Bettani Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

19

Ebû Abdillâh Muhammed b. Câbir b. Sinan er-Rakkî el-Harrânî (ö. 317/929) İslâm astronomlarının en büyüklerinden.

İsmi Batı’da Albetanius, Albategnus veya Albategni şeklinde anılır. Aslen Sâ-bif bir ailenin çocuğu olup büyük bir ih­timalle 111. (IX.) yüzyılın ilk yarısında Har­ran civarındaki Bettan’da doğdu. Nite­kim BettânT ve Harrânî nisbeleri de bu­nu göstermektedir. Sadece İbnü’n-Nedîm’in el-Fihrist’ inde rastlanan Rakkî nisbesi ise hayatının büyük kısmını ge­çirdiği ve ünlü rasatlarını yaptığı Fırat’ın sol sahilindeki Rakka şehrinden gelmek­tedir. Doğum tarihi ve çocukluğu hakkın­da bilgi yoktur. İlk rasatlarını 264 (877) yılında yaptığı bilinmektedir; o tarihte yirmi yaşında olduğu kabul edilirse yak­laşık 244’te (858) doğduğu söylenebilir. Babasının, İbnü’n-Nedîm tarafından zik­redilen meşhur astronomi aletleri usta­sı Câbir b. Sinan el-Harrânî olması müm­kündür. Bettânfnin künyesi kadar astro­nomi aletleri İcat ve imal etmedeki ma­hareti de bu ihtimali kuvvetlendirmek­tedir. Hayatının sonraki dönemleri hak­kında bilinenler de çok sınırlıdır. İbnü’n-Nedîm’in el-Fihrist’i ile İbnü’l-Kıftî’nin Târihu’l-hükemâD adlı eserinde onun geometri, teorik ve pratik astronomi ile astrolojide önde gelen bilginlerden ve meşhur gözlemcilerden biri olduğu; gü­neş ve ay gözlemlerine ait tablolar ve­rip Batlamyus’un (Ptolemaios) el-Mecis’sindeki bilgileri tashih ederek geliş­tirdiği ve yeni buluşlarını açıkladığı çok önemli bir zîc yazdığı; bu kitapta beş gezegenin hareketlerini ve bunlarla ilgi­li astronomik hesaplan verdiği; zîcinde bahsettiği gözlemlerin bir kısmını 267 (880) ve 287 (900) yıllarında yaptığı; Ca’fer b. MuktefTnin sorularına verdiği ce­vaplardan anlaşıldığına göre rasat faali­yetlerinin 264’te (877) başlayıp 306’ya (918) kadar devam ettiği: ayrıca zîcin-deki sabit yıldız rasatlarını 299 (911) yı­lında yaptığı ifade edilmektedir. Anılan kaynaklarda Rakka ahalisinden Benî Zey-yât ailesinin uğradığı bir haksızlık yüzün­den onlarla birlikte Bağdat’a gittiği ve sonra 317’de (929) memleketine döner­ken Halife Mu’tasım tarafından yaptı­rılmış olan Kasrü’l-Cis’te vefat ettiği be­lirtilmektedir. İbn Hallikân ise Bettânf-nin ölüm yeri için Musul civarında bir şehir olan Hadr’ı göstermekte, buna kar­şılık araştırmacı Nallino da Hadr kelimesinin Ciss’in yanlış yazılmış şekli olduğunu ileri sürmektedir. Yâküt el-Hamevî’nin aynı yerden Kasrü’l-Hadr adıyla bahsettiği göz önüne alındığında Naüino’nun iddiasının tutarlı olduğu gö­rünmektedir. Bettânfnin hayatı hakkın­daki bu bilgilere, Antakya’da 23 Ocak ve 2 Ağustos 901 tarihlerinde bir güneş ve bir ay tutulmasını gözlemiş olduğu da ilâve edilebilir; bu gözlemlerden ken­disi zîcinde bizzat bahsetmektedir.