Anaksagoras Kimdir, Hayatı, Felsefesi, Hakkında Bilgi

30

ANAKSAGORAS (İÖ 500-428)

Eski Yunanlı bilge. Oluşu başlatan temel ilkenin nous denen bir töz olduğunu, araştırmaların duyu verilerine dayanması gereğini ileri sürmüştür.

Klazomenai’de (İzmir, Güladası) doğdu, bir süre Atina’da yaşadıktan sonra sürgüne gönderildiği Lapseki’de öldü.

Ailesi, ilk-gençlik yılları ve öğrenimi konusunda ayrıntılı, yeterli bilgi yoktur. Kendinden sonra gelenlerin ve ilk felsefe tarihi niteliğinde sayılabilen, değişik kaynakların bildirdiğine göre varlıklı, soylu bir aile-denmiş. Başka bir söylentiye göre de, gençlik döneminde Anaksimenes’in öğrencisi olmuştur. İlk bilgileri, İlk Çağ’m bilim-felsefe yurdu olan doğduğu yörede edindikten sonra Atina’ya gitmiş (İÖ 462), orada otuz yıl kalmış, çağın ünlü sofisti Protagoras, tiyatro yazarı Euripides, Atina’nın güçlü, aydın devlet adamı Perikles ile yakınlık kurmuştur. Bu yakınlığın sağladığı olanaklarla gözlemlerini, deney verilerine dayanan araştırmalarım ve felsefesinin temelini oluşturacak olan bilgilerin toplanıp düzenlenmesine yarayan çalışmalarını sürdürmüştür. Güneşin çok güçlü ışık saçan bir ateş yığını olduğunu, ay ışığının da doğal bir varlıktan, güneşten kaynaklandığını ileri sürmesi üzerine güneşi ve ayı tanrısal birer varlık olarak kutsayan Atinalılar’ın öfkesini çeken Anaksa-goras tanrıtanımazlıkla suçlanınca Lapseki’ye göçmek zorunda kalmıştır. Bu olayda Perikles ile kurduğu yakınlığın etkisi ve Perikles yönetimine karşı çıkanların tepkisi görülmektedir. Kimi kaynaklar onun Perikles’e “politika sanatı”nı öğrettiğini, bu nedenle yönetim işlerine de karıştığını ileri sürerse de, bu kesin değildir.

Yaşamı süresince toplum olaylarından, kamu yönetiminden uzak kalarak kendini bilime, felsefeye veren Anaksagoras, gökbilim ve matematik alanlarında da, çağına göre, önemli çalışmalar yapmıştır. Sonraki yüzyıllarda yeniden ele alman bu çalışmaların doğal gerçeklere, bilimsel verilere uygun düştüğü ortaya konmuştur.

Anaksagoras’ın düşüncelerini içeren kaynaklar, genellikle, kendi elinden çıktığı söylenen birkaç küçük bölümden oluşur. Bu belgeler de kendisinden sonra gelen Platon ile Aristoteles’in yazılarında, Hippolites, Theophrastos, Diogenes Laertius gibi yazarların derlemelerinde bulunmaktadır. Ayrı ayrı dönemlerde ortaya konan bu kaynakların karşılaştırmalı incelenmesinden, açıklanışından Anaksagoras’ın felsefe anlayışı, bir bütünlük içinde, aydınlığa çıkmıştır.

Yine bu kaynaklar yöntem konusunda deneyden, duyu verilerinden ve doğadan yola çıkan Anak-sagoras’m felsefe sorunlarına çözüm aramayı felsefeyle ilgili düşünceleri somut varlıklara dayamayı ilke edindiğini, bu görüşlerini Atina’ya götürerek orada felsefenin doğup gelişmesine olanak sağladığını belirtmektedir. Onun Atina’ya gelen ilk bilge olduğu, bilgece davranışın, düşünmenin Atina’da kurucusu sayıldığı da ileri sürülür. Atina’dan ayrıldıktan sonra, kendi görüşlerini, gözlemlere, deneye dayanan açıklamalarını yayan okulunu Lapseki’de kurmuş, sonraki dönemlerde Arkhelaos bu okulu Atina’da sürdürmüştür.