İpek Hanı -Bursa- Tarihçe, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

26

İpek Hanı. Bursa’da XV. yüzyılın ikinci yarısında yapılmış en büyük han.                  .

Bursa il merkezinde, Ulucami’nin kuze­yinde ve bu yapı ile İvaz Paşa Külliyesi ara­sında bulunmaktadır. Çelebi Sultan Mehmed tarafından Yeşilcami Külliyesi’ne gelir sağlamak amacıyla inşa edilmiştir. Mi­marının kim olduğu kesin olarak bilinme­se de İpek Ham’nın yakınında kendi adı­na bir külliye inşa eden ve Yeşilcami Külliyesi’nin de mimarı olan Hacı İvaz Paşa tarafından yapılmış olması kuvvetle muh­temeldir. Şehrin Osmanlılar tarafından fethini müteakip başşehir olarak düzen­lenmesi sırasında İpek Ham’nın da bulun­duğu bu bölge Hacı İvaz Paşa Çarşısı veya Kazazhane diye anılan büyük bir ticaret merkezi haline gelmiştir. İpek Hanı, bu amaca uygun olarak kervanların konakla­ması ve yerli tacirlerin iş yeri olarak kul­lanmaları için yapılmıştır. Yapının mima­ri şeklinde bu özellikler açıkça görülmek­tedir.

İpek Hanı’nın geçmişte pek çok yangın ve depremden zarar gördüğü ve çeşitli onarımlar geçirdiği bilinmektedir. Yapının gördüğü ilk tamir 963 1556 yılına ait olup on altı odası, çatı ve saçağı onarıl­mıştır. 23 Safer 1042 (9 Eylül 1632) tari­hinde üst katındaki otuz sekiz hücrenin ocakları, avluya bakan kapının kemeri ve merdivenler onarılmış, avlunun ortasın­daki bir yana eğilmiş olan mescid kaldı­raçla düzeltilmiştir. 1149 (1736-37) yılın­da mescidin altındaki oda, mescidin üst kısmı ve şadırvan tamir edilmiş 1155’te (1742) yine şadırvan, su yolları, mescid, merdivenler, duvar ve camları elden ge­çirilmiştir. 7 Rebîülâhir 1189 (7 Haziran 1775) tarihinde hanın mescid ve ahırın­da tamirat yapılmıştır. Zamanla büyük bir kısmı yıkılan ve bir ara oto tamirha-nelerince işgal edilen yapı 1958’deki bü­yük yangında büsbütün harap olmuştur. Yapı uzun bir süre çok harap durumda kaldıktan sonra 1972-1973 yıllarında res­tore edilmiştir. Bugün içinde çok sayıda dükkânın bulunduğu oldukça bakımlı bir ticarî bina durumundadır.

Eski İpek Hanı, Yeni İpek Hanı gibi isim­lerinin yanı sıra geçmişte Sultan Hanı, yangından önceki kullanılış şeklinden do­layı Paytoncular (Faytoncular) Hanı ve Ara­bacılar Hanı gibi adlarla da anılan yapının

asıl adı burada ipek ticaretinin yapıldığını göstermektedir. Hanın orijinal kısmı, çift katlı mimarisiyle batı yöndeki parçasıdır. Bu bölüm örnek alınmak suretiyle resto­re edilen yapı, benzeri olan diğer şehir içi hanlarının mimari Özelliklerine uygun bir biçimde, yani ortasında üzeri açık bir av­lu bulunan, dört bir yanı çift katlı galerili plana göre yenilenmiştir. Kareye yakın bir plan gösteren İpek Ham’nın ana kapısı doğu cephesinde bulunmaktadır. Koza Ham’nda olduğu gibi bu han kapısının da aslında bir taçkapı şeklinde inşa edilmiş olması mümkündür. Restorasyon sırasın­da yapılan şimdiki kapının hiçbir özelliği yoktur. Ayrıca güneydoğu kısmından bağ­lantılı diğer bir kapıyla yan sokaktan üst kata doğrudan geçiş sağlanmıştır.

Her iki katta da avluyu saran, kalın pa­yelerin desteklediği revaklar bulunur. Üst kat revaklan kubbelerle örtülü olup bu­nun ardında yan yana sıralanmış, dikdört­gen planlı mekânların üzerleri tuğladan kubbeli tonozlarla örtülmüştür. Alt katta otuz dokuz, üst katta kırk iki oda birer kapıyla önlerindeki revaklara açılmakta­dır. Zemin katındaki yuvarlak kemerli, üzeri çapraz tonozlarla örtülü revaklar bugün tamamen kapanmış, ardındaki dükkânlara dahil edilmiştir. Bu mekânlar eskiden hanın deposu olarak kullanılıyor­du. Aynı katta bulunması gereken ahır ve yemlik mekânlarının yeri tam olarak bilin­mese de güney kısımda bulunduğu tah­min edilmektedir [532]Yine günümüze ulaşmayan mescid geleneğe uygun biçimde avlunun ortasında yer alıyordu. Onikigen şemaya sahip fevkani mescidin alt kısmı şadırvan olarak düzen­lenmiş olup burada ayrıca dört odanın var olduğu bilinmektedir.

Yapı yontma taş ve tuğladan inşa edil­miştir. Duvarlar ve payelerde taş ve tuğ­la almaşık örgülü olarak kullanılmış, ke­merlerin üst kısmındaki ince silmelerde ve saçakta kullanılan tuğlalar köşeli yer­leştirilerek yapıya dekoratif bir özellik ka­zandırmıştır. Ayrıca yapıda orijinal olan cephenin iç yüzünde Yeşilcami’de de gö­rülen çinilerden az miktarda düzensiz ola­rak kullanılmıştır. Yapılan restorasyon so­nucunda aslî işlevini kazanan İpek Hanı Bursa’nın Osmanlılar dönemi içindeki ti­carî aktivitesini vurgulayan, şehrin en bü­yük hanı olarak dikkat çeken özel bir ya­pıdır.