Gestalt Ekolü

15
PAYLAŞ

Gestalt Ekolü
Gestalt psikolojisi, 19001ü yılların başında, Almanya’da Max.Wertheimer (1880-1943), Kurt Koffka (1886-1941) ve Wolfgang Köhler (1887-1967) tarafından oluşturulmuştur. Gestalt sözcüğü, Almanca “bütün”, “biçim” gibi anlamlara gelmektedir. Ancak hiç bir dilde tam olarak karşılayan bir kelime bulunamadığından, “gestalt” sözcüğü aynen kullanılmaktadır.
Gestaltçiler, Wundt’un, yapısalcılığın ve davranışçılığın zihni atomlara (parçalara) ayırarak inceleme anlayışına karşı çıkmışlardır. Onlara göre yaşantı ögelerine bölünemez bölünemez; yaşantıyı incelerken öğelerin ilişkileri ve etkileşimleri dikkate alınmalıdır. Yaşantılarımız örüntüler veya örgütlenmiş yapılar oluşturmaktadır, alanın bir kısmındaki olaylar diğer kısmındaki olaylardan etkilenir. Örneğin gri bir kağıt parçası, siyah zemin üzerinde açık renk, beyaz zemin üzerinde koyu renktir. Dolayısıyla önemli olan öğeler arasındaki ilişkilerdir. Bu ekolün anlayışını tanımlayan önemli bir ilke “bütün parçalarının toplamından fazla ve farklıdır” ifadesidir. Örneğin, bir müzik parçası dinlediğimizde, tek tek notaları değil, bütün bir melodiyi algılarız.
Gestalt ekolü, algı, öğrenme, kişilik, sosyal psikoloji ve motivasyon gibi alanlarda yaptıkları çalışmalarla psikoloji üzerinde silinmez bir iz bırakmışlardır. Algı alanındaki çalışmalarının sonuçları hala psikolojiye giriş kitaplarında yer alan temel bilgiler arasındadır. Bizde, duyumlar ve algı bölümünde gestalt ekolünün araştırmalarını ve buldukları ilkeleri inceleyeceğiz. Ayrıca ortaya attıkları bazı fikirler ile 20.yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan bilişsel yaklaşım veya humanistik yaklaşımı etkilediklerini de gözden kaçırmamak gerekir.