Bizim Köy – Mahmut Makal (Konusu, Özeti)

25

Yazar Mahmut Makal, Aksaray’ın Demirci köyünde 1930’da doğdu, köyünde açılan ilkokulun ilk öğrencilerinden (1937-1941) olan Makal, öğrenimini Konya Ereğiisi’ndeki İvriz Köy Enstitüsü’nde (1943-1947) sürdürdü. Doğduğu köy dahil çeşitli köylerde öğretmenlik yaptı. Bu arada Varlık dergisinde köy yaşantısını dile getiren kısa yazılar yayımlamağa başlamıştı (1948). İşte bu yazıları toplayan Bizim köy, siyasal iktidar değişikliğinin hemen öncesindeki aylarda çıktı (Ocak 1950) ve olağanüstü bir ilgiyle karşılandı. 5 ay içinde 4. basımı yapılan eser, köylerin yaşama güçlükleri, yoksulluğu, geri kalmışlığı üstüne kuvvetli gözlemleriyle aydın çevrelerin bu yurt gerçekleri üzerinde durmasına olanak hazırlamıştı. Günlük gazeteler, çeşitli kesimlerden yazarlar ve siyaset adamları sürekli olarak Bizim Köy’de anlatılanları tartışma konusu ediniyorlardı. Sonunda, anlattıklarının bir art niyeti olduğu ileri sürülerek genç yazar için kovuşturma açıldı. 30 mart 1950’den 29 nisan 1950’ye kadar tutuklu kaldıktan sonra Cumhuriyet gazetesinin davetlisi olarak İstanbul’a geldi.

Konu ve Özet
Köylünün hayat şartlarını gerçekçi dille anlatan Bizim köy’ün yayımlanması Türk edebiyatı tarihinin en önemli olaylarından biri sayılır. Gerçekten de bu küçük eser hiç de edebiyat eseri niteliği taşımadığı  halde, enstitü çıkışlı köy romancılarının eserlerine öncü olmuştur.

Genç bir köy öğretmeninin heyecanı, azmi, köylünün sorunlarına eğilmesi ve çaresizliği çarpıcı bir dille anlatılmaktadır. Eserin dili sade, edebi yönü çok yüksek değildir. Ancak gerçekçi tasvirler okuyucuyu sürüklemekte ve eserin bir defada okunmasını sağlamakta, ayrıca Köy Enstitülerinin işlevsel özelliği üzerine de düşünmeye sevk etmektedir.

Geçim derdi, Köy hayatından sahneler, inanışlar, okul ve okuma bölümlerinde toplanmış notlarla epilog niteliğinde olan ve masal gibi başlığını taşıyan bazıları yarım sayfa, bazıları 2 sayfa olan kısa hikayelerden oluşmaktadır. Bu kısa hikayelerden meydana gelen Bizim Köy’de yazar, köye ait maddi yaşayış öğelerini (ev. ev eşyası, helâ. giyim, yakıt v.d.), köy ekonimisini (basit ticaret, ilkel teknolojiye dayanan tarım ve hayvancılık, toprak mülkiyeti, işsizlik sorunu, tarım kooperatiflerinden alınan borcun ancak eski borçları ödemede kullanılması, Ziraat Bankası aracılığıyle dağıtılan tohumluk buğdayın kasabada satılması v.d.), toplumsal ilişkileri (aile, kadın haklan, evlenmede başlık ödeme sorunu v.d.), sağlık şartlarını (salgın hastalıklar, beslenme bozukluğu, temizlik, kocakarı ilaçları v.d.), yanlış değer yargılarını (bilgisizlik, din sömürüsü, Köylülerin kendi içlerinden çıkan köy öğretmeni yerine köye gelen yabancı hafıza daha yakın durmaları ise yerel şeyhlerin halk üzerindeki etkisi v.d.) gözlemlere dayandırarak ele alır. Eserde, katı gerçeklerin yanı sıra sevgiye, umuda da yer verir, sağduyuya güven gösterir. Makal, başarılı bir gözlemcilikle ve akılcı yöntemle işlediği konularına nasıl yaklaştığını anlatırken “Bir el dürtüklüyor içimden. Her gördüğüm insan, hayvan, eşya sanki ‘beni dile getir’ diye sesleniyor bana. Anadolu’nun bilinmeyen köyünü anlatmak istiyorum” der.