III. Ahmed Kütüphanesi Nerede, Mimari, Tarihi, Özellikleri

20

III. Ahmed Kütübhanesi. Topkapı Sarayı’nın üçüncü avlusunda Arz Odası arkasında XVIII. yüzyıla ait kütüphane.

Daha önce aynı yerde, II. Selim için Mimar Sinan tarafından yapılan Havuzlu bahçe Köşkü bulunuyordu. Fındıklılı Silâhtar Mehmed Ağa’nın ifadesine gö­re, Havuz Bahçesi denilen bahçe İçinde olan bu köşkün ortasında mermer bir havuz ile on iki somaki sütuna oturan bir kubbesi vardı. Köşkün basit bir şe­ması Hünernâme’rim bir minyatürün­de yer almaktadır. Cami ve kasırlarda kitap dolapları yerine başlı başına kütüphane binası kurmanın tercih edildiği Lâle Devri’nde Sultan III. Ahmed, Sarâyı Cedîd denilen Yenisaray’daki dağınık kitapları bir yerde toplamayı uygun bu­larak II. Selim’in zaten bakımsız bir hal­de olan köşkünü yıktırıp yerinde, kendi adıyla anılan veya Enderun Kütüphane­si de denilen yeni bir kütüphane bina­sı yaptırmıştır. İnşaata 27 Rebîülevvel 113l’de (17 Şubat 1719) başlanmıştır. Yine Fındıklılı’nın yazdığına göre, III. Ah­med kütüphanenin temelini atmak üzere, dedesi Sultan I. Ahmed’in büyük camiini yaptırırken kullandığı ve Has Oda hazinesinde saklanan altın kazma­yı kullanmıştır. Yapımı kısa sürede ta­mamlanan binanın kapısının üstündeki Arapça kitabeden 1131de (1719) ya­pıldığı öğrenilmekte, açılış töreninin ise 10 Muharrem 1132 günü olduğu bilinmektedir. Safer 1132 tarihli bir kayda göre kü­tüphanenin yapımı 19.570 kuruşa mal olmuştur.  Aynı zamanda kütüphanenin niçin ku­rulduğunu, içindeki kitapların nerelerden toplandığını, kütüphaneden hangi günler istifade edileceğini bildiren, dışarı kitap çıkarılmasını yasaklayan ve hizmetlilerde aranacak şartlarla bunla­ra verilecek ücreti gösteren bir de vak­fiye düzenlenmiştir. Yalnız saray men­suplarına açık olan kütüphanenin açılış tarihini taşıyan mükemmel bir de kata­logu hazırlanmıştı. Bu kütüphaneye. Fâtih devrinden beri toplanmış olan Hı­ristiyanlık’la ilgili bazı el yazmaları ile matbu kitaplar da konulmuştur.

İçindeki kitapların rutubetten zarar görmemesi için Türk kütüphane mima­risinde daima dikkat edilen bir özellik burada da uygulanarak binanın altında pencereli yüksek bir bodrum yapılmış, ayrıca etrafının açık olmasına itina gös­terilmiştir. Bütün cepheler mermer kap­lıdır. Cephenin ortasında üç sivri ke­merli ve dört sütunlu bir giriş mekânı vardır. Üstü üç kubbe ile örtülü olan bu sahanlığa iki tarafından merdivenlerle çıkılır. Dışta ortada zengin rumî kabart­malarla süslü bir tacı olan. iki tarafında zarif su içme musluklarına sahip ve mihrap biçiminde 1131 (1719) tarihli bir çeşme bulunmaktadır. İçeride, baş­ka bir benzeri olmayan bu çeşmenin arkasında ikinci bir çeşme daha vardır. Esas mekân enine bir dikdörtgen biçi­minde olup kapının tam karşısında, biz­zat Sultan Ahmed tarafından yazılan manzum bir levhadan anlaşıldığına gö­re, hadîs-i şerif okunmasına mahsus bir çıkıntı yer almaktadır. Orta bölümü büyük bir kubbe, ikişer sütunla ayrılan orta çıkıntı ve yan kanatlan oymalı to­nozlar örter. Bunlar dıştan kurşun kap­lıdır. Altlı üstlü çok sayıda pencere içeriye bol ışık girmesini sağlar. Üst sıradakilerde renkli camlı alçı pencereler (revzen) vardır.

Kubbe ve tonozların iç yüzleri çok zengin biçimde renkli malakârî tezyinat ile süslüdür. Duvarlar ise kısmen çini kaplıdır. Bunların bir kısmı XVI. yüzyıla ait olup Boğaziçi’nde Kara Mustafa Pa­şa Yalısı’ndan sökülerek burada tekrar kullanılmıştır. Esas kapı İle alt sıra pen­cerelerin kanatları da fildişi ve bağa kakmalarla çok zengin biçimde yapıl­mıştır. III. Ahmed Kütüphanesi’nin için­deki kitap dolapları geçen yüzyıl işidir ve binanın iç süslemesine ters düşmek­tedir. Herhalde ilk yapıldığında kitaplar, yirmi yıl sonra yapılmış olan Ayasofya Kütüphanesİ’ndeki gibi renkli ve altın yaldızlı motiflerle bezenmiş tel kafesli dolaplarda muhafaza ediliyordu (kütüp­hanenin bugünkü durumu için.

Diyanet İslam Ansikopedisi