hüseyin Sadettin (Arel), Hasan Bas­ri (Çantay), Muallim İsmail Hakkı Bey, Abdülkadir (Töre), Halit Lemi (Atlı), Ahmet Cemalettin (Çinkilıç), Mehmet Suphi (Ez­gi). Osman Zeki (Üngör).

Bestekârların bu çalışmalarını İstan­bul’daki bir kurula havale etmek üzere meclisten izin isteyen Maarif Vekili Meh­met Vehbi (Bolak), milletçe ıstırap içeri­sinde bulunulan şu günlerde marştan da­ha önemli işlerin olduğu şeklinde itiraz­larla karşılaştı. Bunun üzerine yapılan müzakerelerin ardından meclis reisinin, eserleri Ankara’daki bir mûsiki heyetine inceletme teklifi olumlu karşılandı. An­cak Ankara’da böyle bir heyet bulunma­dığından bestelerin değerlendirilmesi ko­nusu bir süre ertelendi. Bu arada beste­lerin Paris Müzik Akademisi’nce seçilmesi fikri ortaya atılmış, Maarif Vekâleti, Telif ve Tercüme Heyeti reisliğine gönderdiği 9 Haziran 1922 tarihli yazısında marş besteleri arasından Paris’e gönderilecek eserlerin seçilmesini istemiş, ancak mil­letvekilleri tarafından pek hoş karşılan­mayan bu karardan da vazgeçilmiştir.

Öte yandan yurdun çeşitli bölgelerinde İstiklâl Marşı’nın değişik besteleri okun­maya başlanmıştı. Edirne ve civarında Ahmet Yektâ’nın, İstanbul’un Rumeli ya­kasında Mehmet Zâti’nin, Anadolu yaka­sında Ali Rıfat’ın, İzmir ve Eskişehir’de İsmail Zühtü’nün, Balıkesir ve yöresinde Hasan Basri’nin, Ankara ve civarında Os­man Zeki’nin bestelerinin okunduğu bilinmektedir. İstiklâl Savaşı’nın zaferle so­nuçlanmasının ardından İstiklâl Marşı’nın bestelenmesi meselesi yeniden gün­deme geldi. Bunun üzerine Maarif Vekâ­leti, 12 Şubat 1923 tarihinde İstanbul Maarif Müdürlüğü’ne gönderdiği bir ya­zıyla, mevcut marş bestelerinin İstan­bul’da Mûsiki Encümeni Reisi Ziya Paşa’-nın başkanlığında kurulacak bir komis­yona incelettirilerek uygun bestenin se­çilmesini istedi. Komisyon çalışmalarını 12 Temmuz 1923’te tamamladı ve Ali Ri­fat Çağatay’ın bestesi İstiklâl Marşı ola­rak kabul edildi. Bu seçime itiraz edildiy­se de beste 1930 yılına kadar çalınıp söy­lendi. Aynı yıl, Maarif Vekâleti tarafından resmî kuruluşlara gönderilen bir tamim­le bundan böyle Rîyâset-i Cumhur Mûsiki Heyeti şefi Osman Zeki’nin İstiklâl Marşı bestesinin Türkiye Cumhuriyeti’njn res­mî marşı olarak kabul edildiği bildirildi.