Darü’l-Musiki-i Osmani Nedir, Ne Demek, Tarihçesi, Hakkında Bilgi

0
68

Dârü’l-Mûsiki-i Osmânî. İstanbul’da kurulan özel Türk mûsikîsi mektebi.

II. Meşrutiyetin (1908) ilânından son­ra Koska’da Râgıb Paşa Kütüphanesi kar­şısındaki bir binada faaliyete başladı. Tanburî bestekâr Hacı Kirâmî Efendi’nin başkanlığında bestekâr Leon Hanciyan, hanende Kaşıyarık Hüsâmeddin Efendi, bestekâr Kanunî Hacı Arif Bey. Hafız Âşir, Hafız İsmail efendiler tarafından kurul­muştur. Mektepte kurucular dışında. müdür santûrî Edhem Efendi, yardım­cısı Kirkor Efendi ve kâtip Salâhaddin Efendi’nin idareciliğindeki öğretim kad­rosunda kemanîAleksan Efendi, ûdî Sa­mi Efendi, ûdî Ekrem Efendi, santürî Edhem Efendi, Hafız Tevfık Efendi (Ney­zen Tevfik Kolaylı) gibi sanatkârlar bulun­maktaydı. Hafız Arap Cemal ve Nazmi Efendi’nin öğretmen yardımcısı olarak görev yaptığı okulun şeref üyesi ve fah­rî başkanı ise kanunî bestekâr Şehzade Ziyâeddin Efendi idi.

Devrin meşhur mûsiki üstatlarının ders verdiği, birçok musikişinasın yetişmesin­de rol oynayan bu mektep, ayrıca hoca ve talebelerin yer aldığı Dârülmüsikî-i Osmânî Heyeti adlı topluluğun verdiği konserlerle de büyük ilgi toplamıştır. Okul binasında yapılan her konser provasının 1 gümüş mecidiye karşılığında dinlene­bilmesi ve aylık konser abonman bilet­lerinin 1 altın liradan satılması, yapılan icraatın sanat seviyesini ve dinleyicilerin rağbetini gösterir.

Doğrudan Türk mûsikisi eğitim ve öğ­retiminin amaçlandığı Dârülmûsikî-i Os­mânî, bir müddet sonra Muzika-i Hümâ­yun hocalarından bestekâr Muallim İs­mail Hakkı Bey başkanlığında, Mûsikî-i Osmânî adıyla Şehzadebaşı’ndaki Fevzi-ye Kıraathanesin İn üzerinde faaliyetine devam etmiştir. Devrin yayın organla­rında bazan Mûsiki-İ Osmânî, bazan da Mûsiki-i Osmânî Mektebi adlarıyla ge­çen bu kurumun yeni devredeki öğretim kadrosunda, müdür yardımcısı İzzeddin Hümâyî Bey (Elçioğlu) dışında ûdî Fahri Bey (Kopuz), neyzen İhsan Aziz, kemanî Reşad Bey (Erer), kanunî Âmâ Nâzım, tanburî Ahmed Neş’et gibi sanatkârlar yer almaktaydı.

Mûsiki-i Osmânî, I. Dünya Savaşı’nin çıkması üzerine bir süre kapanmasına rağmen daha sonra İsmail Hakkı Bey tarafından yeniden açıldı. 1914 yılında faaliyetlerini Çemberlitaş’ta sürdürme­ye başladı. Bu faaliyetin hangi tarihe ka­dar devam ettiği konusunda kesin bilgi yoksa da zamanın ünlü musikişinasla­rından oluşan kadrosunun hemen hep­sinin Dârütta’lîm-i Mûsikî”de yer aldığı bilinmektedir. Konser faaliyetleri İsmail Hakkı Beyin idaresindeki dönemde de Mûsiki-i Osmânî Heyeti ve Mûsikî-i Os­mânî Mektebi Heyeti adlarıyla devam etti. İstanbul’un dışına da taşan ve 150 kişiye varan bir heyetle verilen konser­lerin ilânlarında zaman zaman Dârülmûsikî-i Osmânî Heyeti adı da kullanılmıştır.

Mûsikî-i Osmânî Mektebi, eğitim öğ­retim ve konser faaliyetlerinin yanı sıra fasıl defteri ve yaprak biçimindeki nota yayımı ile de dikkati çekmiştir. Küçük, orta ve büyük boy olarak gerçekleştiri­len bu serilerden orta boyu fasıl defter­leri, diğerleri ise perakende notalar ha­linde neşredilmiştir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi